Lise ikiye gittiğim yıllardı. Kur'andan Kehf suresinin mealini okuyordum. 22. Ayeti okuduğumda, ashab-ı kehfin sayıları ile ilgili ayetler dikkatimi çekti. Bu konuda bazıları üç, bazıları beş, bazıları yedi demişlerdi.
"(İnsanların kimi:) «Onlar üç kişidir; dördüncüleri de köpekleridir» diyecekler; yine: «Beş kişidir; altıncıları köpekleridir» diyecekler. (Bunlar) bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektir. (Kimileri de:) «Onlar yedi kişidir; sekizincisi köpekleridir» derler. De ki: Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir. Onlar hakkında bilgisi olan çok azdır. Öyle ise Ashâb-ı Kehf hakkında, delillerin açık kimselerin hiçbirinden malumat isteme." (Kehf : 22-Diyanet Vakfı Meali)
"(Ey
Muhammed!) Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: "Onlar üç
kişidirler, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Yine, "Beş
kişidirler, altıncıları köpekleridir" diyecekler. Şöyle de diyecekler:
"Yedi kişidirler, sekizincileri köpekleridir." De ki: "Onların
sayısını Rabbim daha iyi bilir. Zaten onları pek az kimse bilir. O halde onlar
hakkında (Kur'an'daki) apaçık tartışma (yı aktarmak) dan başka tartışmaya girme
ve bunlar hakkında onlardan hiçbirine bir şey sorma." (Kehf : 22 –DİB Meali)
Zihnime bir şöyle bir soru takıldı. "Allah Teala meseleyi niçin bu kadar uzun tuttu acaba?" "Asıl sayıları şudur" da diyebilirdi. Veya "şu sayılar yanlıştır, şu sayılar doğrudur" diyebilirdi.
O zamanlar konuyu araştıracak bilgim ve kaynağım yoktu. Hocalara da sormadım. "Demek ki benim anlamadığım bir hikmet var" dedim ve meseleyi kapattım.
Fakülteye gittiğim yıllarda aynı ayetleri okurken zihnimde yeni fikirler oluştu. Belki bu fikirlerin oluşmasında İslam Tarihi hocamız İ.Süreyya SIRMA'nın İslam tarihi dersindeki verdiği bakış açısının da etkisi olmuştur.
Zihnimde oluşan fikir şuydu:
Bu kıssayı okurken meselenin ana fikrini ve bize öğretilme hikmetini anlamaya çalışmak gerekir. Bu gençler ne yapmıştı? Nasıl bir muamele ile karşılaştılar? Niçin bu muamele ile karşılaştılar? Çare olarak neler yaptılar? ve sonunda ne oldu? Ve en önemlisi, biz bu kıssadan ne gibi dersler çıkarabiliriz.
Bunların üç veya beş veya yedi kişi olmasının ne önemi var ki? Diyelim ki sayıları bildirildi. Bu sefer "isimleri nelerdi" diye bir merak söz konusu olur. İsimlerini bildiniz bu sefer özel hayatları merak konusu olur ki bu durumda Kur'andaki kıssayı anlamadaki amaçtan uzaklaşılıyor ve yanılma ihtimali artıyor...
Bu düşünceden sonra Kur'andaki diğer kıssaları da hep bu gözle okudum. Kıssanın bize öğretiliş amacını kavramaya çalıştım. Detaylara hiç girmedim. Bu konudaki (kıssalarla ilgili) yazılanları okudukça ve dinledikçe anladım ki kıssalar konusunda detaya ne kadar girilirse o kadar asıldan uzaklaşılıyor
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder