ÖĞRETMENİN BIÇAKLANMASI /ÖLDÜRÜLMESİ ÜZERİNE...

ÖĞRETMENLERİN BIÇAKLANMASI /ÖLDÜRÜLMESİ ÜZERİNE...
Değişik kademe ve değişik okullarda çalışmış emekli bir eğitimci olarak bu konudaki görüşlerim şunlardır:
Okullardaki bu tür müessif olayların en önemli sebebi, zorunlu 12 yıllık kesintisiz eğitimdir.
Okumak istemeyen çocukları zorunlu olarak okula getirmek hem onlara zulüm, hem sınıf arkadaşlarına zulüm, hem öğretmenlerine zulüm, hem de bu topluma zulümdür.
Öğrenciye zulümdür. Çünkü: "Zorla güzellik olmaz" fehvasınca zorla okula getirilen çocuk okuldan ve derslerden sıkılır. Okuldan istifade edemediği gibi, o zaman aralığında öğrenmesi gereken diğer mesleklerden de mahrum kalır.
Arkadaşlarına zulümdür. Çünkü:
Okumak istemeyen öğrenci derslerde bir varlık gösteremez. Kendini göstermek kendinden bahsettirmek için akran zorbalığına başvurabilir, çete oluşturarak arkadaşlarına zarar verebilir. Dersleri sabote ederek arkadaşlarının dersleri anlamasına engel olabilirler.
Öğretmene zulümdür.Çünkü:
Okumak istemeyen çocukları normal öğrencilerin çekindiği şeylerle korkutamazsınız. Notlardan düşük almak, zayıf almak onlar için önemli değildir. Disiplin cezası, ki -en ağırı örgün eğitimden çıkarmaktır- onlar için bir ödül mahiyetindedir. Dayak zaten yasak, ki yasak olmasa bile delikanlı çocuklarla herkes baş edemez. Bu sebeple öğretmen bu çocuklar üzerinde hakimiyet kuramaz, sınıfta otorite boşluğu oluşur. bilgisini sınıfa istediği biçimde aktaramaz, enerjisinin çoğunu sınıf sükunetini sağlamaya harcar. Bu esnada bu tip bazı öğrenciler öğretmene kafa tutarlar, çok nadir de olsa öğretmene şiddet uygalayanlar da olur.
Bu gibi durumlar onun manevi tatmin duygusunu olumsuz anlamda etkiler, mutsuz olur, hatta öğretmenlikten bıkanlar olur.
Topluma zulümdür.Çünkü:
Toplumun vergileriyle yürüyen eğitim öğretim faaliyetleri istenilen sonuca ulaşamadığı için bu manada masrafların bir kısmı boşa gitmiş olur. Ayrıca bu tür öğrencilerin kötü alışkanlıkları diğer öğrencilere nispetle daha fazladır. Bunlar bazen normal öğrencileri kandırarak, kendine uydurarak onların da kötü alışkanlıklar edinmesine sebep olabiliyorlar. Kendilerine uygun yerlerde istihdam edilseler kendisine ve topluma faydalı olabilecek bireyler, zorunlu eğitim sebebiyle bazıları hem okulda hem okuldan sonraki hayatında problemli bireyler olarak toplum içerisinde yasamaya devam ediyorlar. Toplum bunların olumsuzluklarıyla da uğraşmak zorunda kalıyor.
Tabii bu durum tek sebep değildir, mutlaka başka etkenler de vardır. Fakat benim tesbit edebildiğim en önemli sebep budur.
Sosyal medyadaki bu tür haberlerin yorumlarında bir çok kişi çocuk eğitiminin ailede başladığından vb bahsediyorlar ki haklılar. Fakat problemin kaynağı aile ise bu durumda ne yapacağız?
Zannedersem her aile normal olarak görülüyor. Durum hiç de öyle değil... Öyle aileler var ki ha var, ha yok... Öyle aileler de var ki onların verdiği yanlış eğitimi düzeltmek, çocuğun olumsuz davranışlarını sıfır noktasına getirmek bile zaman alıyor.
Ben bu konuda bildiklerimi paylaştım.. Çünkü bu konuda elimden ancak bu geliyor.
Ölenleri geri getiremeyiz fakat gelecekte yaşanması muhtemel bazı olumsuz vakaları önleyebiliriz.
Bu vesile ile genç yaşında hayattan koparılan öğretmenimize Allah Teâlâ'dan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum. Yaralanan öğretmen ve öğrenci kardeşlerimize de şifalar diliyorum.
04/03/2026 Ali USLU -TAVŞANLI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

İYİ Kİ RAMAZANLAR VE BAYRAMLAR VAR...

Düşündüm de, iyi ki Ramazanlar ve bayramlarımız var. Çünkü: Toplumumuzun önemli bir kesiminin din ile ilgili bağlantıları sene içerisinde gi...