
Hocam, dedi ben de babama saygı duymak isterim, ama … gözleri doldu, ağlamaya başladı. Ağlamasına müsaade ettim. Biraz rahatlayınca devam etti.
-Ablam … lisesinde okuyor. Annem ev hanımı. Babam sık sık alkol alır. Alkol almasına, işin maddi tarafına bir şey demiyorum. Akşamleyin yine içmiş saat 22 civarında eve geldi. Bizi salona topladı. Anneme kızıyormuş. Anneme türlü hakaretler etti bizim yanımızda. Biz annemizi korumak isteyince bu sefer bize de hakaretlerde bulundu. Sabah saat altıya kadar bizim gitmemize ve yatmamıza müsaade etmedi. Sabaha kadar hakaret ve küfürler etti anneme ve bize. Saat altıda yattım ve sabah okula geldim. Kafam kazan gibi. Annem kendi derdini unutmuş bize üzülüyor. Bu beni daha çok etkiliyor. Hocam söyleyin Allah aşkına, ben bu babaya nasıl saygı duyabilirim?
Boğazıma bir şeylerin düğümlendiğini fark ettim. Ne kadar kendimi tutmaya çalışsam da gözyaşlarımı saklayamadım.
Peygamber efendimizin “İçki bütün kötülüklerin anahtarıdır." hadis-i şerifinin haklılığını bir kez daha anladım.
Bir de Kurandaki şu ayet-i kerimeleri hatırladım “Ey iman edenler! Muhakkak ki, içki, kumar, tapılmak için dikilmiş taşlar ve fal okları şeytan işi pisliktirler. Onlardan uzak durunuz." (Maide/90)
“Şeytan, içki ve kumar yoluyla aranıza düşmanlık ve kin sokmak; Sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister..." (Maide/91)
Babasıyla yaşadığı olumsuzluk daha yeni olduğundan nasihat fayda etmezdi. Sabretmesini, sabrın neticesinin güzel olacağını söyledim. Bu dünyadaki, kendisinin sebep olmadığı olumsuzluklara sabır karşılığında Ahirette büyük mükafatlar alacağını söyleyebildim.