Yakın bir akrabamdan dinlediğim ibretlik bir olay. O da olayın şahidinin kendisine anlattığını söylemişti.
Tavşanlı küçük bir ilçe iken, Hacı Emin efendi olarak tanınan, hem imamlık
yapan hem de caminin yakınlarında küçük bir bakkal dükkanı işleten bir muhterem
zat var imiş. (O dönemlerde imamlar maaş almadığından muhtemelen geçimini bu
yolla temin ediyordu) (Bazı büyüklere sorduğumda Hacı Emin Efendiyi tanıdıklarınıi fakat böyle bir olayı duymadıklarını söylediler. İhtimaldir ki, gıybet olur düşüncesiyle Emin efendi bu olayı anlatmamıştır. AU)
Bir gün Mehmet isimli bir şahıs.(Yenilerde vefat etmiş) bakkal dükkanına
uğradığında hocayı göz yaşları içerisinde ağlarken bulmuş.” Hayırdır
hocam! niçin ağlıyorsun? Bir problem mi var?” gibi sorular yöneltmiş hoca
efendiye.
Hacı Emin efendi, birkaç metre ileride, yolun karşısındaki
kahvehanenin önündeki peykeyi göstermiş ve demiş ki:
“Şu peyke var ya, orada falanca oturuyordu. Biraz önce onun
oğlu geldi, babasına birkaç yumruk vurdu, tokat attı gitti. Ama ben ona
ağlamıyorum. Bundan çok yıllar önce - ben o zaman biraz gençtim- tam burada
şimdi dayak yiyen şahıs da babasını dövmüştü. Ben babasını
döven kişinin oğlu tarafından aynı yerde dayak yediğine şahit oldum.
Rabbul Aleminin bu tecellisine ağlıyorum.”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder