
Sonra başka ülkelerde olan hortumlara
baktım internetten. Ne büyük bir olay. Koca koca ağaçları kökünden söküyor
direnenler gövdeden bir çomak gibi kırılıyor.

Kuvvetli bir fırtına da aynı şekilde
önüne gelen bir çok şeyi yıkıyor, sürüklüyor değil mi?
Bu
fırtına ve hortum olaylarını düşünürken aklıma şu düşünceler geldi. Rüzgar çok
büyük bir nimet aslında. Hava akımını sağlıyor. Yaz günlerinde rahat nefes
aldırıyor, kış günlerinde bacalardan çıkan dumanın dağılmasını sağlıyor. Ama
aynı rüzgar şiddetini artırıp fırtınaya, hortuma dönüştüğünde zararlı hale
geliyor.

Mesela, mal –mülk sevgisi. Bu duygu olmasa insanları
çalıştıramazsınız. Hayat sıkıcı olur. Bu duygu normal bir dozda olursa
insanları çalışmaya, kazanmaya teşvik eder yani rüzgar gibi faydalı olur.
Fakat
bu duygu çok aşırı olursa hırs halini alırsa, fırtınaya dönüşür, çevresine zarar vermeye başlar. Mal-mülk
için gönüller kırar, rüşvete bulaşabilir, sahtekarlık yapabilir, yalan söyleyebilir, hırsızlık-gasp yapabilir. Hatta cinayet işleyebilir. Dolayısiyle çevresine zarar verir ve çevresi tarafından sevilmeyen, istenilmeyen
bir kişi haline gelir. Diğer duyguları da buna kıyas edebilirsiniz
Peygamber Efendimizin bizleri uyarıp şöyle buyurduğu rivayet edilir:" Bir sürüye salınan iki aç kurdun sürüye verdiği zarar, kişinin mal ve şeref (makam-şöhret) hırsıyla dine verdiği zarardan daha az değildir." (Tirmizi/ züht)
Önceki yazımız: http://www.aliuslu.net/2018/02/sevgi-saygi-uzerine-egitim-yazlar5.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder