1991-1993 Yıllarında haftada bir gün ceza evine din kültürü dersi vermeye gidiyordum.
Orada
bulunan tutuklu ve yükümlüleri dershaneye çıkarmak yerine,koğuşlara girerek
sohbet esnasında mevzuyu kendi istediğim noktaya getirir ve mümkün mertebe
anlatacaklarımı anlatıyordum. Sonra da kafalarına takılan sorulara cevap
vermeye çalışırdım.
Hırsızlık
suçundan mahkum olanların en çok sordukları soru şu olurdu. Aşağıdakine benzer
konuşma geçerdi aramızda.
-Hocam!
Dinimize göre hırsızlığın cezası hırsızlık yapanın elinin kesilmesiymiş bu
doğru mu? (Aslında biliyorlar fakat iyice anlamak istiyorlardı)
*-Evet,
Kuran-ı Kerimde hırsızlık yapan erkek ve kadının ellerinin kesilme emredilir.
-Hocam çok
ağır değil mi bu ceza?
*-Bakın
beyefendi. Gerçi el kesmenin bazı şartları vardır fakat biz onu geçelim ve sana
şu soruyu sorayım.
Yakalandığın takdirde elinin kesileceğini
bilsen yine de hırsızlık yapar mıydın?
Biraz
düşündükten sonra
-Kesinlikle
yapmazdım.
*-Bak gördün
mü sen bundan dolayı hırsızlık yapmazdın ve elin kesilmezdi, diğer vatandaşın
da malına zarar gelmemiş olurdu. Böylece hem sen hem de başkaları zarar
görmezdi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder