YANLIŞ GÖZLÜK

 "İki parmağını iki gözünün üzerine koy bakalım, bir şey görebiliyor musun? 

Sen görmüyorsun diye bu alem yok değildir."

Mevlana'ya ait olduğunu okuduğum bu söz üzerine düşünürken şu fikirler geçti zihnimden:

"Bir ara doktorun yazdığı bir gözlük almıştım. (Nerede hata olduysa) gözlüğü taktığımda yerleri çukur, cisimleri biraz farklı görüyordum.. 

Biliyordum ki ben öyle görüyorum diye yerler çukur, gördüğüm nesneler yamru yumru değildi.

Neticede, gözlüğümü değiştirerek problem halloldu.

Bazı kimseler kendi bakış açılarındaki problemler sebebiyle hakikatleri göremiyor veya yanlış algılıyorlar. Daha kötüsü ise problemi kendisinde değil de farklı yerlerde arıyorlar.

Ali USLU - TAVŞANLI

DİLİNİ TUTAN KURTULDU

 Men samete necâ (Susan kurtuldu) مَنْ صَمَتَ نَجَا.

(Tirmizî, Kıyâmet,)
“Susan kurtulur” şeklinde de çevirebileceğimiz hadis-i şerifi “dilini tutan kurtuldu/kurtulur" "Diline sahip olan kurtuldu/ kurtulur" şeklinde de ifade edebiliriz.
Bu hadis-i şerifin kapsamını düşününce, bu gün “klavyesine sahip olan kurtulur” diye de düşünebilir, ilave edebiliriz. Çünkü konuşmak, düşüncelerimizin sözlere dökülmesi, yazmak ise düşüncelerimizin yazıya dökülmesidir.
Hadiste belirtilen kurtulanların arasın girebilmek için iyice bilmediğimiz konularda konuşurken, hele birilerinin aleyhine konuşurken / yazarken veya başkalarının yazılarını yayarken, paylaşırken bir defa değil bin defa düşünmek gerekir

YEMEK VE SÖZ İLİŞKİSİ

 Yediğimiz şeyler sağlıklı besinler olursa bize gıda olur, şifa olur, sağlık olarak bize döner.

Şayet bozulmuşsa, veya zehirliyse hasta eder, sağlığımızı bozar hattâ öldürebilir.

İşittiğimiz sözler de böyledir.

Bize söylenilen bazı sözler bizi mutlu edip, hayata bağlarlarken; Bazıları günlerce rahatsız eder, uykularımızı kaçırır, ağlatır, depresyona neden olur.

Başkalarına söylediğimiz sözler de başkaları için böyledir.

Söz deyip geçmemek lazım. Söylemeden önce iyi düşünmek gerek.

   Bir de gönüllü olarak dinlediğimiz şeyler vardır. Bunlar sağlığımızı etkilemese de manevi sağlığımızı olumlu veya olumsuz anlamda etkileyebilirler. Bu dinlediklerimiz herhangi bir kişiyi dinlemek olduğu gibi, sosyal medyadan birilerini dinlemek de olabilir.

 Demem o ki dinlediğimiz bazı şeyler bizi manevi yönden zehirleyebilirler. Dinlediğimiz şeylere de dikkat etmek gerek.

Ali USLU - TAVŞANLI

KISA KISA - 4

 İnsan ilişkilerinde  en olumsuz şey muhataba kendisini değersiz hissettirecek söz ve davranışlarda bulunmaktır.

***

ZAAFLAR 

 Kişinin hangi konularda hırsı fazla olursa, o konulardaki zaafları da fazla olur.

***

GERÇEK KARAKTER 

Su ve sabun, kişinin yüzünün gerçek görüntüsünü nasıl ortaya çıkarıyorsa,

Menfaatler de kişinin gerçek karakterini ortaya çıkarır.

***

SOĞUK - SICAK 

Yaz sıcaklarında gölgenin, serinliğin, soğuğun değerini,

kış soğuklarında ise sıcağın önemini daha iyi idrak ediyoruz.

Soğuk - sıcak, ve daha nice (bildiğimiz / bilmediğimiz) Rabbimizin nimetlerine hamd olsun.

***

İYİLİK TERAPİSİ

İyilik çift taraflı terapi gibidir, 

Hem iyilik yapana, hem iyilik yapılan kişiye iyigelir. mutlu eder.

***

K.Kerim okurken veya dinlerken 

 "Yâ eyyühellezîne âmenû...: Ey iman edenler.." hitabını gördüğümüzde / duyduğumuzda, hemen zihnen toparlanıp "Rabbim benden ne istiyor" diye hazırlanarak ayeti okur/dinler ve üzerinde düşünürsek Kur'an'dan daha çok istifade etmiş oluruz inşâallah.

***

İKİ NİMET

Bir insan, günde 20 000 den fazla nefes alıp veriyormuş.

"Senin her nefesinde iki nimet vardır; ve her nimet için de bir şükür gerekir" demiş Sadi Şirazi.

Bu iki nimetin biri almak, diğeri vermekmiş.

***

BİZİM TOPLUM

"Sonra, arkalarından öyle kötü bir nesil geldi ki namazı bıraktılar, şehvetlerine uydular. İşte bunlar da azgınlıklarının cezasını göreceklerdir." ( Meryem Sûresi 59)

Bu ayet, sanki yeni nazil oluyor ve bizim toplumumuzu tarif ediyor gibi. Rabbim, nefsimizi ve neslimizi bu durumlara düşmekten muhafaza eylesin.

***

"EÛZU BİLLÂHİ MİNEŞŞEYTÂNİRRACİM" DERKEN BİLE...

 Epey zaman önceydi. İstanbul'da, tanınmış hocalarımızdan birisinin kerimesinin düğününe, damat tarafının davetlisi olarak katılmıştım.

Salonda, hocamızın hoca arkadaşlarını kürsüye / mikrofona davet ediyorlardı. Konuşmanın konusu söylenmese de kısa teberrük konuşmalarıydı.

 Bazı hocalar tevazu içerisinde yürüyüp tevazu içerisinde kısa bir kaç kelam edip gençleri ve ailelerini tebrik edip onlar için iyi dileklerini ve dualarını ederek mikrofonu bıraktılar.

Bir hocaya sıra geldiğinde benim ve çevremde bulunanları dikkatini aynı şey çekti.

Hoca kürsüye/mikrofona doğru yürürken yürüyüşü kibirli insanların yürüyüş gibiydi. Sunucu, takdim ederken :"Buyurun hocam süreniz 15 dakika" demişti. Önce bu sözden hoşlanmadığını belirtecek bir kaç imalı cümle söyledi. Sonra, öyle bir eûzü besmele çekti ki "Söyleyiş tarzından, söyleyiş tonundan, mimiklerinden "bu işleri en iyi ben bilirim" der gibiydi. Bu arada oradakilere bakış tarzından kibrin tavan yaptığı rahatlıkla gözlenebiliyordu. 

15 dakikanın tamamını kullandı. Konuşmasının sonunda kendisine 15 dakika süre tanınmasını hâlâ kabullenememiş olmalı ki "Bana konuşma süresi hakkında yol gösteren sayın büyüklerime teşekkür ederim(!)"diyerek mikrofonu bıraktı. Bu cümleyi söyleyiş tarzından da sunucuya veya ona görev verenlere hakaret ediyordu. 

Sanki: "Sen kimsin ki benim gibi bir hocaya zaman konusunda sınırlama koyabiliyorsun bre hadsiz" der gibiydi.

Düşündüm de, bu şahıs "eûzü..." çekerken yani şeytandan Allah'a sığındığını söylerken bile şeytanın tam istediği şeylerden birisini yapıyor, âdetâ şeytanın kollarına düşüyordu.

Belki de iblis, bu olayı, kibirli bir alimin iste'âze cümlesini söylerken bile şeytanın tuzağına nasıl düştüğünü maiyetindeki şeytanlara bir örnek olarak anlatıyordur.

Rabbim bizleri nefsimizin, şeytanın ve saptırıcıların şerrinden muhafaza eylesin.

Ali USLU - TAVŞANLI

KİM NE KAZANDI

İ₺rail'in H@MAS ı bahane ederek iki yıldır Gazze'lilere yönelik uyguladığı soykırım neticesinde kimler ne kazandı ne kaybetti bunlar medyada tartışılıyor.
Kesin olan şey ise:
İ₺rail kuruluşundan bu yana ilk kez bu kadar yaygın biçimde bütün dünya halklarından tepkiler aldı, on binlerce, yüz binlerce kişi tarafından protesto edildi. Dünyadaki pek çok medya ve basın yayın kuruluşu siyonistler tarafından kontrol edildikleri halde İlk kez bu kadar yalnızlaştılar. Medya gücü ve kara propagandaları etkisiz kaldı.
Dünyadaki pek çok insan artık siyonistlerden nefret ediyorlar.
Gazze'ye gelince... Dünyanın pek çok yerinde insanlar gönüllü olarak Gazze'lilerin destekçisi oldular.

SUMUD FİLOSU

 Allah Teâlâ'nın izniyle SUMUD FİLOSU amacına ulaştı.

Belki yardımları ulaştıramadılar fakat,

dünyanın dikkatini GAZZE üzerine çekmeyi başardılar.(46 ülkeden aktivistlerin olması, bazı meşhur kişilerin de bunların olması etkiyi artırdı.)

* İ₺railin hukuksuz bir biçimde filodaki gemilere el koyması ve aktivistlere uyguladıkları kötü muameleler sebebiyle dünyanın çeşitli yerlerinde i₺raile karşı büyük tepkiler oluştu. Gösteriler ve bazı eylemler yapıldı.

* İ₺rail biraz daha yalnızlaşmış oldu. İ₺raili destekleyen devletlerin halkları bile terör devletinden daha fazla nefret etmeye başladılar. Ve yöneticilerine bu konuda baskıyı artırdılar.

* Gazze'deki insanlara moral desteği vermiş oldular ki azıcık moralin bile bu gibi durumlarda büyük etkisi olur.

* Halklar nezdinde az da olsa Gazze için birşeyler yapılabileceğini göstererek bir çok kişide umutların yeşermesine sebeb oldular. Muhtemelen bir dahaki iyilik filosuna bir çok kişi gönüllü olacaktır.

* Aktivistler ülkelerine döndüğünde yapacakları röportaj ve paylaşımlarla halkların i₺railin zulümlerini daha doğru biçimde anlamasını sağlayacak ve onların para / medya gücüyle yaptıkları kara propakandanın etkisini azaltacaklardır.

Filoya katılan ve onlara destek veren herkese teşekkür ediyorum.

Ali USLU

MANŞET!

İYİ Kİ RAMAZANLAR VE BAYRAMLAR VAR...

Düşündüm de, iyi ki Ramazanlar ve bayramlarımız var. Çünkü: Toplumumuzun önemli bir kesiminin din ile ilgili bağlantıları sene içerisinde gi...