PSİKOLOG PROBLEMLERİ -2
Okul arkadaşlarımdan birisiyle telefonda hasbihal ediyoruz. Konu çoluk - çocukların durumuna geldi.
Arkadaşın bu konuda anlattıkları çok dikkatimi çekti. Özet olarak şöyle anlattı:
"Son yıllarda büyük şehirlerde özellikle bayanların psikoloğa gitme modası varmış. Her ay bir veya iki kez psikoloğuna giderlermiş. Bu gidenlerin çoğu belli bir problemleri olduğu için değil de rahatlamak, daha mutlu olmak veya, yapacağı şeyleri danışmak gibi sebeplerle giderlermiş.
Bizim gelin hanım da bu akıma uymuş ve psikoloğa gitmeye başlamış.
Bir kaç ay sonra başörtüsünü çıkarttı. Daha sonraki aylarda oğluma "boşanalım" falan demeye başlamış. Ki bildiğim kadarıyla büyük problemleri yoktu. (Ufak tefek problemler olabilir de bunlar büyüklere aksetmez.)
Oğlum bu durumu bana anlattı. Bunun psikologtan kaynaklanabileceğini düşünerek araştırdım ve ölçüleri düzgün, bizim değer yargılarımızı benimsemiş bir psikolog bularak oraya yönlendirdim. Psikolog değiştikten sonra elhamdülillah zaman içerisinde bahsedilen problemler de çözüldü."
Evet geçen yazımızda da belirttiğimiz gibi danıştığımız kişilerin dünya görüşü, hayata bakışı, değer yargıları önemlidir. Kendimiz ve çoluk- çocuğumuzun bir psikoloğa gitme ihtiyacı olduğunda gideceğimiz psikoloğu araştırmamız gerektiğini, bunların diğer sağlık birimleri gibi olmadığını, olaylara kendi dünya görüşü açısından ve sübjektif olarak bakılabildiklerini anlatmak istedim.
Yine bu tür şeylerde tavsiye ederken de seçici olmak gerektiğini anlatmak istedim.
Çünkü bazı insanlar müfsittirler (bozguncudurlar) ellerine geçen imkanları bu yolda bilimsellik adı altında yavaş yavaş empoze ederler.
Bu konuda aşağıdaki ayet-i kerime üzerinde biraz düşünelim:
"İş başına geçti mi yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli bozmaya çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez." (Bakara : 205)
06.06. 2026 Ali USLU - TAVŞANLI.