ÂCİZLİĞİNİ ANLAMAK

 İnsanoğlu bir gün kendisinin ne kadar aciz bir varlık olduğunu; güç, kuvvet ve kudret sahibinin yalnızca O olduğunu anlar. 

Fakat bunu ne kadar erken fark edip anlarsa kendisi için o kadar iyi olur. 

Hele kudretli zamanlarında iken fark edip anlarsa çok daha iyi olur.

Maalesef bazı kimseler bunu çok geç anlıyorlar o zaman da çoğu kez iş işten geçmiş oluyor. 

Tıpkı Firavunun denizde boğulurken anladığı gibi.

30/07/2026 - Ali USLU - TAVŞANLI

MÜSLÜMAN OLARAK CAN VERMEK İÇİN

"Ey iman edenler! Allah'tan, O'na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin." (Âl-i İmrân /102)

Yukarıdaki ayet-i kerimede ilk bakışta birbirinden bağımsız iki ayrı cümle var gibi görünüyor:

1- Allah'tan gereği gibi korkmak (hakkıyla takva sahibi olmak) 

2- Müslüman olarak emaneti teslim etmeye azami gayret göstermek. 

Ayeti kerime içerisinde birbirinden bağımsız gibi görünen bu iki cümleyi biraz tefekkür edince aralarında çok önemli bir bağ / alâka olduğu zihnime düştü. Şöyle ki:

Kişinin takvaya uygun hayat sürmesi ile müslüman olarak can vermesi ihtimalinin birbiriyle doğru orantılı olduğunu düşündüm. (Allâhü e'lem)

Aşağıdaki  Teğâbun suresi 16. ayette ise takvamızın asgari ölçüleri belirtiliyor. Takvâ ölçümüz ne kadar ve nasıl olmalıdır sorusuna cevap veriyor.

"O hâlde, gücünüz yettiği kadar Allah'a karşı gelmekten sakının..."

Malumdur ki, insanların maddi, mânevi, fiziki, ekonomik ve sosyal manada güçleri aynı değildir.

Devamında ise takvaya ulaşmanın bazı yolları öğretiliyor:

 "... Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir."

Rabbimiz, nefsimize ve neslimize, Allah Teâlâ'dan hakkıyla korkarak yaşamayı (Emir ve yasaklarına titizlikle sarılarak yaşamayı) emaneti teslim etme zamanı gelince, mü'min, muvahhid, müslüman olarak ruhumuzu teslim etmeyi lutfeylesin.

23. 07.2026 - Ali USLU 


GENELLEME HATASI

 Sosyal medyada sık sık karşılaştığımız bir durum var. Bazı kişiler karşılaştığı olumsuz durumlar sebebiyle olumsuz davranışlarları veya karakterleri genelleyerek işte insanlar şöyle olmuş böyle olmuş diyorlar.

Aslına bakarsak:

Herkes nankör değildir. Fakat herkes vefalı da değildir.

Herkes sahtekar olmadığı gibi, herkes dürüst de değildir.

Yine herkes namussuz olmadığı gibi, herkesin namuslu olması da pek mümkün değildir.

Bu olumlu ve olumsuz önekleri çoğaltabiliriz.

Tembel- çalışkan, kaba saba -nazik, kibar, saygılı - saygısız, vb

Hayal kırıklığı yaşamamak için özellikle yeni tanıdığımız kişileri biraz gözlemleyip, zaaflarını tesbit ederek ona göre muamele etmek yararlı olur.

Unutmayalım ki her dönemde iyi ve kötü, güzel ahlaklı ve ahlaksız insanlar olmuştur. Bundan sonra da olmaya devam edecektir. İyi dediğimiz dönemlerde iyilerin, olumlu davranışlarda bulunanların oranı fazla olmuştur. O kadar...

Ali USLU 

MANŞET!

İNSANI ÖZGÜRLEŞTİREN İKİ CÜMLE.

  Allahu Ekber" - Allah en büyüktür, Allah tek büyüktür" Sözüne iman etmiş kimseler için artık diğer tüm büyükler(!) (büyüklük tas...