Fakültede Prof. Mehmet Aydın (sonradan bakanlık yapan) hocamız bize nasihat ederken bir defasında şuna benzer şeyler söylemişti:
“Evladım! yalan söylemenin dinimizdeki zararlarını zaten biliyorsunuz. Buna
rağmen yalan söylerseniz bari hesabını yaparak söyleyin ki (dünyada) rezil
olmayasınız.
Çok yalan söyleyenler yalanlarının hesabını yapamadığı için aynı olayı
farklı zamanlarda farklı şekilde anlatıyor ve rezil oluyorlar.”
Hatta bir örnek vermişti. Kaslarının gücüyle övünmeyi seven bir arkadaşı
demiş ki:
“Doktora yapmak için gittiğim Fransa’da akşam saatlerinde yolda yürürken
10-15 serseri bana saldırdılar. Baktım yol kenarındaki bilek kalınlığında bir
ağaç var. Ağacı tuttuğum gibi kökünden söktüm. Bir giriştim hepsi de darma
dağın oldular.”
Aynı şahıs, olayı birkaç yıl sonra tekrar anlatır hocamızın bulunduğu bir
ortamında:
“Fransa’da akşam saatlerinde yolda yürüyordum. Dört serseri birden bana
saldırdılar. Baktım yol kenarında parmak kalınlığında bir ağaç var. Ağacı (
hocamızın dediğine göre, muhtemelen fazla kök salmamış bir fidan çubuğu) söktüğüm
gibi saldırganlara giriştim. Hepsi de kaçıp gittiler.”
Hocamızın bu nasihati bazen aklıma gelir. Mesela geçenlerde birisi yaşadığı
bir olaydan bahsetmişti. Fakat üç ay kadar önce olayı çok farklı bir biçimde
(sonuçları birbirine tamamen zıt) anlatmıştı. Tabii bir şey demedim ama notunu
da verdim. Böyle durumlarda şöyle düşünüyorum:
“Bu arkadaşın ya akli melekelerinde bir problem var. Ya da yalan söyleme
konusunda pek hassas değil.”
Allah Teala bizleri hem dünya’da hem Ahirette rezil rüsvay duruma düşmekten muhafaza eylesin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder