BÖYLE DE OLUR MU

Büyük bacanağım tezridir. Bir kaç yıl önce, dükkanında meydana gelen bir olayı anlatmıştı. Bu ilginç olayı ben de size aktarayım. Dedi ki:
Bir gün öğleden sonra dükkana falanca şahış (ismini de söylüyor) uğradı.  Morali oldukça bozuktu. Selam-kelamdan sonra  "hayrola arkadaş moralin bozuk gibi, olumsuz bir durum mu var?" dedim. Dedi ki:
"Sorma usta, moralim çok bozuk. Bu gün okuldan telefon ettiler. Bizim çocuk düşmüş kolunu kırmış. Acele okula gidip arabayla hastaneye götürdüm. Hastaneye vardık fakat bu işe bakan doktor yokmuş. O doktora ulaşmak için epey uğraştılar. Ulaşana ve gelene kadar epeyce zaman geçti. Çocuk bu arada acıdan kıvranıyor. Neticede doktor geldi. Film falan, sargıya aldılar."
Böyle hastane mi olur. Böyle doktorluk mu olur. Böyle hastane yönetimi mi olur. vs. ağzına geleni söyledi.
 Dedim ki:
- Arkadaş neticede işiniz halloldu mu?
- Evet  halloldu .
-Geçmiş olsun. Allah beterinden korusun.
Biraz daha durup canı sıkkın vaziyette dükkandan ayrıldı.
Bir saat kadar sonra şahsın abisi geldi. Selamlaşmadan sonra dedim ki:
-Geçmiş olsun arkadaş... Arkadaş şaşırdı.
-Neye geçmiş olsun???
-Biraz önce sizin oğlan geldi böyle böyle dedi.
-Ustam, bizim oğlan evli değil ki..
-Nasıl yani... daha önceden falan evlenmedi mi?
-Hayır ustam hiç evlenmedi ve çocuğu da yok.
...
Bu olayı şunun için anlattım  çocukla ilgili macerasını anlatan şahıs yalan söylemiyor fakat anlattıkları doğru değil. Demek ki  şahsın psikolojik problemleri var ve bazen kafasında kurduğu şeyleri gerçek zannederek değişik duygular bile yaşayabiliyor.
Bazı psikolojik problemleri olanların simalarından tanınabiliyorlar. Fakat bazıları tanınmıyorlar. Yılların esnafı olan bizim bacanak (hatta zaman zaman da dükkanına gelen şahsı) anlayamadığına göre.

Bunu şunun için anlattım:
Toplumda normal durumlarda tanınmayan problemli tipler var. Bunlar şahıslarla ilgili kafasında kurdukları olumsuz şeyleri sağda solda gerçekmiş gibi anlatabilirler. Araştırılmadan inanılırsa telafisi zor şeyler olabilir.

Bir arkadaşım anlatmıştı. Bir kaç yıl önce üniversitede öğretim görevlisi doçent bir hanım günlüğüne iş arkadaşlarıyla yaşadıkları değişik (ahlaki anlamda oldukça sıkıntılı) şeyler yazmış. Günlük, masada kalınca birisi okumuş, fotoğrafını çekmiş. Bu yazılanlardan dolayı sekiz kişi oldukça sıkıntılı bir durum yaşamışlar. Sonradan bayanın hayalinde kurguladığı şeyleri gerçek gibi algıladığı ve günlüğüne kaydettiği tesbit edilmiş de bu tesbitten sonra bir çoğu çatırdayan  aile birlikteliğini düzeltebilmişler.
Her duyduğumuza atlamamak, araştırmak gerek vesselam.

GÜNÜN KÂRI

 BU GÜNÜN KÂRI

 Bugün Osman Nuri Topbaş Hocaefendi Tavşanlı'mızı şereflendirdiler.

Bir kardesimizin torunlarının (aynı zamanda öğrencimizin çocuklarının) sünnet merasimi için davetliydim. 

Davetiyede saat 11:30 da Osman Nuri Topbaş Hocaefendinin sohbeti olduğu bilgisi de vardı. 

Hem sohbet dinlemek, hem de dost gönüllemek maksadıyla Fevziye hanım Kur'an Kursuna gittim. Saat 11:15 de vardığımda kursun çevresi arabalarla dolmuştu, araba koymak için baya uzaklara gitmek durumunda kaldım.

Kur'an Kursunun büyük sosyal tesisleri varmış. sohbet mekanına ulaştığımda güzel sesli iki zât, salât-ı ümniyye, ve ilahiler okuyorlardı.

Saat 11:32 de Hocaefendi beraberinde bir grupla geldiler ve hemen kürsüye geçtiler. Yani program belirtilen saatte başladı. Bundan çok etkilendim.

Bu tür proğramlarda tam zamanında başlayan programlara şimdiye kadar çok az rastlamıştım.

Ön tarafı erkeklere, arka tarafı bayanlara ayrılmış olan sohbetin yapılacağı üstü kapalı oldukça büyük alan doluydu.

Duyduğuma göre çevre ilçelerden de epeyce gelenler olmuş.

Hocaefendiye intisabım yok, fakat tasavvuf anlayışını beğenirim. Hem kendisine hem görüşlerine değer veririm. Çünkü şimdiye kadar aşırı bir sözünü duymadım. İlmi, ibadetleri ve güzel ahlakı önceleyen bir tasavvuf anlayışı var. Kendisini ön plana çıkarmıyorlar.

Program, kıraati güzel bir hocanın Furkan suresi 63. âyetten sonraki ayetleri tilavetiyle başladı.

Tilavet bitince Hocaefendi konuşmasına okunan ayetlerin bazılarını açıklayarak başladı. Özetle Mü'minleri Allah'a yaklaştıran şeyleri anlattı. Yer yer kişiyi Allah'tan uzaklastıran bazı şeyleri de söyleyerek ikaz ettiler. Sohbet boyunca Kur'ân- Kerimdeki bazı emir ve tavsiyeleri,  Peygamber Efendimizin tavsiye ve uygulamalarını anlatarak  iyi bir mü'min olmanın yollarını hatırlattılar ve sohbete gelenleri teşvik ettiler.

Tavşanlı'ya kadar gelen gönül ehli büyüğümüzden azami  istifa edebilmek için iki şey yapmaya karar verdim ve yapmaya çalıştım.

1- Sohbeti oradaki topluma değil de bizzat kendime yapılıyormuş gibi dinlemeye çalıştım.

2-Sohbeti dinlerken sanki hiç bir şey bilmiyormuş ve dinlediğim şeyleri ilk kez duyuyormuşum gibi dinlemeye çalıştım.

Bu iki şey daha iyi öğrenmemi ve daha çok istifade etmemi sağladı. Yaklaşık bir saat sonra oturduğum iskemlede belim ağrımaya başladı ve konsantram azaldı.

Sohbet saat 13 de dua ile sona erdi.

Cemaatle kılınan öğle namazından sonra, yemekler ikram edildi.

Sohbetten sonra bazı eski öğrencilerimi ve uzun zamandan beri görmediğim bazı kardeşlerimizi gördüm. Hal hatır sorduk hasbihal ettik. Bunlar da bugünün güzelliklerinden idi.

Elhamdülillah...

14/06/2026 Ali USLU - TAVŞANLI.

AKILLI KİŞİ KİMDİR?

 Akıllı kişilerin bir özelliği de karını zararını bilerek ona göre davranmasıdır değil mi?

Peki, akıllı bir mü'min nasıl davranır?
Mü'min kişi, Ahirete yakinen inanır. Yaptıklarının ve yapması gerekirken yapmadıklarının hesabını vereceğine inanır. Dolayısıyla dünyadaki karını zararını bilip ona göre davrandığı gibi aynı zamanda Ahiretteki kar ve zararını hesap ederek davranışlarını ona göre dizayn eder. Hatta Ahiretle ilgili hesaplarına dünya hesaplarından daha fazla dikkat eder.
Ali USLU - TAVŞANLI.

TEFEKKÜR

 TEFEKKÜR

Doğduğumuzdan beri böbreklerimiz devamlı çalışarak yiyip içtiklerimizden kanımıza karışan sıvının zararlılarını/ işe yaramayanlarını ayırıyorlar. Bu ayrılanlar da mesanede birikiyor.
Ve sabah uyandığımızda genellikle ilk işimiz dolan mesaneyi boşaltmak oluyor.
Her gün bu durumları yaşadığımız halde böbreklerimizi bizlerin hizmetine veren Rabbimize bu konuda şükretmeyi aklımıza getiriyor muyuz?
Halbuki böbreklerinden rahatsız olanların çektikleri sıkıntıyı biliyor veya duyuyoruz.
Aynı şekilde mesane (idrar kesesi) nimetinden dolayı Rabbimize şükrettiğimiz oldu mu?
İdrar kesesi olmasaydı nasıl bir durumla karşılaşırdık. Hiç düşündük mü?
Ey Rabbimiz! Vermiş olduğun (bildiğimiz ve bilmediğimiz) nimetlerin hepsine ayrı ayrı hamd ve şükürler olsun.
Bizleri, verdiğin nimetlerin farkına varan, hakkıyla şükreden kullarından eyle; Gafillerden ve nankörlerden eyleme.
09/06/2026. Ali USLU - TAVŞANLI

PSİKOLOG PROBLEMLERİ -2

 PSİKOLOG PROBLEMLERİ -2

Okul arkadaşlarımdan birisiyle telefonda hasbihal ediyoruz. Konu çoluk - çocukların durumuna geldi.
Arkadaşın bu konuda anlattıkları çok dikkatimi çekti. Özet olarak şöyle anlattı:
"Son yıllarda büyük şehirlerde özellikle bayanların psikoloğa gitme modası varmış. Her ay bir veya iki kez psikoloğuna giderlermiş. Bu gidenlerin çoğu belli bir problemleri olduğu için değil de rahatlamak, daha mutlu olmak veya, yapacağı şeyleri danışmak gibi sebeplerle giderlermiş.
Bizim gelin hanım da bu akıma uymuş ve psikoloğa gitmeye başlamış.
Bir kaç ay sonra başörtüsünü çıkarttı. Daha sonraki aylarda oğluma "boşanalım" falan demeye başlamış. Ki bildiğim kadarıyla büyük problemleri yoktu. (Ufak tefek problemler olabilir de bunlar büyüklere aksetmez.)
Oğlum bu durumu bana anlattı. Bunun psikologtan kaynaklanabileceğini düşünerek araştırdım ve ölçüleri düzgün, bizim değer yargılarımızı benimsemiş bir psikolog bularak oraya yönlendirdim. Psikolog değiştikten sonra elhamdülillah zaman içerisinde bahsedilen problemler de çözüldü."
Evet geçen yazımızda da belirttiğimiz gibi danıştığımız kişilerin dünya görüşü, hayata bakışı, değer yargıları önemlidir. Kendimiz ve çoluk- çocuğumuzun bir psikoloğa gitme ihtiyacı olduğunda gideceğimiz psikoloğu araştırmamız gerektiğini, bunların diğer sağlık birimleri gibi olmadığını, olaylara kendi dünya görüşü açısından ve sübjektif olarak bakılabildiklerini anlatmak istedim.
Yine bu tür şeylerde tavsiye ederken de seçici olmak gerektiğini anlatmak istedim.
Çünkü bazı insanlar müfsittirler (bozguncudurlar) ellerine geçen imkanları bu yolda bilimsellik adı altında yavaş yavaş empoze ederler.
Bu konuda aşağıdaki ayet-i kerime üzerinde biraz düşünelim:
"İş başına geçti mi yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli bozmaya çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez." (Bakara : 205)
06.06. 2026 Ali USLU - TAVŞANLI.

NİYET ÖNEMLİDİR.


İstikamet üzere olmak ve kalmak için niyet çok önemlidir. Niyet değişmeye başladığında, azıcık bozulduğunda arkasından bir çok olumsuzluk çorap söküğü gibi peş peşe gelir.
Konuyu daha iyi anlamak açısından aşağıdaki ayet üzerinde düşünelim.
"Onlar eğrilik yapınca Allah da kalplerini eğriltti. Allah günaha saplananları doğruya eriştirmez.”(Saff/5)
Ali USLU - 04/06/2026 - TAVŞANLI

İKİ DOKTOR ARASINDA KALP KRİZİ

 Yeğenlerimden birisi uzman doktor.  Epeyce önce ilginç bir olay anlatmıştı. Bana ilginç gelen olayı ben de size anlatayım.

Anlattığına göre bayram için Tavşanlı'ya geliyor. Akşam namazı için evlerine yakın olan Yunus Emre Camiine gidiyor. Cemaatle namaz kılarken cemaate yetişmek için biraz  hızlıca hareket eden bir şahıs gelip yeğenin yanına namaza duruyor. Namaz esnasında birden yere düşüyor. Yeğen derhal namazı bozarak müdahale ediyor. Aynı safta olan başka bir şahıs daha geliyor (kendisinin kalp doktoru olduğunu söylüyor. hastayı kontrol ediyor ve kalp krizi geçirdiğini söylüyor. Sonra yapılması gereken ilk müdahaleyi yapıyor. (Muhtemelen o doktor da bayram için Tavşanlı'dadır.) Bu arada yeğen ambulans çağırıyor. Ambulans gelir gelmez (o zamanlar acilde çalıştığı için el pratikliği olduğundan hemen damar yolunu açarak gerekli ilaç veriliyor. Ve kalp doktoru da ambulansla hastaneye gidiyor...

 Hasta tedavi olmuş ki zaman zaman çarşılarda görüyorum.

Yeğen diyor ki: "Dayı adam ne kadar şanslıymış. İki doktorun arasında kalp krizi geçirdi."

Yeğenim bu olayı anlatınca rahmetli Mustafa Koç aklıma geldi. Beyefendinin özel doktoru genelde yakınlarında oluyor fakat kalp krizi geçirdiğinde oralarda değilmiş ve olaya müdahale edemiyor. Kendi hastanesine bile götürmeye fırsat olmuyor ve başka bir hastanede vefat ediyor.

Biz genelde sebepleri biliyor ve sebepler üzerinden konuşuyoruz. Fakat bir de, sebeplerin sebepleri vardır. Yani o sebeplere sebep olan şeyler de vardır. İşte onları çoğu kez ıskalıyoruz.

Rabbimiz hepimize hayırlı ömürler, emaneti teslim etme zamanı geldiğinde de hayırlı ölümler ihsan eylesin.


MANŞET!

İNSANI ÖZGÜRLEŞTİREN İKİ CÜMLE.

  Allahu Ekber" - Allah en büyüktür, Allah tek büyüktür" Sözüne iman etmiş kimseler için artık diğer tüm büyükler(!) (büyüklük tas...