DERVİŞE GÖRE MAKAM-MEVKİ


   Bayramın üçüncü günüydü. Kapı zili çaldığında kapıyı derviş açtı. Eski üç öğrencisini karşısında görmesi onun için sürpriz olmuştu. Gençler dervişin ellerine sarıldılar. Derviş ellerini öptürmemek için uğraşsa da başarılı olamadı. Çok memnun olduğunu belirterek içeri buyur etti. Gelen kişiler ülkenin değişik yerlerinde bürokrat olan gençlerdi. Bayram dolayısıyla ilçeye gelmişler buluşmuşlar bu arada öğrenciliğinde kendisinden istifade ettikleri dervişi de unutmamışlardı.
  Hal hatır faslından sonra çaylarını içerlerken derviş, öğrencilerinin iş durumlarını sordu. Cevaplar bittiğinde şunları söyledi.:
Gençler! Öteden beri makam-mevki, ve çeşitli kademelerdeki görevler hakkında hep şöyle düşünmüşümdür:
Bunlar kişinin giysilerine benzerler. Giysiler eskiyebilir, değişebilir. Kimileri daha pahalı giysiler giyerken kimileri daha ucuzuna güç yetirebilirler, veya gücü yetse bile tercihini bu yönde kullanırlar. Kimisine giydiği yakışır, kimine pek yakışmaz.
İnsanın kişiliği ise bedeni gibidir. Kişiliğini oluşturan şeyler ise organları gibidir. Bunlar kolay kolay değişmez. Ve esas kıymetli olan da budur.
Bulunduğunuz mevkilerin birer emanet olduğunu unutmayın. Orada bulunuş gayenizi de unutmayın.
Bir gün o makam ve mevkileri bırakacaksınız. Hesap günü izahını yapamayacağınız şeylere imza atmayınız. En önemlisi de, imtihanınızın büyük bölümünün makam ve mevkinizdeki kararlarınız ve tavırlarınızla alakalı olduğunu da hatırınızdan çıkarmayınız...
Gençler müsaade isteyip çıkarlarken hepsinin zihninde dervişin nasihatleri vardı. 
İçlerinden biri dedi ki: 
-Dervişin nasihati gibi nasihatlere ne çok ihtiyacım varmış meğer...
Arkadaşları, kendilerinin de aynı şeyi düşündüklerini ima edercesine başlarıyla arkadaşlarını tasdik ettiler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

RÖPORTAJ

 https://youtu.be/Wo_cX-JKGWU?si=O2IpQY7RbOpsRdhV