Oralarda
malum medreseler fazla. Meşhur medrese hocalarından bir hoca Merhum Seyyit
Kutub’u hiç sevmiyor. Ve bazı ortamlarda kötülüyor. Nurettin hocanın bir arkadaşı Seyyit Kutub’un “Yoldaki işaretler”
kitabının Arapça baskısını alıp, kapağını çıkarıyor. Merhum İmam-ı Gazali’nin bir kitabının kapağını çıkartıp diğerine yapıştırıyor.
Beraber
hocanın yanına gidiyorlar. Kapağı Gazzali’ye içi S.Kutub’a ait kitabı hocaya gösterip.
“Seyda! Kitaptaki
bazı yerleri tam anlayamadım. Bi bakarmısınız” diyor.
Seyda
bakıyor (Doğuda hocalara seyda derler) kitap Gazalinin. Beraber okuyorlar.
Seyda okudukça mest oluyor. Harika
görüşler diyor ve “üstad burada şunu demek istemiş” diyerek açıklıyor.
Bizimkiler teşekkür ederek ayrılıyorlar.
Burada şunu
düşünmek lazım. Şayet aynı kitabı kapağını çıkartmadan seydaya götürüp
okutsalardı seydanın cevabı ve yorumu ne olurdu?
Maalesef
bizim toplumumuzda bir sözün, doğruluğu-yanlışlığı
sözü söyleyene göre değişiyor.
Halbuki, genel
olarak fikirlerini beğenmediğimiz kişilerin de çok isabetli görüşleri olabilir.
Sevdiğimiz şahısların da yanlışları, hataları olabilir. (Tabi bunu söylerken
Peygamberlerden bahsetmiyorum)
Kur’an-ı Kerim’de “Sözü dikkatle dinleyip en güzeline
uyanlar” öğülür.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder