
-Kardeşim
" her çocuk özeldir" diye bir söz vardır ya, bu durum din eğitimi
için de geçerlidir. Kişilerin öğrenme süreleri, ilgi alanları, onları motive
edecek etkenler farklı farklıdır. Bu durum kardeşlerde bile birbirinden farklı
olabilir. Birisini motive eden şey diğerinde etkili olmayabilir. Bunları
deneyerek öğrenebilirsin. Fakat din eğitiminde bütün çocuklar için geçerli şu
kurallara dikkat etmelisin.
1-
Kesinlikle bıktırmamalısın. Gönderdiğin yer çocuğu bıktırıyorsa, önlem
almalısın. Mesela hocalarıyla konuşup durumunu izah edebilirsin. Olmuyorsa
başka bir yeri deneyebilirsin. Bilmeyen çocuklara ileride
öğretme şansımız vardır. Fakat, bıktırılmış, nefret ettirilmiş bir çocuğa ileride anlatma şansımız oldukça zayıftır.
Konuyla alakalı yaşadığım bir olayı anlatayım. Bir ilk öğretim okulunda çalışırken, önceden tanışık olduğumuz bir şahsın çocuğu da o okuldaymış. Benden rica etti.
-Hocam! Ben çocuğuma din konusunda etki edemiyorum. Siz bir konuşabilir misiniz?
"Tamam" dedim ve müsait bir zamanda çağırdım çocuğu. Biraz konuşunca, biraz inatçı bir yapıya sahip çocuğun, dine ve dinle ilgili şeylere kendisini kapadığını müşahede ettim. Babasının güzel gördüğü her şeye de mesafeliydi. Hatta babasının rahatsız olduğu şeylere meyilliydi. Babasıyla tanışık olduğumuz için bana da mesafeli durdu.
Çocuğun dediği şu sözü unutmadım.
-Hocam! Ben ilk okul birinci sınıfa giderken babam bana dedi ki: "Sana söylediğim kadar şu köpeğe söyleseydim şimdiye kadar çoktan namaza başlardı."
Anladım ki, bunun gibi sözler yüzünden çocuk dinden ve babasının inançlarından uzaklaşmış. Yani babası çocuğunu dinden soğutmuş. Benim yapabileceğim bir şey kalmamıştı. Halbuki dine mesafeli ailelerin çocuklarıyla bile rahat iletişim kurabiliyordum. Bıktırıldığı için onunla kuramadım.
2- Sevdireceksin. Sevdirecek hocalar bulacaksın. Bunun için merhamet gerekir, sabır gerekir, pedegoji gerekir. "Aferim"in bol olacak. Yaptığı güzelliklerin farkına varıp teşvik edeceksin. Olumsuzluklarda sabredeceksin.
Konuyla alakalı yaşadığım bir olayı anlatayım. Bir ilk öğretim okulunda çalışırken, önceden tanışık olduğumuz bir şahsın çocuğu da o okuldaymış. Benden rica etti.
-Hocam! Ben çocuğuma din konusunda etki edemiyorum. Siz bir konuşabilir misiniz?
"Tamam" dedim ve müsait bir zamanda çağırdım çocuğu. Biraz konuşunca, biraz inatçı bir yapıya sahip çocuğun, dine ve dinle ilgili şeylere kendisini kapadığını müşahede ettim. Babasının güzel gördüğü her şeye de mesafeliydi. Hatta babasının rahatsız olduğu şeylere meyilliydi. Babasıyla tanışık olduğumuz için bana da mesafeli durdu.
Çocuğun dediği şu sözü unutmadım.
-Hocam! Ben ilk okul birinci sınıfa giderken babam bana dedi ki: "Sana söylediğim kadar şu köpeğe söyleseydim şimdiye kadar çoktan namaza başlardı."
Anladım ki, bunun gibi sözler yüzünden çocuk dinden ve babasının inançlarından uzaklaşmış. Yani babası çocuğunu dinden soğutmuş. Benim yapabileceğim bir şey kalmamıştı. Halbuki dine mesafeli ailelerin çocuklarıyla bile rahat iletişim kurabiliyordum. Bıktırıldığı için onunla kuramadım.
2- Sevdireceksin. Sevdirecek hocalar bulacaksın. Bunun için merhamet gerekir, sabır gerekir, pedegoji gerekir. "Aferim"in bol olacak. Yaptığı güzelliklerin farkına varıp teşvik edeceksin. Olumsuzluklarda sabredeceksin.
3- Güzel örnek olacaksın, ve güzel örneklerle tanıştıracaksın. Gönderdiğin hocaların söz-davranış uyumuna dikkat edeceksin. Çünkü, davranışlar sözlerden daha etkilidir.
KONUYLA İLGİLİ DİĞER YAZIMIZİÇİN: (Din eğitimi ayet ve hadislere göre nasıl verilmelidir)
http://www.aliuslu.net/2018/09/egitimde-metot-ozellikle-din-egitiminde.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder