
Veya bir
bahçede dolaşırken harika meyveler görürsünüz; rengiyle, tadıyla kokusuyla ve
şekliyle sizi cezbeder.
Bahçemizde ve evimizde yetiştirdiğimiz çiçekler de böyledir. Bazen güzellikleri büyüler bizi.
Bahçemizde ve evimizde yetiştirdiğimiz çiçekler de böyledir. Bazen güzellikleri büyüler bizi.
Hepimiz
biliriz ki bizim hoşumuza giden meyveler, bizi büyüleyen çiçekler, bütün bu
güzellikler bir anda oluşmamıştır.
Yetişmeleri
için hem belli bir zamana ihtiyaç vardır. Hem de yetişmeleri için uygun ortam
ve şartların oluşması gerekir.

Bu durumun
tersi de mümkündür. Meyveleri gerektiği şekilde büyüyememiş, eciş bücüş meyvesi
olan bir ağacı gördüğümüzde veya yapraklarının bir kısmı sararmış bir kısmı da
dökülmüş bir çiçek gördüğümüzde onunla ilgili problemlerin olduğunu düşünürüz.
Mesela,
susuz kalmış olabilir. Gerekli
bakımı yapılmamış olabilir. Güneşten
gerekli istifadeyi temin edememiş olabilir. Veya buna
benzer bitkinin ihtiyacı olan başka şeyler eksik kalmış olabilir.

okulda öğrenciye yakışmayan davranışlar sergileyen öğrenciler gördüğümüzde bilmeliyiz ki, bu davranışlar birkaç günde oluşmuş şeyler değildir. Bir geçmişi vardır.
Ya verilmesi
gereken manevi gıdalar tam verilememiştir. Allah ve peygamber sevgisi, vatan sevgisi
ve anne babaya hürmet gibi... Ya da çocuk sevgi, saygı, merhamet ve şefkat gibi
değerlere susamıştır. Fakat, yetiştiği ortam da bu değerler açısından kurak olduğu
için onun güzel yetişmesi mümkün olmamıştır.
Veya işin
içinde başka sebepler vardır; ama mutlaka bir sebebi vardır.
Bahçıvan,
ağaçlar istenilen miktar ve kalitede meyve vermediğinde önce sebeplerini
araştırır. Tesbit
ettiği noksanlıkları gidermeye çalışır. Tesbit edemediyse bu işi bilenlere
danışır ve bilmediği noksanları gidermeye çalışır.
Ağaçları
suçlamaz. Suçlasa da zaten bir şey değişmez.
Evinde çiçek
yetiştiren , çiçeklere düşkün bir hanım, çiçekleri solmaya, sararmaya
başladığında sebebini araştırır. Suyu fazla mı geldi? Az mı geldi? Toprağı mı
değişmeli? Yoksa parazitler mi sarmış, ilaç mı verilmeli? Veya başka şeyler mi
yapmalı; araştırır ve çaresini bulmaya çalışır.
Aynen bunun
gibi bir öğrencinin veya çocuğun yanlış davranışları görüldüğünde onu suçlamak
bir işe yaramaz. Bir işe yaramadığı gibi o davranışın pekişmesine de yardım
edebilir.
O davranışa
sebep olan şeyleri bulmak ve mümkün mertebe noksanlıkları gidermeye çalışmak
olumlu yönde gelişmesine yardım eder.
Bir de şuna
dikkat etmek gereklidir: “Bu çocuğu defalarca uyardığım halde hala öyle
yapıyor.” diye suçlarız çoğu kez.
Halbuki
davranışla ilgili bilgileri öğrenmek çok kısa bir zamanda olurken, onun
davranış haline dönüşmesi uzun zaman alabilir.
Hem unutulmaması gereken şey 10-15 senede yerleşen kötü bir davranış bir kaç günde birkaç nasihatle değişebilir mi?
İstenilen ürünü vermeyen bir meyve ağacının gerekli bakımını yaptığımızda meyveleri hemen düzeliyor mu? Çoğalıyor mu? Elbette hayır.
Hem unutulmaması gereken şey 10-15 senede yerleşen kötü bir davranış bir kaç günde birkaç nasihatle değişebilir mi?
İstenilen ürünü vermeyen bir meyve ağacının gerekli bakımını yaptığımızda meyveleri hemen düzeliyor mu? Çoğalıyor mu? Elbette hayır.
Bu, gelecek
yıllar için yatırımdır. İnsan davranışları ile ilgili de kısa zamanda
sonuç beklememek gerekir.

Buradan da
anlıyoruz ki insan yetiştirmek bitki yetiştirmek gibi özen ister.
Bitkilerin
bakımını yaptıktan sonra neticesini almak için nasıl bir müddet bekliyoruz;
aynen onun gibi; insanlara yaptığımız eğitimin neticesini de hemen
beklememeliyiz.
Biraz sabır
göstermeliyiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder