
Bizim çocukluğumuzda camiye gelen çocukların kıkırdaşmalarına bazı büyükler aşırı tepki gösterip çocukların camiden soğumalarına sebep olabilirlerdi. Hatta cami avlusunda oynayan çocukları da kovarlardı.
Bu gün böyle aşırı tepkiler yok hamdolsun. Diyanetin ve imamlarımızın da bunda katkısı var. Fakat bir problem var onu da halletmek gerekiyor.
Özellikle yatsı namazlarında (farz kılınırken) üç dört yaşlarındaki küçük çocukların safların boşluğunda bir o başa bir bu başa koşuşturduklarına defalarca şahit oldum. Tabii bu durum namaz kılanların dikkatini dağıtıyor.
Bazen de, safların arkasında bağrışarak koşturmalar oluyor ki, bu da ister istemez namazın huşu'unu engelliyor.
Çocukları camiye alıştıralım derken büyükleri camiden uzaklaştıracağız diye endişe ediyorum.
Çocuklar camiye gelmeli, oranın manevi havasını teneffüs etmelidir. Lakin çocuğa camiyi bir oyun alanı gibi göstermemeliyiz. Oranın bazı kuralları olduğunu öğretmeliyiz. Çocukları mümkünse yanımızdan ayırmamalı, koşmalarına ve bağrışmalarına müsaade etmemeliyiz. Buna rağmen elbette çocuklar bir araya geldiğinde gülüşürler, kıkırdaşırlar. Bunlara da aşırı tepki göstermeden münasip bir lisanla uyarmalıyız.

Bu konuda başta ebeveynler olmak üzere gerekli merciler uyarılarını uygun bir lisanla yaparlarsa durumun düzeleceğine inanıyorum.
15-09-2019. Ali USLU/ TAVŞANLI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder