KUR’AN’DAN BAZI DUA AYETLERİ
Hz.ADEM VE EŞİNİN DUASI
Ayetin meali
(Âdem ile eşi) dediler ki: Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.(A'râf : 23)
Ayetin dua bölümü ve anlamı:
رَبَّـنَا ظَلَمْنَٓا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ين
"Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz."" (A'râf; 23)
HZ. İBRAHİM’İN DUASI
رَبَّـنَا ظَلَمْنَٓا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ين
"Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz."" (A'râf; 23)
HZ. İBRAHİM’İN DUASI
رَبِّ هَبْ ل۪ي حُكْماً وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَۙ ﴿٨٣﴾وَاجْعَلْ
ل۪ي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْاٰخِر۪ينَۙ ﴿٨٤﴾ وَاجْعَلْن۪ي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّع۪يمِۙ
﴿٨٥﴾
وَلَا تُخْزِن۪ي يَوْمَ يُبْعَثُونَۙ ﴿٨٧﴾
"Ey Rabbim! Bana hikmet ver ve beni salih kimseler arasına kat."
"Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan eyle."
"Beni Naîm cennetinin varislerinden kıl."
"(Kulların) diriltilecekleri gün beni mahcup etme!"(Şuarâ : 83,84,85, 87)
وَلَا تُخْزِن۪ي يَوْمَ يُبْعَثُونَۙ ﴿٨٧﴾
"Ey Rabbim! Bana hikmet ver ve beni salih kimseler arasına kat."
"Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan eyle."
"Beni Naîm cennetinin varislerinden kıl."
"(Kulların) diriltilecekleri gün beni mahcup etme!"(Şuarâ : 83,84,85, 87)
****
ربِّ اجْعَلْن۪ي مُق۪يمَ الصَّلٰوةِ وَمِنْ ذُرِّيَّت۪يۗ رَبَّـنَا وَتَقَبَّلْ دُعَٓاءِ ﴿٤٠﴾
ربِّ اجْعَلْن۪ي مُق۪يمَ الصَّلٰوةِ وَمِنْ ذُرِّيَّت۪يۗ رَبَّـنَا وَتَقَبَّلْ دُعَٓاءِ ﴿٤٠﴾
رَبَّـنَا اغْفِرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ يَوْمَ يَقُومُ
الْحِسَابُ۟ ﴿٤١﴾
«Ey
Rabbimiz! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle Ey
Rabbimiz! Duamı kabul et!» İbrâhîm : 40
"Rabbimiz! Hesabın görüleceği günde, beni, ana-babamı ve müminleri bağışla. " İbrâhîm : 41
SÜLEYMAN ALEYHİSSELAMIN DUASI
"(Süleyman) onun sözünden dolayı gülümsedi ve dedi ki: Ey Rabbim! Beni, gerek bana gerekse ana-babama verdiğin nimete şükretmeye ve hoşnut olacağın iyi işler yapmaya muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat." (Neml; 19)
Ayetin dua bölümü ve anlamı
"Rabbimiz! Hesabın görüleceği günde, beni, ana-babamı ve müminleri bağışla. " İbrâhîm : 41
SÜLEYMAN ALEYHİSSELAMIN DUASI
"(Süleyman) onun sözünden dolayı gülümsedi ve dedi ki: Ey Rabbim! Beni, gerek bana gerekse ana-babama verdiğin nimete şükretmeye ve hoşnut olacağın iyi işler yapmaya muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat." (Neml; 19)
Ayetin dua bölümü ve anlamı
رَبِّ اَوْزِعْن۪ٓي اَنْ اَشْكُرَ
نِعْمَتَكَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْملْ صَالِحا تَرْضٰيهُ وَاَدْخِلْن۪ي بِرَحْمَتِكَ
ف۪ي عِبَادِكَ الصَّالِح۪ينَ
" Ey Rabbim! Beni, gerek bana gerekse ana-babama verdiğin nimete şükretmeye ve hoşnut olacağın iyi işler yapmaya muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat." (Neml; 19)
HZ YUSUF’UN DUASI
" Ey Rabbim! Beni, gerek bana gerekse ana-babama verdiğin nimete şükretmeye ve hoşnut olacağın iyi işler yapmaya muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat." (Neml; 19)
HZ YUSUF’UN DUASI
تَوَفَّن۪ي مُسْلِماً وَاَلْحِقْن۪ي
بِالصَّالِح۪ينَ
“… Benim canımı müslüman olarak al ve beni Salihler arasına kat." (Yûsuf; 101)
Hz EYYÜB’ÜN DUASI
“Eyyûb'u da hatırla. Hani o Rabbine, "Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin" diye niyaz etmişti.” (Enbiyâ : 83)
Ayetin dua haline gelmiş hali:
“… Benim canımı müslüman olarak al ve beni Salihler arasına kat." (Yûsuf; 101)
Hz EYYÜB’ÜN DUASI
“Eyyûb'u da hatırla. Hani o Rabbine, "Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin" diye niyaz etmişti.” (Enbiyâ : 83)
Ayetin dua haline gelmiş hali:
رَبّ اَنّ۪ي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ
“ Rabbim! Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin" Enbiyâ : 83
“ Rabbim! Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin" Enbiyâ : 83
*******
ASHAB-I KEHFİN DUASI
"O (yiğit) gençler mağaraya sığınmışlar ve: Rabbimiz! Bize tarafından rahmet ver ve bize, (şu) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla! demişlerdi." (Kehf; 10)
ASHAB-I KEHFİN DUASI
"O (yiğit) gençler mağaraya sığınmışlar ve: Rabbimiz! Bize tarafından rahmet ver ve bize, (şu) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla! demişlerdi." (Kehf; 10)
رَبَّنَٓا اٰتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً
وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ اَمْرِنَا رَشَداً
" Rabbimiz! Bize tarafından rahmet ver ve bize, (şu) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla!(göster) " (Kehf; 10)
" Rabbimiz! Bize tarafından rahmet ver ve bize, (şu) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla!(göster) " (Kehf; 10)
PEYGAMBER
EFENDİMİZE ÖĞRETİLEN DUALARDAN…
"(Ey Muhammed!) Yüz çevirirlerse de ki: Allah bana yeter. O'ndan başka ilâh yoktur. Ben sadece O'na güvenip dayanırım. O yüce Arş'ın sahibidir." (Tevbe;129)
"(Ey Muhammed!) Yüz çevirirlerse de ki: Allah bana yeter. O'ndan başka ilâh yoktur. Ben sadece O'na güvenip dayanırım. O yüce Arş'ın sahibidir." (Tevbe;129)
Dua bölümü ve anlamı:
حَسْبِيَ اللّٰهُۘ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ
“Allah bana yeter. O'ndan başka ilâh yoktur. Ben sadece O'na güvenip dayanırım. O yüce Arş'ın sahibidir." (Tevbe; 129)
حَسْبِيَ اللّٰهُۘ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ
“Allah bana yeter. O'ndan başka ilâh yoktur. Ben sadece O'na güvenip dayanırım. O yüce Arş'ın sahibidir." (Tevbe; 129)
******
“Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım! Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım, Rabbim!”( Mü'minûn : 97-98)
“Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım! Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım, Rabbim!”( Mü'minûn : 97-98)
Ayetlerin
dua bölümü ve anlamı
رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاط۪ينِۙ
وَاَعُوذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَحْضُرُونِ
"Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım!" (40/ 97)
"Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım, Rabbim!" (Mü'minûn; 98)
MÜMİNLERE ÖĞRETİLEN DUALAR:
رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا
مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةًۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ ﴿٨﴾
"Rabbimiz! Muhakkak sen insanları geleceğinde asla şüphe olmayan bir günde toplayacaksın. Şüphesiz Allah sözünden dönmez." (Âl-i İmrân; 9)
********
"Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kâfir topluma karşı bize yardım et" demekten ibaretti. Âl-i İmrân : 147
“Rabbimiz! günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sabit kıl, kâfirler güruhuna karşı da bize yardım et!”
(Âl-i İmrân, 3/147)
"Rabbimiz! Doğrusu biz ‘Rabbinize inanın!’ diyerek, imana çağıran bir davetçiyi işitip iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve iyilerle birlikte canımızı al." (Âl-i İmrân; 193)
رَبَّنَا وَاٰتِنَا مَا وَعَدْتَنَا عَلٰى رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْم۪يعَادَ
"Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığıyla bize vaad ettiklerini ver bize; kıyamet gününde bizi rezil etme. Sen asla sözünden caymazsın."" (Âl-i İmrân; 194)
****
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَس۪ينَٓا اَوْ اَخْطَأْنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَٓا اِصْراً كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى
الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِه۪ۚ وَاعْفُ عَنَّا۠ وَاغْفِرْ لَنَا۠ وَارْحَمْنَا۠ اَنْتَ مَوْلٰينَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ
"Ve şöyle derler: Rabbimiz! Cehennem azabını üzerimizden sav. Doğrusu onun azabı gelip geçici değil, devamlıdır." (Furkân; 65)
"Onlar, "Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle" diyenlerdir." (Furkân; 74)
****
"Kullarımdan, "Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" diyen bir grup var idi." (Mü'minûn; 109)
"Onlardan, "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru" diyenler de vardır." (Bakara; 201)
HZ İBRAHİMİN YANINDA BULUNAN MÜMİNLERİN DUASI
رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاط۪ينِۙ
وَاَعُوذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَحْضُرُونِ
"Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım!" (40/ 97)
"Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım, Rabbim!" (Mü'minûn; 98)
*******
"De ki:
"Rabbim! Bağışla, merhamet et. Çünkü sen merhamet edenlerin en
hayırlısısın!"" (Mü'minûn;
118)
رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاَنْتَ
خَيْرُ الرَّاحِم۪ينَ
"Rabbim! Bağışla, merhamet et. Çünkü
sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!"" (Mü'minûn; 118)
********
“Ve şöyle
niyaz et: Rabbim! Gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla; çıkacağım yerden de
dürüstlükle çıkmamı sağla. Bana tarafından, hakkıyla yardım edici bir kuvvet
ver. “İsrâ : 80
رَبِّ اَدْخِلْن۪ي مُدْخَلَ صِدْقٍ
وَاَخْرِجْن۪ي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَلْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ سُلْطَاناً نَص۪يراً
“ Rabbim!
Gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla; çıkacağım yerden de dürüstlükle
çıkmamı sağla. Bana tarafından, hakkıyla yardım edici bir kuvvet ver. İsrâ : 80
*******
"De ki:
"Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin.
Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil
edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü
yetensin." Âl-i İmrân : 26"Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye
sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de
hesapsız rızık verirsin." Âl-i
İmrân : 27
Ayetlerin
dua bölümü ve anlamı:
اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَٓاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَٓاءُۘ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَٓاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَٓاءُۜ بِيَدِكَ الْخَيْرُۜ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ﴿٢٦﴾
اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَٓاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَٓاءُۘ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَٓاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَٓاءُۜ بِيَدِكَ الْخَيْرُۜ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ﴿٢٦﴾
تُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ
وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۘ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ
الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّۘ وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ ﴿٢٧﴾
"Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü
dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz
edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye
hakkıyla gücü yetensin." Âl-i İmrân : 26
"Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye
sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de
hesapsız rızık verirsin." Âl-i İmrân : 27
“Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra
kalplerimizi saptırma, bize tarafından bir rahmet bağışla. Hiç kuşku yok, lutfu
bol olan yalnız sensin.” Âl-i İmrân : 8
رَبَّنَٓا اِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُخْلِفُ الْم۪يعَادَ۟ ﴿٩﴾
"Rabbimiz! Muhakkak sen insanları geleceğinde asla şüphe olmayan bir günde toplayacaksın. Şüphesiz Allah sözünden dönmez." (Âl-i İmrân; 9)
********
"Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kâfir topluma karşı bize yardım et" demekten ibaretti. Âl-i İmrân : 147
Ayetin dua bölümü ve anlamı:
رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَاِسْرَافَنَا
ف۪ٓي اَمْرِنَا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلىَ الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ
﴿١٤٧﴾ “Rabbimiz! günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sabit kıl, kâfirler güruhuna karşı da bize yardım et!”
(Âl-i İmrân, 3/147)
******
رَبَّنَٓا اِنَّـنَا سَمِعْنَا مُنَادِياً يُنَاد۪ي لِلْا۪يمَانِ اَنْ اٰمِنُوا بِرَبِّكُمْ فَاٰمَنَّاۗ رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّـَٔاتِنَا وَتَوَفَّـنَا مَعَ الْاَبْرَارِۚ"Rabbimiz! Doğrusu biz ‘Rabbinize inanın!’ diyerek, imana çağıran bir davetçiyi işitip iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve iyilerle birlikte canımızı al." (Âl-i İmrân; 193)
رَبَّنَا وَاٰتِنَا مَا وَعَدْتَنَا عَلٰى رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْم۪يعَادَ
"Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığıyla bize vaad ettiklerini ver bize; kıyamet gününde bizi rezil etme. Sen asla sözünden caymazsın."" (Âl-i İmrân; 194)
****
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَس۪ينَٓا اَوْ اَخْطَأْنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَٓا اِصْراً كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى
الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِه۪ۚ وَاعْفُ عَنَّا۠ وَاغْفِرْ لَنَا۠ وَارْحَمْنَا۠ اَنْتَ مَوْلٰينَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ
"Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak
bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır
yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet,
bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize
yardım et." (Bakara : 286)
*****
*****
"Ve şöyle derler: Rabbimiz! Cehennem azabını üzerimizden sav. Doğrusu onun azabı gelip geçici değil, devamlıdır." (Furkân; 65)
رَبَّـنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ
جَهَنَّمَۗ اِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَاماًۗ
اِنَّهَا سَٓاءَتْ مُسْتَقَراًّ
وَمُقَاماً ﴿٦٦﴾
"
Rabbimiz! Cehennem azabını üzerimizden sav. Doğrusu onun azabı gelip geçici
değil, devamlıdır." (Furkân; 65)“Orası cidden ne kötü bir
yerleşme ve ikamet yeridir!" (Furkân; 66)
********"Onlar, "Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle" diyenlerdir." (Furkân; 74)
رَبَّـنَا هَبْ لَنَا مِنْ اَزْوَاجِنَا
وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ اَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّق۪ينَ اِمَاماً
"Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı
bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder
eyle" (Furkân; 74)
********
Biz insana, ana-babasına iyilik
etmesini tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu.
Taşınması ile sütten kesilmesi, otuz ay sürer. Nihayet insan, güçlü çağına erip
kırk yaşına varınca der ki: Rabbim! Bana ve ana-babama verdiğin nimete
şükretmemi ve razı olacağın yararlı iş yapmamı temin et. Benim için de
zürriyetim için de iyiliği devam ettir. Ben sana döndüm. Ve elbette ki ben müslümanlardanım.
(Ahkâf : 15)
رَبِّ اَوْزِعْن۪ٓي اَنْ اَشْكُرَ
نِعْمَتَكَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحاً
تَرْضٰيهُ وَاَصْلِحْ ل۪ي ف۪ي ذُرِّيَّت۪يۚ اِنّ۪ي تُبْتُ
اِلَيْكَ وَاِنّ۪ي مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ
"Rabbim! Bana ve ana-babama verdiğin nimete şükretmemi ve razı
olacağın yararlı iş yapmamı temin et. Benim için de zürriyetim için de iyiliği
devam ettir. Ben sana döndüm. Ve elbette ki ben müslümanlardanım.”(Ahkâf : 15)
*****
"Bunların arkasından
gelenler şöyle derler: Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı
kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma!
Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin!" (Haşr; 10)
رَبَّـنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِاِخْوَانِنَا الَّذ۪ينَ سَبَقُونَا بِالْا۪يمَانِ
وَلَا تَجْعَلْ ف۪ي قُلُوبِنَا غِلاًّ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا رَبَّـنَٓا اِنَّكَ رَؤُ۫فٌ
رَح۪يمٌ۟
"
Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla;
kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki
sen çok şefkatli, çok merhametlisin!"
(Haşr; 10)****
"Kullarımdan, "Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" diyen bir grup var idi." (Mü'minûn; 109)
رَبَّـنَٓا اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِم۪ينَۚ
"Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla,
bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" ." (Mü'minûn; 109)
*******"Onlardan, "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru" diyenler de vardır." (Bakara; 201)
رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا
عَذَابَ النَّارِ
"Rabbimiz!
Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından
koru" (Bakara; 201) HZ İBRAHİMİN YANINDA BULUNAN MÜMİNLERİN DUASI
رَبَّـنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا
وَاِلَيْكَ اَنَبْنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ)
رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً
لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ
Rabbimiz!
Ancak sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır." (Mümtehine; 4
"Ey
Rabbimiz! Bizi, inkar edenlerin zulmüne uğratma. Bizi bağışla. Ey Rabbimiz!
Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin." (Mümtehine : 5)
ARŞI TAŞIYAN MELEKLERİ VE TAVAF EDEN MELEKLERİN DUASI
Arş'ı yüklenen ve bir de onun çevresinde bulunanlar (melekler), Rablerini hamd ile tesbih ederler, O'na iman ederler. Müminlerin de bağışlanmasını isterler: Ey Rabbimiz! Senin rahmet ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru! (derler). Mü'min : 7
رَبَّـنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَةً وَعِلْماً فَاغْفِرْ لِلَّذ۪ينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَب۪يلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِ
“ Ey Rabbimiz! Senin rahmet ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru! (derler)." (Mü'min; 7)
ARŞI TAŞIYAN MELEKLERİ VE TAVAF EDEN MELEKLERİN DUASI
Arş'ı yüklenen ve bir de onun çevresinde bulunanlar (melekler), Rablerini hamd ile tesbih ederler, O'na iman ederler. Müminlerin de bağışlanmasını isterler: Ey Rabbimiz! Senin rahmet ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru! (derler). Mü'min : 7
رَبَّـنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَةً وَعِلْماً فَاغْفِرْ لِلَّذ۪ينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَب۪يلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِ
“ Ey Rabbimiz! Senin rahmet ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru! (derler)." (Mü'min; 7)
رَبَّنَا وَاَدْخِلْهُمْ جَنَّاتِ عَدْنٍۨ الَّت۪ي وَعَدْتَهُمْ وَمَنْ
صَلَحَ مِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَاَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ
الْحَك۪يمُۚ
"Rabbimiz! Onları da, onların atalarından,
zevcelerinden, nesillerinden iyi olanları da kendilerine vâdettiğin Adn
cennetlerine koy. Şüphesiz azîz ve hakîm olan sensin!" (Mü'min; 8)
وَقِهِمُ السَّيِّـَٔاتِۜ وَمَنْ
تَقِ السَّيِّـَٔاتِ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمْتَهُۜ وَذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟
"Bir de onları, her türlü kötülüklerden koru.
O gün sen kimi kötülüklerden korursan muhakkak ki onu rahmetine mazhar etmiş
olursun. Bu en büyük kurtuluştur."
(Mü'min; 9)
MÜMİNLERİN AHİRETTEKİ DUASI
رَبَّـنَٓا اَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَاۚ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ
شَيْءٍ قَد۪يرٌ
" Ey Rabbimiz!
Nurumuzu tamamla (arttır eksiltme) ve bizi bağışla. Şüphesiz senin her şeye
gücün yeter." Tahrîm : 8
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder