BÖYLE DE OLUR MU
GÜNÜN KÂRI
BU GÜNÜN KÂRI
Bugün Osman Nuri Topbaş Hocaefendi Tavşanlı'mızı şereflendirdiler.
Bir kardesimizin torunlarının (aynı zamanda öğrencimizin çocuklarının) sünnet merasimi için davetliydim.
Davetiyede saat 11:30 da Osman Nuri Topbaş Hocaefendinin sohbeti olduğu bilgisi de vardı.
Hem sohbet dinlemek, hem de dost gönüllemek maksadıyla Fevziye hanım Kur'an Kursuna gittim. Saat 11:15 de vardığımda kursun çevresi arabalarla dolmuştu, araba koymak için baya uzaklara gitmek durumunda kaldım.
Kur'an Kursunun büyük sosyal tesisleri varmış. sohbet mekanına ulaştığımda güzel sesli iki zât, salât-ı ümniyye, ve ilahiler okuyorlardı.
Saat 11:32 de Hocaefendi beraberinde bir grupla geldiler ve hemen kürsüye geçtiler. Yani program belirtilen saatte başladı. Bundan çok etkilendim.
Bu tür proğramlarda tam zamanında başlayan programlara şimdiye kadar çok az rastlamıştım.
Ön tarafı erkeklere, arka tarafı bayanlara ayrılmış olan sohbetin yapılacağı üstü kapalı oldukça büyük alan doluydu.
Duyduğuma göre çevre ilçelerden de epeyce gelenler olmuş.
Hocaefendiye intisabım yok, fakat tasavvuf anlayışını beğenirim. Hem kendisine hem görüşlerine değer veririm. Çünkü şimdiye kadar aşırı bir sözünü duymadım. İlmi, ibadetleri ve güzel ahlakı önceleyen bir tasavvuf anlayışı var. Kendisini ön plana çıkarmıyorlar.
Program, kıraati güzel bir hocanın Furkan suresi 63. âyetten sonraki ayetleri tilavetiyle başladı.
Tilavet bitince Hocaefendi konuşmasına okunan ayetlerin bazılarını açıklayarak başladı. Özetle Mü'minleri Allah'a yaklaştıran şeyleri anlattı. Yer yer kişiyi Allah'tan uzaklastıran bazı şeyleri de söyleyerek ikaz ettiler. Sohbet boyunca Kur'ân- Kerimdeki bazı emir ve tavsiyeleri, Peygamber Efendimizin tavsiye ve uygulamalarını anlatarak iyi bir mü'min olmanın yollarını hatırlattılar ve sohbete gelenleri teşvik ettiler.
Tavşanlı'ya kadar gelen gönül ehli büyüğümüzden azami istifa edebilmek için iki şey yapmaya karar verdim ve yapmaya çalıştım.
1- Sohbeti oradaki topluma değil de bizzat kendime yapılıyormuş gibi dinlemeye çalıştım.
2-Sohbeti dinlerken sanki hiç bir şey bilmiyormuş ve dinlediğim şeyleri ilk kez duyuyormuşum gibi dinlemeye çalıştım.
Bu iki şey daha iyi öğrenmemi ve daha çok istifade etmemi sağladı. Yaklaşık bir saat sonra oturduğum iskemlede belim ağrımaya başladı ve konsantram azaldı.
Sohbet saat 13 de dua ile sona erdi.
Cemaatle kılınan öğle namazından sonra, yemekler ikram edildi.
Sohbetten sonra bazı eski öğrencilerimi ve uzun zamandan beri görmediğim bazı kardeşlerimizi gördüm. Hal hatır sorduk hasbihal ettik. Bunlar da bugünün güzelliklerinden idi.
Elhamdülillah...
14/06/2026 Ali USLU - TAVŞANLI.
AKILLI KİŞİ KİMDİR?
Akıllı kişilerin bir özelliği de karını zararını bilerek ona göre davranmasıdır değil mi?
TEFEKKÜR
TEFEKKÜR
PSİKOLOG PROBLEMLERİ -2
PSİKOLOG PROBLEMLERİ -2
NİYET ÖNEMLİDİR.
İKİ DOKTOR ARASINDA KALP KRİZİ
Yeğenlerimden birisi uzman doktor. Epeyce önce ilginç bir olay anlatmıştı. Bana ilginç gelen olayı ben de size anlatayım.
Anlattığına göre bayram için Tavşanlı'ya geliyor. Akşam namazı için evlerine yakın olan Yunus Emre Camiine gidiyor. Cemaatle namaz kılarken cemaate yetişmek için biraz hızlıca hareket eden bir şahıs gelip yeğenin yanına namaza duruyor. Namaz esnasında birden yere düşüyor. Yeğen derhal namazı bozarak müdahale ediyor. Aynı safta olan başka bir şahıs daha geliyor (kendisinin kalp doktoru olduğunu söylüyor. hastayı kontrol ediyor ve kalp krizi geçirdiğini söylüyor. Sonra yapılması gereken ilk müdahaleyi yapıyor. (Muhtemelen o doktor da bayram için Tavşanlı'dadır.) Bu arada yeğen ambulans çağırıyor. Ambulans gelir gelmez (o zamanlar acilde çalıştığı için el pratikliği olduğundan hemen damar yolunu açarak gerekli ilaç veriliyor. Ve kalp doktoru da ambulansla hastaneye gidiyor...
Hasta tedavi olmuş ki zaman zaman çarşılarda görüyorum.
Yeğen diyor ki: "Dayı adam ne kadar şanslıymış. İki doktorun arasında kalp krizi geçirdi."
Yeğenim bu olayı anlatınca rahmetli Mustafa Koç aklıma geldi. Beyefendinin özel doktoru genelde yakınlarında oluyor fakat kalp krizi geçirdiğinde oralarda değilmiş ve olaya müdahale edemiyor. Kendi hastanesine bile götürmeye fırsat olmuyor ve başka bir hastanede vefat ediyor.
Biz genelde sebepleri biliyor ve sebepler üzerinden konuşuyoruz. Fakat bir de, sebeplerin sebepleri vardır. Yani o sebeplere sebep olan şeyler de vardır. İşte onları çoğu kez ıskalıyoruz.
Rabbimiz hepimize hayırlı ömürler, emaneti teslim etme zamanı geldiğinde de hayırlı ölümler ihsan eylesin.
MANŞET!
İNSANI ÖZGÜRLEŞTİREN İKİ CÜMLE.
Allahu Ekber" - Allah en büyüktür, Allah tek büyüktür" Sözüne iman etmiş kimseler için artık diğer tüm büyükler(!) (büyüklük tas...