TOPRAĞI TEFEKKÜR

Aziz dost, 

Bu gün toprak üzerine biraz tefekkür ettim ve bunu sizinle de paylaşmak istedim.

İnsan - toprak ilişkisini, ilk atamızın doğrudan, sonraki nesillerin dolaylı olarak topraktan yaratılmasını düşündüm.

İnsan ihtiyaçlarının, toprakla ilişkisini düşündüm. Şöyle ki:

Doğumdan hemen sonra başlayıp ölünceye kadar her dakika ihtiyacımız olan teneffüs ettiğimiz havanın içerisindeki oksijenin toprakta yetişen ağaçlara, bitkilere bağlı olduğunu bu durumun bizim ve hayanlarımız için ne kadar önemli olduğunu düşündüm.

Suyun hayatımızdaki yeri ve önemini hepimiz biliriz. 2 hidrojen 1 oksijen molekülünden oluşan suyun oksijeninin yine toprakla alakasını düşündüm.

Besinlerimizi düşündüm:

Bitkisel besinlerin direkt toprağa bağlı olduğunu (deniz ürünleri haricindeki) hayvansal gıdaların da topraktan yetişen besinlere bağlı olduğunu, yani besin zincirinin ilk halkası olan toprağın insan, hayvan ve bitkiler için ne kadar önemli bir besin kaynağı olduğunu düşündüm.

Sıcakta gölge, soğukta yakıt olan ve insan hayatının bir çok yerinde yer alan ağaçların /ve ürünlerinin toprakla alakasını düşündüm.

Toprağın içerisine Rabbimizin gizlediği gücü düşündüm. Tıpkı ana rahminde yetişen bebek gibi toprağın karnına giren çekirdeklerin, tohumların nasıl filizlendiğini, ağaç olduğunu, türlü şekil,renk ve tatlarda meyve verdiklerini düşündüm.

Toprağın temizleyiciliğini düşündüm. Üzerine atılan leşlerden, pisliklerden, gübrelerden bile zaman içerisinde eser kalmadığını onları bünyesinde temizlediğini düşündüm.

Üzerine atılan pis kokulu gübreleri faydalı hale getirip onlardan güzel kokular yayan çiçekler ve güllerin bittiğini düşündüm.

Kirlenen suların topraktan süzülerek temizlendiğini yeraltı depolarında temiz halde toplanarak tekrar insanlığın hizmetine sunulduğunu düşündüm.

Toprağın çeşitliliğini düşündüm. verimli - verimsiz, su tutan -tutmayan, sert - yumuşak, birbirine yapışan - yapışmayan gibi. Sonra topraktan yaratılan insanoğlun fıtratıyla bunların alakasını düşündüm.

Suyun olmadığı yerlerde toprağın teyemmüm için kullanılmasını düşündüm.

Bu kadar önemine rağmen toprağın mütevaziliğe örnek gösterilmesini düşündüm.

Allah'a en yakın olduğumuz secde ibadetini yaparken başımızı toprağa koymanın bu mütevazilikle alakasını düşündüm.

Öldüğümüzde bütün sırlarımızla toprağa kabul edilişimizi düşündüm. 

Allah'tan gelip Allah'a gideceğimizi elbette biliyoruz. Bedenimiz için, “Rabbimiz onu topraktan getirip toprağa gönderiyor” diye düşündüm.

Ve "Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız" Ayetini düşündüm.

Bu konuda Yunus'umuzun sözlerini de düşündüm:

"Hor bakma sen toprağa, toprakta neler yatur.

Kani bunca evliya, yüzbin peygamber yatur."

22/07/2023 Ali USLU- TAVŞANLI


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

RÖPORTAJ

 https://youtu.be/Wo_cX-JKGWU?si=O2IpQY7RbOpsRdhV