Her alimin etrafında, onu seven, ondan
istifade etmeye çalışan kişiler bulunur. Onun sohbetinde bulunurlar, soruları olursa
ona sorarlar.
Tabii, alim
demek bilgili insan demektir ama hata yapmayan günah işlemeyen kimse
değildirler. Zaman zaman hırslarına yenik düşen alimler de olmuştur. Hatta bazı
alimler bilgilerinden dolayı gurura kibre kapılmış, belki de bu konuda şeytanın
tuzağına düşmüşlerdir.
Alimlerden birisi bir gün etrafındaki kişilere
sohbet ediyorlarmış. Bir konu üzerinde sohbet ederlerken dinleyenlerden birisi
bu konuda falanca alim şöyle diyor deyince, o alim kişi, kıskançlığından mıdır
yoksa kibrinden midir diğer kişinin görüşlerinin üzerinde konuşmuş ama bununla
yetinmeyip o kişinin şahsiyetiyle alakalı olumsuz konuşmalar da yapmış.

“Ah evladım
bunu yapmayacaktın. O şahıs bana zehirli bir ok atmış, ama ok bana isabet
etmemişti. Sen o oku getirdin tam kalbime sapladın.”
Bazen
bizimle ilgili konuşanlar da olur. Bu konuşma bize ulaşmadığı sürece rahatsız
olmayız. Fakat bir şekilde bize ulaşınca hem rahatsız oluruz hem de aleyhimizde
konuşan kişiye karşı (soğukluk hissetmekten -nefrete kadar) çeşitli derecede
olumsuz duygular yaşarız.
Peygamber efendimizin bu konudaki sözünü
aklımızdan çıkarmamalıyız:
“Nemmam
(insanlar arasında laf taşıyan) Cennete giremez”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder