KENDİ MÜNAFIĞINI ÜRETMEK

Derviş, kendisini ziyarete gelen makam sahibi öğrencisini son derece sıcak bir ilgiyle karşıladı. Misafirin itirazına "Lütfen beni misafire hizmet ve ikram sevabından mahrum etmeyin" diyerek kendi elleriyle ikramda bulundu.

Hal hatır sorma faslından sonra derviş, misafirinin neler yaptığını sorarak yaptıklarını anlatmasına fırsat verdi. Misafir sözlerini bitirdiğinde derviş, makam/ mevki sahibi kişilerin görevlerini güzel yaptıklarında karşılaşacakları manevi mükafatları anlattı. Bu tür kişilerin toplum için ne kadar önemli olduklarını belirtip onlara hayranlık duyduğunu söyledi.

Daha sonra, çevresindeki küçük - büyük makam sahibi bazı kişilerde gördüğü hataları, yanlışları da anlattı. Bunları anlatırken bir yerde:

"Evladım!"Bazı makam sahipleri kendi münafığını kendi üretirler. Sakın onlar gibi olmayasın!" diye tembihledi.

Misafir başıyla "tamam" derken, gözleriyle sanki bir açıklama bekliyor gibiydi. Derviş biraz sustuktan sonra devam etti:

Evladım, genellikle makam sahiplerinin yanına tabiri caizse yalaka tipler yaklaşmaya çalışırlar. Onların her yaptığını onaylayıp alkışlarlar. Dikkat etmezlerse bu davranışlar bazılarının ayaklarını yerden keser. Her yaptığını doğru zannetmeye başlarlar. Zamanla kendisini eleştiriye kapatırlar. Çevresindeki kişiler onun yaptıklarını eleştirdiklerinde bundan hoşlanmayıp onları yakınından uzaklaştırırlar.

Kendisini veya yaptıklarını eleştiriye kapatması kendisi için en büyük felakettir. Çevresindeki onu uyaran, iyi niyetli kişileri yanından uzaklaştırdığı için, diğerleri de hem zarar görmemek hem de eleştirinin bir yararı olmadığından, doğru bildiklerini söylemezler.

Makam sahibin etrafı artık onun gözüne girip, çeşitli menfaatler elde etmek isteyen daha fazla dalkavukla dolmaya başlar. Böylece bizimkinin hakikatlerle arası epeyce açılır. Çünkü bu kişiler doğruları değil, o şahsın hoşuna gidecek şeyleri söylerler.

Makam sahibi kişi doğru bildiğini söyleyenleri yanından uzaklaştırmakla en büyük yanlışı yapmış, münafık karakterli dalkavuk tiplere yol açmış olur. Bu durumda bir anlamda (ameli noktada)"kendi münafığını kendisi üretmiş" olur. Acı gerçeklerle yüzleşmek yerine tatlı yalanlarla avunduğunu ancak duvara tosladığında anlar ki o zaman da çoğunlukla makamını kaybetmiş olur. Çevresindeki dalkavuklar da hemen dağılıp yeni bir liman aramaya koyulurlar.

Bu durumun en hazin tarafı ise, onu uyaran gerçek dostları da ondan uzaklaşmış olurlar. Kendini eleştirilere kapatmış makam sahibi ise hem makamından olmuş, hem de dost ve arkadaşları tarafından terk edilmiş olarak hayata tutunmaya çalışır. 

Aman evladım, dikkatli ol. Seni övenlerin hepsi dostun olmadığı gibi, eleştirenlerin tamamı da hasmın değildir.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

RÖPORTAJ

 https://youtu.be/Wo_cX-JKGWU?si=O2IpQY7RbOpsRdhV