KÜÇÜK BİRİKİMLERİMİZİ DEĞERLENDİRMEK

 Küçük birikimlerinizle yeni kurulan bir işletmeye ortak oldunuz diyelim. Daha sonra bu işletme, işlerini ilerletip iyi gelir getiren bir fabrikaya dönüştü. Hem üretime katkıda bulunuyorsunuz hem de helalinden iyi de bir geliriniz var. Bu yatırımınız için elbette "ne iyi etmişim" dersiniz her halde.

Çok iyi gelir getiren ve zarar etme ihtimali olmayan manevi  bir fabrikaya ortak, hem de büyük ortak olabilirsiniz aslında. Nasıl mı?

Varsa çocuklarınıza, torunlarınıza veya akrabalarınızın, komşularınızın çocuklarına, dinimizi usulüne uygun şekilde öğretirseniz, veya bu konuda onların dinini güzelce öğrenip benimsemelerine, güzel ahlaklı olmalarına yardımcı olacak kurumlara gitmelerine aracı olursanız, o çocukların hayatı boyunca yaptıkları güzel davranışlardan, ibadetlerden kazandığı sevaplardan (niyet ve gayretlerinize göre) siz de pay alırsınız. Size yazılan sevaplar onların sevaplarında bir eksilme de yapmaz üstelik.

Bu konuda Nisa suresi 85. ayet mealen şöyledir:

"Kim güzel bir (işte) aracılık ederse, ona o işin sevabından bir pay vardır. Kim de kötü bir (işte) aracılık ederse ona da o kötülükten bir pay vardır. Allah'ın her şeye gücü yeter."  Nisâ : 85

Peygamber Efendimiz bu konuda şöyle buyurmuşlar:

"Hayra vesile olan onu yapan  gibidir" (Tirmizi ilim/14)

Ayrıca  bu tür hayırlı faaliyetlerde bulunduğunuzda, Allah Teala gecinden versin sizler vefat etseniz bile amel defteriniz kapanmayıp sevaplar yazılmaya devam edecektir.

Ebu Hureyre (ra)'den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah (sallalahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdular: 

"İnsanoğlu öldüğü zaman, bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır: Sadaka-i câriye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat." Müslim, Vasiyyet 14. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vasâya 14; Tirmizi, Ahkâm 36; Nesâî, Vasâyâ 8.

.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

RÖPORTAJ

 https://youtu.be/Wo_cX-JKGWU?si=O2IpQY7RbOpsRdhV