Tövbe edip günahlardan arınmak ve salih amel işleyip
sevaplarını çoğaltmak için, her yeni gün, hayattaki insanoğlu için yeni bir
fırsattır.
***
Keşke, uygulamak da öğrenmek kadar kolay olsaydı.
***
Ey nefsim, tefekkür et!
Niçin yazıyorsun?
Niçin okuyorsun?
Niçin takip ediyorsun?
Niçin konuşuyorsun?
Niçin dinliyorsun?
Şayet bunlar "salih amel" kapsamına girmiyorsa ziyandasın, unutma!.
(Asr suresinin düşündürdüklerinden)
***
Öğrendiğimiz dini bilgiler, bizdeki Allah sevgisini ve ibadet şevkimizi artırmıyorsa, ahlakımızı güzelleştirmiyor, haramlardan uzaklaştırmıyorsa, sadece bir bilgi yüküdür.
***
Yaptığımız şeyler (sözlerimiz, yazılarımız, davranışlarımız, tavırlarımız, derslerimiz, yardımlarımız, işlerimiz, vb.) çok güzel ve çok faydalı bile olsa, eğer "sâlih amel" kapsamına girmiyorsa ahirette bir faydası olmaz.
***
Dikkat ediniz!
Zeki olanların sorumluluğu daha fazladır.
Zengin olanların sorumluluğu daha fazladır.
Makam-mevki sahibi olanların sorumluluğu daha fazladır.
Hangi konuda imkan fazlaysa, sorumluluk da o derece fazladır
Her nimetin külfeti vardır.
***
Dinin temel kaynaklarını ulu orta tartışmak ve din alimlerinin
televizyonlarda ve sosyal medyada birbirlerini suçlaması o tartışanların
istedikleri sonucu meydana getirmez.
Aksine bazı gençlerin dinden uzaklaşmasına hatta deizme kaymasına sebep
olur.
***
Düşünülmeden söylenilmiş sözler, rastgele yakılmış ateşe benzerler. Bu sebeple çıkan yangınlarda nice ocaklar sönmüş, nice yiğitler toprağa düşmüşlerdir.
***
GERÇEKTEN ÖYLE DEĞİL Mİ?
Ayetlere kulak verelim:
"Fakat siz (ey insanlar!) ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde dünya hayatını tercih ediyorsunuz." (A'lâ : 16-17)
***
"Doğrusu (günahlardan) arınan ve rabbinin adını anıp namaz kılan kurtuluşa ermiştir." (A'lâ : 14-15)
***Şeytan alimlerle daha çok uğraşır.
Çünkü onları kandırmak üzümü salkımlarından tutup çekmek gibidir.
Ayağı kayan alim bir de kanaat önderlerinden ise, pek çok takipçisi varsa, üzümü küfesiyle götürmek gibidir.
Bu sebeple alimlerin ayağının kaymaması için de dua etmeliyiz.
****- Hocam! Hayattaki en kolay iş nedir?
- Eleştirmektir, kardeşim.
Ne uzmanlık ister, ne bilgi...
Hiçbir çaba hiçbir gayret gerektirmez.
Taşın altına elini koyman da gerekmez.
Üstelik (hakaret yoksa) hiçbir cezası da olmaz, hesap soran da olmaz.
Tek yapman gereken usûlüne uygun cümleler kurmak veya klavyenin tuşlarına basmak. Mutlaka alıcısı bulunur.
***
"Üzüm üzüme bakarak kararır mı? bilmiyorum.
Fakat çürük bir üzüm tanesinin,
çevresinde bulunan bir çok üzümü zamanla çürüttüğünü biliyorum.
***
USLÛP ÖNEMLİDİR...
"Doha vardır öküz durdurur; Doha
vardır saban kırdırır."
***
İZMİR DEPREMİ ÜZERİNE
Milyonlarca insanın hayallerinin, hayatının 30 saniyede allak-bullak
olmasına
ve önceliklerin bir anda yer değiştirmesine sebep oldu deprem.
Ölümün bize ne kadar yakın olduğunu hatırlattı...
Hayata pamuk ipliğiyle bağlı olduğumuzu hatırlattı...
Öyleyse haydi Ali, bildiğin ve bilmediğin günahların ve hataların için
tevbe et....
Yârın geç olabilir.
***
-Hocam! Kur'an'da "Çalıştı, fakat boşa yoruldu"(Ğâşiye/ 3) ayetinin kapsamına hangi davranışlar girer?
-Kardeşim! genel bir ifade ile, salih amel sayılmayan her eylemimiz için
düşünebiliriz
***
"Allah razı olsun" cümlesi ne güzel bir duadır.
Keşke söyleyen ve söylenen herkes bilincine varsa...
Düşünsenize... O razı olduktan sonra geriye ne kalıyor ki.
***
DİKKAT EDELİM!...
Konuştuklarımızdan sorumluyuz.
Yazdıklarımızdan sorumluyuz.
Paylaştıklarımızdan sorumluyuz.
Dinlediklerimizden sorumluyuz.
Bakışlarımızdan sorumluyuz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder