YERLERİN SUYU TUTMASI
"Gökten uygun bir ölçüde yağmur indirip (faydalanmanız için) onu yerde tuttuk. Bizim onu gidermeye de elbet gücümüz yeter." (Mü'minûn 18. âyet)
Ayet üzerinde biraz tefekkür edelim:
Evet Rabbimiz gökten bir ölçüye göre yağmuru indiriyor, onunla yeryüzü sulanıyor,(meralar, ormanlar, bahçeler, tarlalar sulanıyor) yeryüzü temizleniyor, Toprak kabarıp işlenmeye hazır hale geliyor. Neticede bu sayede insanların ve hayvanların besin ihtiyacı karşılanmış oluyor.
Yağan yağmurun bir kısmı akarsulara gidiyor bu suyla barajlar, göller ve denizler besleniyor.
Bir kısmı ise küçüklü- büyüklü yeraltı havuzlarında depolanıyor. Bu depolar da küçüklü- büyüklü yeraltı kanallarıyla birbirine bağlanıyor.
İşte bu yeraltı suları bazen kaynak suyu olarak fışkırıyor, bazen çeşme olarak çıkıyor, bazen de kuyu suyu olarak ondan istifade ediyoruz. Kendimizin ve hayvanlarımızın ihtiyacı olan suyu işte buralardan temin ediyoruz. Aylarca yağmur yağmadığı halde bu sulardan istifade etmeye devam ediyoruz.
Şimdi bir ân için âyet-i kerimenin ikinci bölümünü düşünelim.:
Şayet sular yerde depolamasaydı (yer suyu tutmasaydı/ veya Allahu Teala yerin bu özelliğini giderseydi) neler olurdu.
1-Barajlar ve göller hatta denizler olmazdı.
2-Yeraltı su depoları olamayacağı için nehirler uzun süre akmaz, çeşmeler diner ve kuyu suları olmazdı.
Şimdi asıl sorumuza gelelim; Böyle bir durumda neler olurdu, veya neler olmazdı hiç düşündük mü? İyi düşünebilirsek,
" Allah'ın nimetlerini saymaya kalsanız sayamazsınız" ayetini biraz daha anlamış oluruz.
Ali USLU - TAVŞANLI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder