Diyelim ki, krallıkla yönetilen bir ülkede yaşıyorsunuz. Ülkenin
kıralı, bir gün belirliyor ve belirlediği gün için şöyle ilan ediyor:
"Belirlenen bu bir gün benim istediğim şeyleri yapıp ve istemediğim şeylerden uzak durarak yaşayacak olan vatandaşlarıma ömür boyu müreffeh bir hayat vadediyorum; Onlara istedikleri villalar, arabalar, hizmetçiler, en güzel yiyecek ve giyecekler ve daha pek çok şey bedava verilecek ve ömür boyu geri alınmayacak.”
İstediği şeylere bakıyorsunuz. Çok zor şeyler değil. Üstelik insan
fıtratına uygun şeyler. Mesela kimseye haksızlık yapmayacaksınız. Yalandan
hileden uzak duracaksınız. İhtiyacı olanlara yardım edeceksiniz. Nefsin
istediği bazı kötü şeylere engel olacaksınız gibi. O ülkede yaşıyor olsanız ne
yapardınız?
Teşbihte hata olmaz fehvasınca düşünelim; 100 yıllık dünya hayatına göre 1
günün hesabı olur mu? Elbette olmaz değil mi? Aslında, sonsuz Ahiret hayatına
nazaran dünyada en uzun yaşayan kişilerin hayatı bir gün değil bir saat bile
sayılmaz.
İşte bizler, ebedi Ahiret hayatına göre, çok kısa olan dünya hayatında
Allah Teala'ya iman eder, O’nun istediği hayatı yaşamaya gayret edersek, ebedi
Ahiret hayatında, İstediğimiz her şeyin en güzellerine, ( elden çıkma korkusu
da olmadan) sahip olacağız inşallah.
Aslında bunları biliyoruz fakat, nefsimize mi ağır geliyor, şeytan mı bizi
kandırıyor Rabbimizin ayette ikaz ettiği duruma düşüyoruz.
“ Fakat siz (ey insanlar!) ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde
dünya hayatını tercih ediyorsunuz.” (A’la suresi 16-17)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder