
-Hoca! biraz
otur çay içene kadar yapıvereyim ayakkabıyı da tekrar zahmet etme.
“Olur ustam”
dedim. Dükkanda Nurettin Usta'nın arkadaşları olduğunu öğrendiğim iki kişi daha vardı. Onlar emekli kişiler, vakit
geçirmek için gelmişler arkadaşının dükkanına. Laf açıldı ne iş yaptığımız
soruldu. Öğretmen olduğumuzu söyleyince konu hemen çocuklara, öğrencilere
geldi.
Bir tanesi dedi ki:
- Hoca ! Ne
biçim öğrenci yetiştiriyorsunuz ya hu! Büyüklere saygı yok, birbirlerine karşı
küfürlü konuşmalar. Ağızlarında sigara vs.
Adamcağız
gördüğü bütün eksiklikleri benim şahsımda öğretmenlere yükleyiverdi.
Dedim ki:
“Haklısın amca. Şikayet konularında haklısın da, suçun tamamını öğretmenlere
yıkmakta biraz haksızsın galiba!”
Sonra şuna benzer şeyler söyledim. Çocukların
zihinlerini boş bir tarlaya benzetelim. Eğitimi de tarlaya atılan tohumlara.
Tohumları da faydalı ve zararlı olarak ikiye ayıralım.
Çocuk
doğduktan sonra ailesinden bir şeyler öğreniyor . Tam altı yıl bu çocuğun beyin
tarlasına ailesi, komşuları, televizyon kanalları bir şeyler ekiyor. Okul çağı
geliyor. Okul zamanı haftanın beş günü okulda. Okulda kalma süresi saat 80.30
dan 15.00a kadar. Bunun dışındaki zamanlarda yine evde , komşuda, sokakta vs.
yerlerde.
Şimdi düşünelim bakalım, yedi yaşına kadar
okul haricince epey tohum ekildi bu tarlaya, yedi yaşından sonra tatil günlerinde
yine okul harici yerlerde tohum ekiliyor, Okul günlerinde ise 6-7 saat okulda,
günün diğer vakitlerinde yine başka yerlerde. Yani tarlanın bir çoğu başka yerlerde ekiliyor,
öğretmenlere çok az bir bölüm kalıyor.

Önceleri köylerde ve kasabalarda
(televizyon yok, radyo yok, internet yok. Yani dış etki yok denecek kadar
az)Çocuklar ailenin öğrettiğini doğru kabul eder başkasını zaten bilmezmiş.
Köylerdeki ve kasabalardaki ahlak anlayışları da birbirine yakınmış.
Dolayısıyla çocuklar aileden, çevreden gördüklerini benimser hoca mektebinde
öğrendiklerini doğru olarak bellerlermiş. Ve bu öğrendikleri onları ömür boyu
idare edermiş.
Şimdi öylemi
yaa..Öğrendiği bilginin zıddını da görüyor. Ailesinden öğrendiği ahlakın tam
tersini de öğreniyor çevresinde.
O zaman zararlı bilgileri mikroba benzetirsek,
çocukları mümkün mertebe mikrop yuvalarından uzak tutmaya çalışacağız ama
yetmez. Ayrıca mikroplardan etkilenmeyecek şekilde yetiştirmeliyiz yani manevi
olarak bağışıklık sistemlerini de güçlendirmeliyiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder