
Muhtemel cevabınız şu şıklardan biri veya ona yakın olurdu.
• Balık denizde oltaya takılı olarak kalsın. İki saat sonra çıkaralım. Böylece kurallara da uymuş gibi oluruz.
• Bu yasak balığın üremesinden dolayı konuldu. Bu balık üreyebildiği kadar üremiştir zaten. Bu son iki saatte bunun üremesi olmaz. Balığı,(iki saatliğine) gelip geçenin görmeyeceği bir yere koyalım ki problem olmasın.
• Yasaklar çiğnenmek içindir. Kim görecek. Zaten iki saate kadar yasak kalkıyor.
•O balığı derhal geri bırakmalısın. Çünkü daha yasağın kalkmasına iki saat var.
• Balık denizde oltaya takılı olarak kalsın. İki saat sonra çıkaralım. Böylece kurallara da uymuş gibi oluruz.
• Bu yasak balığın üremesinden dolayı konuldu. Bu balık üreyebildiği kadar üremiştir zaten. Bu son iki saatte bunun üremesi olmaz. Balığı,(iki saatliğine) gelip geçenin görmeyeceği bir yere koyalım ki problem olmasın.
• Yasaklar çiğnenmek içindir. Kim görecek. Zaten iki saate kadar yasak kalkıyor.
•O balığı derhal geri bırakmalısın. Çünkü daha yasağın kalkmasına iki saat var.
Çocukluğunda böyle bir
durum yaşamış, Amerikalı bir mühendisin hatırasını okumuştum muhtemelen “Genç Beyin” dergisinde. Böyle bir yazı yazacağımı
düşünmediğim için kişinin adını v.b bilgileri kaydetmedim. Mevzunun ana fikri şöyle idi:
Bu mühendis bey çocukluğunda babasıyla balığa gider. Saat 11
civarında, o zamana kadar yakaladığı balıkların en büyüğünü yakalar. Fakat bu avlanma
yasağı olan bir balıktır ve yasak saat 13.te son bulmaktadır. Çocuk babasına
bakar ve ne yapayım der.
Babası gözlerinde ve konuşmasında en küçük bir tereddüt göstermeden
Saatine bakar ve “Niye soruyorsun ki, tabi ki bırakacaksın. Yasağın kalkmasına daha iki saat var. Bunu sorduğuna şaşırdım” der ve işine koyulur.
Çocuk istemeyerek balığı suya bırakır.
Fakat bu olay, O’nu hayatı boyunca etkileyen, çok güzel bir ders olmuştur.
Diyor ki bu mühendis bey:
"Hayatta bazen karşılaştığım olaylarda tereddüt geçirdiğimde hemen babamın bu davranışı aklıma gelir ve zararıma da olsa doğru olanı tercih ederim" Neticede bu çocuk büyüdüğünde başarılı bir mühendis olur.
Babası gözlerinde ve konuşmasında en küçük bir tereddüt göstermeden
Saatine bakar ve “Niye soruyorsun ki, tabi ki bırakacaksın. Yasağın kalkmasına daha iki saat var. Bunu sorduğuna şaşırdım” der ve işine koyulur.
Çocuk istemeyerek balığı suya bırakır.
Fakat bu olay, O’nu hayatı boyunca etkileyen, çok güzel bir ders olmuştur.
Diyor ki bu mühendis bey:
"Hayatta bazen karşılaştığım olaylarda tereddüt geçirdiğimde hemen babamın bu davranışı aklıma gelir ve zararıma da olsa doğru olanı tercih ederim" Neticede bu çocuk büyüdüğünde başarılı bir mühendis olur.
Kur’an-ı Kerim'de bizim doğru olmamız istenir.(Hud/112). Ayrıca
doğrularla beraber olmamız istenir (Tevbe 119).
Bu olaydan doğrularla beraber olun ayetinin hikmetini daha iyi anlayabiliyoruz.
Bu vesile ile Peygamber efendimizin şüpheli şeylerden kaçınmakla ilgili tavsiyesini de hatırlamış olalım.(Buhari-Müslim)
İyi insan olmak, ve "iyi insan" yetiştirmek çok özen istiyormuş.
Bu olaydan doğrularla beraber olun ayetinin hikmetini daha iyi anlayabiliyoruz.
Bu vesile ile Peygamber efendimizin şüpheli şeylerden kaçınmakla ilgili tavsiyesini de hatırlamış olalım.(Buhari-Müslim)
İyi insan olmak, ve "iyi insan" yetiştirmek çok özen istiyormuş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder