BİZİM HANIM İYİCE COZUTTU HOCAM.
Bir kaç yıl önce ailevi sorunları olan
eski öğrencilerimden birisi yanıma gelmiş dertlerine çareler arıyordu.
Boşanmanın eşiğine gelmişlerdi. Öğrencim en çok altı yaşındaki kızına
kıyamıyordu.
Biraz konuşmadan sonra ona bir aile
danışmanına gitmelerinin faydalı olabileceğini söyledim.
Bu tavsiyemin sebebi, değerli bir
arkadaşımın, başka bir ilde yaşayan biraderiyle ilgili anlattığı olaydı. Şöyle
anlatmıştı:
"Bizim biraderle gelinimizin
aralarındaki problemler iyice artmış, hatta kendi aralarında boşanma kararı
almışlar. (Arkadaşın biraderi de gelinleri de üniversite mezunu ve aynı dünya
görüşüne sahiplermiş) Benim bu durumdan haberim olduğunda boşanmaya karar
vermişler ve iş mahkeme safhasına gelmişti. Onlara "nasıl olsa kararınızı
vermişsiniz bir de aile danışmanıyla görüşünüz bundan dolayı üç beş kuruş
haricinde bir kaybınız olmaz, belki faydası olur" dedim. Onlar da sözümü
dinleyip bulundukları ilde bir aile danışmanına gitmişler. Şahıs işinin ehli
birisiymiş. Bir kaç görüşmeden sonra bakış açıları değişmiş ve evlilikleri
kurtuldu. Hem kendileri hem de çocukları (tek çocuk) için çok sevindim."
Ben aile danışmanı tavsiye edince
öğrencim:
"Hocam tavsiye edeceğiniz bir aile
danışmanı var mı ?" diye sorunca "yok, bilmiyorum" dedim ve
arkadaşın bahsettiği olayı anlattım.
Öğrencim devam etti: "Hocam
Eskişehir'e bir aile danışmanına gittik. Bayan kırk yaşlarında bekar
birisiymiş. Konuşmanın bir yerinde dedi ki:
"Evlilikte fedakarlık diyorlar. Ne
kadar saçma bir kelime… Ne demek fedakarlık...Böyle saçma şey olmaz vb."
dedi. Evliliğin kimsenin özgürlüğünü kısıtlamaması gerektiğini falan bahsetti.
Sonunda ne oldu biliyor musun hocam. Bu terapiden(!) sonra bizim hanım iyice
cozuttu. Artık beni hiç takmıyor, kafasına göre takılıyor.
"Sübhanallah" dedim,
Fedakarlık olmadan aile nasıl olunur ki? Bu bayanın danışmanlığı aileyi
kurtarmaya değil de, aile düzenini bozmaya yönelik sanki.
Daha sonra bir kaç dost ortamında bu
olayı anlattığımda bir arkadaş da “bu durumun psikologlar için de geçerli
olduğunu, bizim kültürel yapımıza göre çözümler üretmek yerine bazılarının
kendi dünya görüşüne göre öneriler sunduğunu, bu önerilerin bazen var olan
problemleri daha da artırdığını” söyledi, hatta bir örnek verdi:
Bir tanıdığı genç kızlarıyla yaşadığı
problemleri kendisi aşamayınca bir psikoloğa gitmişler. Kız, ailenin çizdiği
sınırlara riayet etmiyormuş. (eve geç gelmeler, kafasına göre takılmalar, aşırı
özgürlük anlayışı gibi ailenin rahatsız olduğu şeyler) Psikolog, anne-babayı ve
kızı dinledikten sonra kızın yaptıklarının normal olduğunu söylemiş. Bundan
sonra kız, ailenin rahatsız olduğu şeyleri daha bir öz güvenle yapmaya ve
savunmaya başlamış."
Buradan şu dersleri çıkardım: Gerek
ailevi sorunların çözümünde, gerekse çocuklarımızla ilgili yaşadığımız
problemlerin çözümünde danışacağımız aile danışmanı veya psikologların hayata
bakışı çok önemli imiş ve rastgele kimselere gitmemek gerekiyormuş. İşinin ehli
psikologlar ve aile danışmanlarını araştırmak gerekiyormuş. Aksi takdirde
problemlerimiz içinden çıkılmaz hale gelebiliyormuş.
Rabbim nefsimizi ve neslimizi şerlerden
ve şerlilerden muhafaza eylesin.
29/08/2023 - Ali USLU
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder