
"Nasıl, lezzetli mi?" diye sordu.
Evden bir kilim getirmesi için hanımına seslendi derviş.
Hanımı ve çocuğuyla birlikte oturdular elma ağacının altına.
Derviş,
" bak yavrucuğum!" diye başladı söze.
"Ben elmadan
örnek vereyim sen diğer meyveleri de buna göre düşün.
Olgunlaşmış dalından düşmemiş elmalar olgun müminlere benzerler. Tadı hoştur, kokusu, görüntüsü hoştur. Yemesi hoştur, kolayca boğazdan geçer. O elma, yiyenlere nasıl ki fayda sağlıyor gıda ve şifa oluyor; Olgun mümin de öyledir. Çevresine her yönden faydası dokunur.
Olgunlaşmış dalından düşmemiş elmalar olgun müminlere benzerler. Tadı hoştur, kokusu, görüntüsü hoştur. Yemesi hoştur, kolayca boğazdan geçer. O elma, yiyenlere nasıl ki fayda sağlıyor gıda ve şifa oluyor; Olgun mümin de öyledir. Çevresine her yönden faydası dokunur.

Bazen dış görünüşü güzel bir elmayı özenerek seçtiğimiz halde yemeye başladığımızda veya ortadan ikiye böldüğümüzde hayal kırıklığına uğrarız. Çünkü içi kurtlanmış veya çürümüştür. Bunlar da içi başka dışı başka kişilere benzerler. İnsanlar genelde bu tipler karşısında daha tedbirsizdirler olup en çok onlardan zarar görürler. Çünkü dış görünüşlerine ve konuşmalarına aldanmışlardır."
Sonra:
"Evladım o
çürük elmanın yakınına var bakalım çevresinde bir şeyler görebilecek misin?"
"Evet baba küçük sinekler var etrafında hem de sayılamayacak kadar çoklar..." dedi çocuk.
"Evladım işte fıtratı bozuk kimselerin etrafı da böyledir sanki olumsuzlukların merkezi gibidirler. Aman onlardan uzak durasın...
Sonra müsaade isteyip kalktı, daldan bir elma kopardı. Çocuğun duyacağı şekilde
"Odun halindeki dalların ucundan bizlere rızık gönderen Rabbimize hamdolsun.
"Tatsız topraktan, çamurdan bize tatlı, güzel rızıklar çıkaran Allah'ımıza hamdolsun" dedi. Yandaki musluktan yıkayıp" Bismillahirrahmanirrahim" diyerek ısırdı ve evine yöneldi.
Derviş eve girdiğinde çocuğun zihninde, babasının anlattığı şeyler vardı. Hala onlar üzerine düşünüyordu.
Sonra:
Yerdeki çürümüş elmayı gösterip:
"Bunlar da fıtratı bozulmuş kişilere benzer. Bu gördüğün elmanın yapısı bozulmuş, kokusu kötü, görüntüsü kötü, tadı tamamen berbattır.
Bunu
yiyenler fayda yerine zarar görürler. İşte fıtratı bozulmuş kimseler de manevi
anlamda böyledirler. Onlarla teşrik-i mesaisi olanlar onlardan maddi ve manevi
anlamda zarar görürler. Lakin elma gibi çürüğünü göremediğimiz için bunu kolay
anlayamayız. Ancak davranışlarından anlayabiliriz. Fakat melekler onun ne kadar
iğrenç koktuğunu bilirler." dedi ve devam etti:"Bunlar da fıtratı bozulmuş kişilere benzer. Bu gördüğün elmanın yapısı bozulmuş, kokusu kötü, görüntüsü kötü, tadı tamamen berbattır.

"Evet baba küçük sinekler var etrafında hem de sayılamayacak kadar çoklar..." dedi çocuk.
"Evladım işte fıtratı bozuk kimselerin etrafı da böyledir sanki olumsuzlukların merkezi gibidirler. Aman onlardan uzak durasın...
Sonra müsaade isteyip kalktı, daldan bir elma kopardı. Çocuğun duyacağı şekilde
"Odun halindeki dalların ucundan bizlere rızık gönderen Rabbimize hamdolsun.
"Tatsız topraktan, çamurdan bize tatlı, güzel rızıklar çıkaran Allah'ımıza hamdolsun" dedi. Yandaki musluktan yıkayıp" Bismillahirrahmanirrahim" diyerek ısırdı ve evine yöneldi.
Derviş eve girdiğinde çocuğun zihninde, babasının anlattığı şeyler vardı. Hala onlar üzerine düşünüyordu.
Ali USLU -
12/05/2020 /TAVŞANLI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder