Derviş epey
dertli olan arkadaşını uzun süre sözünü hiç kesmeden dinledi. Çünkü O, iyi bir
dinleyici olmanın muhatabını rahatlattığını, sıkıntısı olanlara psikoterapi
etkisi yaptığını öğrendiğinden beri böyle yapar, muhatabının sıkıntılarını
anlatmasına imkan tanırdı.
Muhatabı konuşurken dikkatle dinler,
dinlediğini bakışlarıyla ve mimikleriyle hissettirir ve sözünü kesmemeye özen gösterirdi.
Arkadaşı,
dervişin dikkatli bir şekilde dinlemesinden de cesaret alarak, büyük-küçük tüm
dertlerini, sıkıntılarını detaylarına kadar anlattı. Anlatacakları bittiğinde
epeyce rahatlamıştı.
Derviş,
arkadaşının omuzunu şefkatle tutarak yumuşak bir ses tonuyla konuşmaya başladı:
-Allah Teala
sabırlar ve güç-kuvvet versin kardeşim. Biliyorsun ki imtihan dünyasındayız ve
imtihanımızın neticesine göre Ahirette karşılık göreceğiz. Sonra devam etti:
-Çevrende
gördüğün insanları dertsiz mi zannediyorsun? Kim bilir onların ne tür dert ve
sıkıntıları var. Herkes kapısını kapattığında kim bilir hangi dertleriyle baş
başa kalıyorlar?
Herkesin
imtihanı farklı farklı. Kimi sağlığıyla imtihan oluyor, kimisi maddiyatla.
Kimisi
eşiyle imtihan oluyor kimisi anne-babasıyla.
Kimisinin
çocuğu olmuyor onunla imtihan olurken kimisi çocuklarının sağlığıyla veya
davranışlarıyla imtihan oluyor. Mesela geçenlerde çok temiz bir aile geldi.
Liseye giden uyuşturucu müptelası çocukları için çaresiz kalmışlar.
Bazen bize danışmaya geldiklerinden
biliyorum. Çevresinin onun gibi olmak istedikleri nice insanlar biliyorum.
Kimseye açamadıkları dertleri var.
Rabbimiz
çekemeyeceğimiz dert vermesin. İmtihanımızı kolaylaştırsın ve sabredip
kazananlardan eylesin.
Arkadaşı Dervişi dikkatle dinledi. O'nun duasına kendi işiteceği bir sesle "amin" dedi. Müsaade isteyip ayrılırken altında ezildiğini sıkıntılarının sanki azaldığını hissediyordu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder