İnsanlar hayat yolculuklarında bazen bir kaç seçenek arasında kalırlar. Bu
seçenekleri araştırır, değerlendirir ve kendince en uygun olanı tercih ederler.
Aradan zaman geçer bazen yapılan seçeneğin doğru olduğu ortaya çıkarken bazen
de hatalı olduğu ortaya çıkar. Fakat tercihinin hatalı olduğunu anlamak için bu
kadar senenin geçmesi gerekir.
Tercih yapılırken iyi niyet ve doğruya ulaşma gayesi olduğu müddetçe
geçmişle ilgili suçlamaları insafsızca bulurum. Çünkü bu eleştiriler aradan
yıllar geçip seçeneklerden hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğu ortaya
çıktıktan sonra yapılmaktadır.
Bazen de bir çok seçenek olmasına rağmen şartlar gereği önünde fazla bir
seçenek olmaz ve mecburen onu tercih eder. Örnek verecek olursak sabit gelirli
bir kişinin 100 000 lira parası var. Araba almak istiyor. Bu kişinin
alabileceği arabalar bellidir. Çok iyi arabalar olmasına rağmen kişi onları
tercih edemeyecektir.
Yine aradan yıllar geçip şartlar değiştikten sonra bu(mecburi) tercihin
eleştirilmesini de pek insaflı bulmam. Olayları değerlendirirken o zamanın
maddi-manevi-siyasi şartlarını göz önünde bulundurmak gerekir.
Gerek kişilerin gerekse devleti yönetenlerin geçmişteki kararlarını ve
yaptıklarını değerlendirirken içinde bulundukları şartları göz önünde
bulundurmak gerektiğini düşünürüm.
Bir de şöyle bir problem var. Önemli bir kişinin geçmişte yaptıklarını veya aldığı kararları en doğru kabul edip bu gün de aynı doğrultuda gitmemiz gerektiğini iddia etmek de bizi yanıltabilir. Çünkü belki o kararları (daha iyi seçenekler olmasına rağmen) şartlar gereği kabul etmek durumunda kalmış olabilir.Veya o gün bulunmayan bu gün çok daha iyi şartlar ve seçenekler oluşmuş olabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder