ABARTILI SAYGI GÖSTERİSİ
KAPIYI ÇARPMADAN ÇIKMALISIN.
Değerli kardeşim,
"Çıktığın kapıyı çarparak çıkma! Bir gün geri dönecek olursun" demiş atalarımız.
Sözlerimize, tavırlarımıza ve davranışlarımıza her zaman dikkat etmeliyiz fakat özellikle öfkelendiğimiz zaman daha bir dikkat etmeliyiz.
Peygamber efendimiz de:
"Sevdiğin kişiyi ihtiyatlı sev bir gün (aranız açılabilir) buğz ettiğin bir kişi olabilir.
Buğz ettiğin kişiye de ihtiyatla buğz et. Bir gün dostun olabilir" diyerek öğüt vermişler dostlukla ve hasımlıkta dengeli olmayı tavsiye etmişlerdir.
Selam ve dualarımla...
PROBLEMLERİN SEBEPLERİ...
Değerli kardeşim,
Yakın çevremizle olan problemlerimizin en önemli sebeplerinden birisi;
Kendimiz mükemmel olmadığımız halde onlardan mükemmellik beklemek, kendimizin bir çok hataları olduğu halde onların hatasız olmalarını beklemektir.
Selam ve dualarımla...
Ali USLU
BİLGENİN NASİHATİ
Ziyarete gelen gençler yaşlı bilgeye dediler ki:
"Efendim bize nasihat eder misiniz."
"Estağfirullah" dedi bilge. "Gerek kendi hayatımda gerek çevremde müşahede ettiğim şeylerin bazıları şunlardır:
"Ağızdan çıkan iddialı cümleler genelde kişinin imtihanı olurmuş. Bunun için insan iddialı sözlerden, büyük konuşmaktan kaçınmalıdır.
Mütevazilik her zaman kazandırıyor. Sözlerde, tavırlarda yapılan kibir Ahirette kaybettireceği gibi dünyada da çok şey kaybettiriyor."
"Bilerek veya farkında olmadan söylediğimiz / yaptığımız haddi aşan şeyler için bol bol istiğfar etmeliyiz."
AKILLI KİŞİ KİMDİR
Yaşlı bilgiye sordular:
-Akıllı kişi diye kime denir?
Bilge biraz düşündükten sonra cevap verdi:
-Kârını zararını bilen kimseye denir.
Biraz bekledikten sonra devam etti.
" Kar - zarar meselesini sadece dünyalık olarak söylemedim. Ebedi âleme inananlar için kâr - zarar mevzuunda öncelik elbette Âhiretle ilgilidir.
SAKIN KİMSEYE SÖYLEME
Meşhur bir hikaye vardır.
Adamın birisi çölde devesiyle giderken bir adam devesinin kaybolduğunu söyleyerek yardım istemiş.(Çölde, bazen kişi istirahat için devesini bağlayıp uyuduğunda deve bağlı olduğu yerden yularını kopararak veya başka bir şekilde kaçarmış. Yiyecekleri ve suyu devenin üzerinde olduğu için de böyle durumlarda devesi kaçan bir şahıs için şayet yoldan geçenlerden yardım eden olmazsa sonu ölüm demekmiş.)
Deveyle giden adam yardım isteyen kişiyi devesine alıp arka tarafa oturtmuş. Giderken arkadaki şahıs hançeri adamın sırtına dayamış. Niyeti adamı öldürüp devesini ve mallarını gasbetmekmiş.
Adam demiş ki: "Beni öldüreceksin bunu biliyorum fakat senden bir ricam var. Ne olur bu yaptığını kimse bilmesin. Çünkü bu çöller yüz yıllardır varlar. Yüz yıllardır bu çöllerden yolcular geçer ve bazılarının devesi ölür veya kaybolur bu durumda başka yolcular onları develerine alarak yardım ederler. Bu yaptığın duyulursa korkarım kimse yolda kalanlara yardım etmez ve pek çok masum kişi bu çöllerde helak olurlar."
İzmir'deki çok üzücü taksici cinayetini okuduğumda bu hikayeyi hatırladım. Bu tür üzücü olaylar bireysel olsa da etkileri toplumsal oluyor maalesef. İnsanların iyilik yapma duyguları zarar görüyor bu sebeple pek çok gerçekten yardıma muhtaç kişi de yardımsız kalıyor.
HAKLI OLMAK YETERLİ MİDİR
HAKLI OLMAK YETERLİ MİDİR?
İlişkilerimizde haklı durumda olduğumuzu düşünmek bize güç verir. Fakat haklı olmak her zaman istediğimiz neticeyi almamız için yeterli değildir. Haklı olmanın yanında akıllı olmak / akıllı davranmak da gereklidir.
Örnekle açıklamaya çalışalım:
Diyelim ki siz aracınızla çevre yoluna çıkacaksınız. Işıklarda beklediniz ve size yeşil yandı. Tam hareket etmek üzereyken baktınız solunuzdan bir kamyon bastırmış geliyor, kırmızı ışıkta geçme ihtimali yüksek... Adam dalgın mı, sarhoş mu, frenleri mi patladı, bilmiyorsunuz. Bu durumda ne yaparsınız?
Ya durulp kamyonun geçmesini beklersiniz, ki bu durumda akıllılık etmiş canınızı ve malınızı korumuş olursunuz. Ya da "yol benim hakkım" deyip devam edersiniz...
Haklısınız, yol sizin, ama bu haklılık canınıza ve malınıza zarar gelmesini engelleyemez. Haklı olduğunuz halde yaralanabilir veya ölebilirsiniz.
İnsanlarla ilişkilerimiz de böyledir. Bazen haklı olduğumuz halde frene basmak gerekebilir. Yoksa kaza, kaçınılmaz olur.
Ayrıca, bizim kendimizi haklı zannetmemiz illaki haklı olduğumuzu göstermez. Belki muhatabımız da kendini haklı görüyordur.
Özellikle, evli çiftlerin bu konuya çok dikkat etmesi gerekir. Haklı olduğunu zannettiği durumlarda bile firene basmalı, kontrolü kaybetmemelidir. Biz buna sabır diyoruz.
Aksi halde aile yuvası kazaya uğrayıp hasar görebilir, dağılabilir. Bu sebeple kavgalar olabilir, hatta cinayetle sonuçlanabilir.
Yüce Kitabımız Kur'anda “Muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir” (2/153) buyuruluyor.
Haklı da olsak haksız da olsak sabırlı olmak, netice itibariyle bizi kazançlı hale getirir.
Ali USLU
MANŞET!
İNSANI ÖZGÜRLEŞTİREN İKİ CÜMLE.
Allahu Ekber" - Allah en büyüktür, Allah tek büyüktür" Sözüne iman etmiş kimseler için artık diğer tüm büyükler(!) (büyüklük tas...