
Ben de bu
konudaki görüşlerimi aktarayım:
Bazen
müşahede ettiğim problemli evliliklerde problemin, kişilik dikkate alınmadan
kimlik evliliğinden kaynaklandığını seziyorum.
Ne demek
kimlik evliliği? Şu demek. Mesela ,Müslümanlık, veya falan ırka mensup olmak
üst kimliktir.
Falan
şehirden olmak, öğretmenlik, doktorluk, falan okul mezunu olmak bir kimliktir.
Falan gruba ait olmak, falan siyasi görüşe sahip olmak da alt kimliklerdir
Evlilikte kimlik
önemlidir ama yeterli değildir. Kimliğin yanında kişiliğin de birbirine uygun
olması önemlidir.
Her meslek
erbabının içerisinde dindarı, az dindarı veya dinsizi olabilir. Her grubun içerisinde
ahlaklısı-ahlaksızı, cömerti -cimrisi, kibarı –kabası olabilir.
Evliliğin mutlu bir şekilde devam edebilmesi için kişiliklerin de birbirine yakın olması önemlidir dedik. Mesela, aynı meslek grubundan ahlak anlayışları farklı kişilerin evliliği ne kadar mutluluk getirir. Aynı dünya görüşüne, hatta aynı mesleğe sahip kişilerden birisi son derece nazik, diğeri kaba saba bir kimseyse bu evlilikte huzur olabilir mi?
Rabbimiz Yüce Kitabında buyuruyor ki:
"Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.”(Rûm : 21)
Ayeti-i kerimeden anladığım, normal bir evlilikte Rabbü'l- Alemin eşlerin arasına sevgi ve merhameti koyuyor. Bu iki duyguyu devam ettirmek ise, eşlerin gayretine ve uyumuna bağlı oluyor. Mesela eşlerin birbirlerine karşı saygı, sadakat, sabır, sorumluluk dibi davranışları sevgi ve merhametin artmasına sebep olurken, bunların azalması bu iki duyguyu azaltabiliyor.
Netice olarak sevgi ve merhametin sürdüğü evlilikler uzun soluklu ve huzurlu oluyor. Bunların tükendiği evlilikler ya yürümüyor ya da ayıp-günah korkusuyla zoraki yürüyor. Sevginin kalmadığı fakat merhametin devam ettiği evlilikler ise eşlerin çok fazla beklentileri yoksa huzurlu bir şekilde devam edebiliyor.
Diğer yazılarımız için: www.aliuslu.net
Evliliğin mutlu bir şekilde devam edebilmesi için kişiliklerin de birbirine yakın olması önemlidir dedik. Mesela, aynı meslek grubundan ahlak anlayışları farklı kişilerin evliliği ne kadar mutluluk getirir. Aynı dünya görüşüne, hatta aynı mesleğe sahip kişilerden birisi son derece nazik, diğeri kaba saba bir kimseyse bu evlilikte huzur olabilir mi?
Rabbimiz Yüce Kitabında buyuruyor ki:
"Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.”(Rûm : 21)
Ayeti-i kerimeden anladığım, normal bir evlilikte Rabbü'l- Alemin eşlerin arasına sevgi ve merhameti koyuyor. Bu iki duyguyu devam ettirmek ise, eşlerin gayretine ve uyumuna bağlı oluyor. Mesela eşlerin birbirlerine karşı saygı, sadakat, sabır, sorumluluk dibi davranışları sevgi ve merhametin artmasına sebep olurken, bunların azalması bu iki duyguyu azaltabiliyor.
Netice olarak sevgi ve merhametin sürdüğü evlilikler uzun soluklu ve huzurlu oluyor. Bunların tükendiği evlilikler ya yürümüyor ya da ayıp-günah korkusuyla zoraki yürüyor. Sevginin kalmadığı fakat merhametin devam ettiği evlilikler ise eşlerin çok fazla beklentileri yoksa huzurlu bir şekilde devam edebiliyor.
Diğer yazılarımız için: www.aliuslu.net
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder