Bayram namazından sonra, çocuk, evlerine çıkmadan önce zemin katta yaşayan
dedesinin evine uğradı. Dedesi ve babaannesinin ellerini öptü. Dedesi, önceden
hazırladığı en yeni parayı torununa verirken yanaklarını öperek O'na dua etti.
Sonra hep birlikte kahvaltıya oturdular ve tatlı bir sohbet eşliğinde
kahvaltılarını yaptılar.
Dede, torununa dönerek "Bu sene ilk kez oruçlarının tamamını
tutabildin galiba" deyince,
Çocuğun gözleri birden parlayıverdi ve bir şeyleri başarmış olmanın
gururuyla, "evet" anlamında başını salladı.
Dede, torununu tebrik edip O'nu övücü sözler söyledikten sonra sordu:
-Oruç tutarken zorlandığın oldu mu?
-İlk başlarda baya bi zorlandım. Epey acıktım, susadım, dermansız kaldım,
fakat birkaç gün sonra vücudum bu duruma alışınca pek zorlanmadım artık.
Yalnız arkadaşlarımla koşturduğum bir gün susuzluğum hat safhaya çıktı.
Hatta oruç olan arkadaşlardan biri dayanamıyorum diyerek su içti. Ama ben
sabrettim.
Dede, torununun omzuma elini koyarak,"Aferin" dedikten sonra
devam etti: "İnsan çok dayanıklı bir varlıktır evlat. Yeter ki kararlı
olsun ve başaracağına inansın.
Biliyor musun yavrum, oruç tutarken, zorluklar karşısında gösterdiğin her
sabır, her direnç, senin iradeni daha da kuvvetlendirdi. Adeta irade
güçlendirme egzersizleri yapmış gibi oldun. Bundan sonra zorluklarla daha iyi
mücadele edebileceğine inanıyorum."
Bu sözler çocuğun çok hoşuna gitmişti.
Ve sözlerine devam etti:
- Bak evladım! "fırsatlar bulutlar gibidir" demiş büyüklerimiz.
Yani her zaman ele geçmezler. Ramazanlar hayatımızın önemli fırsatlarıdır. Bu
yıl da bu fırsatı bazıları değerlendirdiler. Bazıları fırsatı kaçırdılar.
Sonra torununa tekrar sordu:
-Oruç tutarken zorlandığın şeylerin mesela açlığın, susuzluğun,
dermansızlığın etkisi var mı hala?
Çocuk:
-Hayır dede, hiç bir etkisi yok. Hepsi geçip gitti.
-Evet evladım aynen dediğin gibidir. Geçen şeylerin çoğu ister sıkıntı
ister haz olsun maddi anlamdaki etkisini hemen yitirirler. İnsanlar, yaşadığı
olayların bazılarını rüya görmüş gibi hatırlarlar ancak.
Bir süre susarak devam etti:
"Şimdi düşün bakalım evladım!
Oruçlarını tutanların tutmayanlara göre ne gibi maddi kayıpları oldu?
Manevi olarak neler kazandılar?
Basit bahanelerle oruçlarını tutmayanlar, manevi olarak neler kaybettiler?
Çocuk anne-babasıyla bayramlaşıp tekrar gelmek için müsaade istedi.
Üst kattaki evlerine çıkarken çocuğun zihninde dedesinin sözleri vardı
ve zihni uzun süre bu sözlerle meşgul oldu. oruçlarının tamamını tutabildiği ve
zorluklara sabredebildiği için kendine güveni arttı. Dedesinin söylediği gibi
"iradesinin güçlenmiş olduğunu düşünerek mutlu oldu. Kazandığı sevapları
ve bunların Ahiretteki karşılığının neler olabileceğini düşününce mutluluğu
zirveye ulaştı. Kendi kendine "İyi ki oruçlarımın tamamını tutmuşum
diye" tekrarlıyordu.
Ali USLU
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder