"Canım çok sıkkın bugün hocam" diye başladı söze.
"Hayırdır inşallah, nedir bu kadar canını sıkan şey?" diye sordu derviş.
"Birileri arkamdan konuşup, dedikodumu yapmışlar. Bu durum moralimi çok bozdu" diyerek cevap verdi gelen misafir.
Derviş:
"Bak kardeşim! Arkandan konuşanlar hiç iyi yapmamışlar, fakat onu sana getiren de doğru bir şey yapmamış." dedi ve ilave etti.
"Madem olan olmuş, istersek bu olaydan güzel sonuçlar da elde edebiliriz."
"Nasıl yani?" diye şaşkınlığını bildirdi misafir.
Derviş devam etti:
-O bahsedilen mevzularla senin alakanı ele alalım.
İki ihtimal var değil mi? Alakan ya vardır veya yoktur.
Birinci ihtimal doğruysa, bu durumda hatalarını fark edip kendini düzeltme imkanın oluşmuştur.
İkinci İhtimal doğruysa, yani o bahsedilenler sende yoksa, bu durumda da yine iki ihtimal çıkar karşımıza.
İkinci İhtimal doğruysa, yani o bahsedilenler sende yoksa, bu durumda da yine iki ihtimal çıkar karşımıza.
a- O durumun öyle anlaşılmasına senin bazı davranışların sebep olmuş olabilir. Böyle bir durum varsa, yine kendini düzeltme yönünde imkan ortaya çıkmıştır.
b-Birileri senin üzerinden hesap yapıyordur.
Bu durumda da çevreni daha iyi tanımış olursun.
Kardeşim! hepimizin bildiği senin de çok iyi bildiğin bir şeyi de sana hatırlatayım:
Bu bahsettiğin şeylerin hepsi mahşer günü ayan beyan ortaya çıkacak.
Kim yapmış veya söylemiş?
Hangi sebeple ve hangi niyetle yapmış veya söylemiş?
Bu sebeple uğradığı kar/zarar???
Dünyada zarara uğrayanın elde ettiği kar, hepsi ayan beyan ortaya çıkacaktır
Bize düşen kendimizi düzeltmeye çalışmak ve başkalarının incitmelerine sabretmektir.
Ne demiş atalarımız
"El-alemin ağzı torba değil ki büzesin.”
Misafirin morali epeyce düzelmişti. Gitmek için müsaade istediğinde, derviş:
“Çayımızı içmeden müsaade yok” dedi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder