DERVİŞ VE EBABİL KUŞLARI (Tefekkür yazıları)


Derviş, Fil Suresini okuyup üzerinde tefekkür ederken, Ebrehe'nin ordusunun ebabil kuşlarıyla helak edilişi üzerinde yoğunlaştı.
Ebabil, sürü halinde uçan, küçük kuş topluluklarına deniliyordu.

 Bu kırlangıç kadar küçük kuşların silah olarak da gagalarında taşıdıkları minnacık taşlar vardı. Taşları çok yukarıdan ordunun üzerine bırakınca, ordu hem psikolojik olarak yılgınlığa uğramış, hem kaçışırken birbirlerini ezmiş hem de taşların etkisiyle bizzat yaralanmışlardı veya ölmüşlerdi.
Zihninde şöyle bir soru oluştu:
"Her şeye gücü yeten Rabbu’l -Alemin, kendisini çok güçlü gören, adeta "bizim karşımıza kimse çıkamaz" diyen gurur-kibir ordusuna karşı, kartal gibi büyük yırtıcı kuşları da gönderebilirdi.
Yüzlerce büyük kuş ,ayaklarında taşıdıkları yumruk gibi, hatta kafa gibi taşları yukarıdan bırakabilirlerdi. Veya yukarıdan hızla dalıp pençeleriyle çarpıp havalanabilirlerdi. Acaba neden büyük kuş ve büyük taşlar yerine küçük kuşlar- minnacık taşlar kullanıldı?"
Zihninde cevap niteliğindeki düşünceler şunlar oldu:
"Burada kibir ordusuyla, alay ederek helak etmek var. Normalde küçük bir çocuğun bile eliyle sıktığında öldürebileceği küçük kuşlarla bile Cenab-ı Hakk en güçlü orduyu helak ediyorsa büyük kuşları siz düşünün artık, der gibi."

Derviş, bu gün Fil suresi üzerinde düşündüğünde, bu olayı,
“ Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır...” (Fetih /7) ayetinin yaşanmış bir tefsiri olarak düşündü.
Diğer yazılarımız için: www.aliuslu.net


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

RÖPORTAJ

 https://youtu.be/Wo_cX-JKGWU?si=O2IpQY7RbOpsRdhV