DERVİŞ VE KOCASU
Derviş, birkaç aydır kendisine uğrayan, öğrenme konusunda istekli ve gayretli lise çağındaki dört öğrencisini de alarak Kocasu’yun
başına gitmeye karar verdi. Koca su ilçeye 25- 30 km mesafeden çıkan ilçenin
yakınlarından geçen büyükçe bir çaydı. İlçeye 15 km uzaklıktaki barajdan ise
ilçenin şebeke suyu sağlanıyordu.

Derviş, öğrencilerinden birine sordu:
-Ne dersin bu suda
yüzülür mü?
-Peki elbise yıkanır mı?
-Tabi ki yıkanır.
-Peki bu sudan içilir mi?
"Pek mecbur kalmadıkça içmem dedi “genç. “Çünkü hayvanlar
gelip su içiyorlar, üstü açık büyük bir su birikintisi içine yabancı maddeler
karışmış olabilir.
“Tamam öyleyse gidelim” dedi derviş. Arabaya binip uzaklaştılar.
Biraz ileride arıtma tesisini gösterdi gençlere.” Burada barajdan gelen sular kum
havuzlarından geçirilip temizleniyor. Mikroplara karşı da klorlanıyor ve
ilçenin şebeke suyu buradan sağlanıyor.” dedi. Devam ettiler.
İlçeye yakın bir yerde arabadan inip. Yürümeye başladılar.
Burada suyun rengi ve kokusu değişmeye başlamıştı. İlçenin atık suları
buralardan nehre atılıyordu.
“Ne dersiniz gençler bu sudan içilir mi?” diyerek sordu gençlere.
“Kesinlikle içilmez” dediler hep birlikte.
-Peki bu suda yıkanılır mı?
“Bu suda yıkanan bence daha da kirlenir” dedi gençlerden birisi. Diğerleri de başlarıyla tasdik ettiler.
İlçenin alt tarafına geldiklerinde suyun rengi ve kokusu iyice
değişmiş. Ayrıca suya kendini bilmez kişilerin attığı çocuk bezleri gibi şeyler
de görüntüyü epeyce bozmuştu.
Gençlerden birisi, dervişin ne diyeceğini tahmin etmişçesine.

“Abi bi şey daha söyleyeyim “dedi genç. “Bu suyun
yakınlarında uzun süre kalmak da kişiye zarar verir bence.”
“Aferin” dedi derviş gence bakarak, ve devam etti.
"İnsan doğduğunda suyun başındaki gördüğümüz su kadar temizdir.
Hayatı boyunca yaptığı hatalar, yanlışlar, günahlar o suya karışan ve suyu
kirleten şeyler gibidir.
Şimdi , gezdiğimiz yerleri düşünün. Suyun çıktığı yerdeki
suyu, barajdaki suyu, ilçenin başındaki suyu, ilçenin altın yanındaki suyu düşünün... Ve
size anlatmak istediklerimi kavramaya çalışın."
Biraz düşünen gençlerden birisi “ buldum galiba” dedi.” İnsan fıtraten
temiz yaratılıyor çıkan su gibi. Fıtratı bozulmamış kişiler çevresine yararlı
oluyorlar her yönden.
Barajdaki suya gelince, fıtratı bozulmamış ama biraz yabancı
maddeler karışmış. Bundan istifade edilir ama dikkatli ve nerede kullanacağını
bilmek gerekir.
İlçenin altın tarafındaki kirli suya gelince, Bunu fıtratı bozulmuş
kişilere benzetiyorum. Yabancı maddeler o kadar çok ki adeta suyun yapısı
bozulmuş. Ayrıca sivri sineklerin üreme merkezi olmuş gibi. Bu tür kişiler
çevreye zararlı hale gelebiliyor. Bu tür kişilerle beraber olanlar onlardan her
türlü zararı görebilirler. Hatta yakınlarındakiler de olumsuz etkilenebilirler.
En iyisi onlardan mümkün mertebe uzak durmak.” Diye açıkladı.
“Çok güzel açıkladın” derviş. Sonra ilave etti.
"Sizlere gösterdiğim arıtma tesisinde yapılan işlemi de tevbe
ve istiğfara benzetebiliriz.
“Harika” dedi gençlerden birisi. "Öyleyse bize düşen bizi kirletecek
kirlerden (günahlardan) uzak durmak, Bilerek veya bilmeyerek kir bulaşmışsa pişman olup tevbe etmek.”
Arabaya binip konuşmadan tefekkür halinde ilçeye kadar geldiler. Şehrin merkezinde gençler inmek istediler. Gençler tam inecekken derviş dedi ki: “Bakınız gençler! dinimizin
gayelerinden birisi de suyun çıktığı gibi tertemiz denize ulaşmasıdır. Denize
ulaşmasa bile gideceği yere tertemiz ulaşmasıdır.
Gençler teşekkür ederek arabadan indiler. Dervişin son olarak
söyledikleri üzerinde düşünüp konuştular. Gençlerden birisi dedi ki: "Demek ki dinimizin bizlere emrettiği veya yasakladığı şeylerin amacı bizim tertemiz bir hayat sürmemiz ve temiz bir şekilde Allah'a kavuşmamızdır."
Gençler, o gün yaşadıklarını baştan sona kadar tekrar düşündüler.
Çok şey öğrendiklerini hissettiler. Allah
Teala’ya hamd edip dervişe teşekkür ettiler.
Gençlerden birisi yatağa yattığında, suyun çıktığı yeri, yanında gülümseyen bir
bebekle birlikte hayal etti. İyice kirlenmiş suyun yanında ise, yüzündeki nur-u ilahi
kaybolmuş, vicdansız, ırz düşmanlığı dahil bir çok pisliğe bulaşmış bir kişiyi hayal ediyordu.
KİM BU DERVİŞ?
http://www.aliuslu.net/2017/11/tefekkur-hikayeleri.html
KİM BU DERVİŞ?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder