Biraz önce internette dolaşırken, huzur evindeki bazı gözü yaşlı yaşlılarla yapılan röportajlar önüme düştü.
Kiminin iki, kiminin üç, kiminin dört çocukları varmış, fakat bakıma muhtaç olduklarında çocukları bunlara bakmamışlar; huzur evine gelmek zorunda kalmışlar. Hepsi çocuklarından şikayet ediyorlar. Çocukları için yaptıklarını söylüyorlar. Onlara fazla güvenmişler ve maalesef güvendikleri gibi olmamış.
Hele bir tanesi dikkatimi daha çok çekti diyor ki:
"Küçük oğlum doktor. Onu okutmak için şu kadar masraf ettim. otobüsümü sattım. (muhtemelen özel üniversitede okutmuştur) Zaman geçti ekonomik olarak dibe vurdum, buralara düştüm.Şimdi hiç arayıp sormaz."
Tabii bu durumlar insanın içini acıtıyor. Evlatlar bu konudaki imtihanlarını kaybediyorlar.
Bunları izlerken şu söz aklıma geldi.
"Ağaca yaslanma çürür, duvara yaslanma yıkılır, insana dayanma ölür, dayanacaksan Hakka dayan, O bâkidir." (Anonim)
Evet , "insana yaslanma ölür". biyolojik olarak ölmese bile, gönüllerde ölebiyorlar.
Elbette her evladın böyle olmadığını görüyor ve biliyoruz. Fakat yine de kim olursa olsun insanlara bel bağlamak yerine Rabbimize tevekkül etmek, güvenmek en mantıklısıdır.
Rabbim her şeyin, özellikle evladın hayırlısını ihsan eylesin.
20/05/2026 Ali USLU - TAVŞANLI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder