Toprak testinin ağzını ne kadar sağlam kaparsanız kapayın, bir gün içinde olan şeyleri dışarı sızdırır.
İnsan da topraktan yaratıldığına göre...???
MÜNAFIK DEMEK!
MÜNAFIK
Sosyal
medyada bazıları, fikirlerini beğenmedikleri kişilere kolaylıkla
"münafık" diyebiliyorlar.Bu dini açıdan çok tehlikeli bir durumdur. Çünkü;
1-O kişi Allah katında münafık değilse bu çok büyük bir iftira olur
2-O kişi münafık değilse, münafıklık sıfatı söyleyen kişiye döner.
3- O kişi Allah katında münafıksa, söyleyene hiç bir faydası olmaz. Bundan dolayı sevap kazanmaz.
4- Peygamber efendimiz münafıkların özelliklerini belirttiği halde kimseye şu münafıktır dediğini bilmiyoruz. (Sadece Hz. Huzeyfe'ye (R.Anh) münafıkların listesini bir sır olarak verdiğini biliyoruz. Ki O da bunları açıklamamıştır.)
5- Ehl-i kıble tekfir edilemez.
6- Bu tür sözler İslam toplumunun içine fitne düşürür. Bu hem dini açıdan hem sosyolojik açıdan zararlıdır..
7- Beğenmediğimiz görüşler usul dairesinde eleştirilmelidir.
8-Sırf, bazı insanlar "münafık" dedikleri için Allah Teala kimseye münafık muamelesi yapmaz.
9-Bu yazıyı yazarak ikaz görevimi yapmaya çalışıyorum.
ÇOCUK EĞİTİMİNDE ANNE-BABANIN TEPKİLERİ...(Eğitim yazıları)
Çocuklar
bizim tepkilerimize göre, neye ne kadar önem verdiğimizi tesbit ederler.Mesela çocuğu, dersten düşük not aldığında telaşlanan ve çareler arayan ebeveynler, Onun ahlaksız bir davranışı karşısında bu kadar telaşlanmıyor, zamanı gelince düzelir diye düşünüyorsa; çocuk iyi not almanın güzel ahlaktan daha önemli olduğunu düşünür ve benimserler.
Çocukları parasını kaybettiğinde buna üzülen ve sıkı sıkı tembihleyen ebeveynler, onların ahlaksız sayılan davranışları karşısında bu kadar üzülmüyor ve telaşlanmıyorsa, çocuklar, paranın ahlaki ilkelerden daha önemli olduğunu düşünür ve bu görüşü benimserler.
Örnekleri çoğaltabiliriz fakat bu kadarı meramımızı anlatmaya kafidir.
16/09/2019-
TAVŞANLIKIRGINLIKLAR DÜŞMANLIĞA DÖNÜŞMEDEN...
Dostlar
arasındaki kırgınlıklar tamir edilmezse, zamanla düşmanlığa dönüşebilir.
Özellikle
incinen taraftaki yara git gide büyüyüp
tüm bedeni etkisi altına alabilir.
"Müminler
ancak kardeştirler öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltiniz..." Ayet-i Kerimesini iyi idrak etmek lazım.
Bu Ayet-i
Kerime, kimlere ne gibi sorumluluklar yüklüyor acaba?
CAMİLERDEKİ ÇOCUK GÜRÜLTÜLERİ.
Camilerimize, masum, günahsız çocuklarımızın gelmeleri oralara ayrı bir güzellik katıyor.Bizim çocukluğumuzda camiye gelen çocukların kıkırdaşmalarına bazı büyükler aşırı tepki gösterip çocukların camiden soğumalarına sebep olabilirlerdi. Hatta cami avlusunda oynayan çocukları da kovarlardı.
Bu gün böyle aşırı tepkiler yok hamdolsun. Diyanetin ve imamlarımızın da bunda katkısı var. Fakat bir problem var onu da halletmek gerekiyor.
Özellikle yatsı namazlarında (farz kılınırken) üç dört yaşlarındaki küçük çocukların safların boşluğunda bir o başa bir bu başa koşuşturduklarına defalarca şahit oldum. Tabii bu durum namaz kılanların dikkatini dağıtıyor.
Bazen de, safların arkasında bağrışarak koşturmalar oluyor ki, bu da ister istemez namazın huşu'unu engelliyor.
Çocukları camiye alıştıralım derken büyükleri camiden uzaklaştıracağız diye endişe ediyorum.
Çocuklar camiye gelmeli, oranın manevi havasını teneffüs etmelidir. Lakin çocuğa camiyi bir oyun alanı gibi göstermemeliyiz. Oranın bazı kuralları olduğunu öğretmeliyiz. Çocukları mümkünse yanımızdan ayırmamalı, koşmalarına ve bağrışmalarına müsaade etmemeliyiz. Buna rağmen elbette çocuklar bir araya geldiğinde gülüşürler, kıkırdaşırlar. Bunlara da aşırı tepki göstermeden münasip bir lisanla uyarmalıyız.
Çocuklarını
namaza getiren bazı babalar/dedeler görüyorum. Önceden öğretilmiş ki
,çocuk babasının veya dedesinin yanından ayrılmıyor. Sessizce sağa sola bakarak anlamaya çalışıyor. Babasının
yaptığı hareketleri yapıyor. İşte, çocukların camiye alıştırılması böyle olmalıdır.Bu konuda başta ebeveynler olmak üzere gerekli merciler uyarılarını uygun bir lisanla yaparlarsa durumun düzeleceğine inanıyorum.
15-09-2019. Ali USLU/ TAVŞANLI
"YEDİSİNDE NE İSE; YETMİŞİNDE DE ODUR." SÖZÜ ÜZERİNE
“YEDİSİNDE
NEYSE YETMİŞİNDE DE ODUR” SÖZÜ ÜZERİNE
Bu söz bir
yönüyle doğrudur bir yönüyle yanlıştır.
Önce yanlış
tarafından başlayalım.
Eğer kişi hiç değişmeyecekse o takdirde eğitimin hiçbir önemi olmaz.
Halbuki bazı alışkanlıklar, davranışlar eğitimle değişebilir ki gerçekten değişiyor. Mesela yalancı bir kişi eğitimle dürüst bir kişi haline gelebilir. Temizlik kurallarına riayet etmeyen bir kişi eğitimle (mesela çevresinden görerek ki o da bir eğitimdir) temiz bir kişi haline gelebilir. Örnekleri çoğaltabiliriz. Bir çok davranış ve alışkanlık zamanla değişebilir.
Eğer kişi hiç değişmeyecekse o takdirde eğitimin hiçbir önemi olmaz.
Halbuki bazı alışkanlıklar, davranışlar eğitimle değişebilir ki gerçekten değişiyor. Mesela yalancı bir kişi eğitimle dürüst bir kişi haline gelebilir. Temizlik kurallarına riayet etmeyen bir kişi eğitimle (mesela çevresinden görerek ki o da bir eğitimdir) temiz bir kişi haline gelebilir. Örnekleri çoğaltabiliriz. Bir çok davranış ve alışkanlık zamanla değişebilir.
Doğru
tarafına gelince:
İnsanın doğuştan getirdiği karakter yapısı vardır ki bunlar kolay kolay değişmez. Mesela küçüklüğünde cesur olan kişi büyüdüğünde de cesurdur. Küçüklüğünde espiriyi seven kişi büyüdüğünde de esprili ve şakacı olur. Çocukluğunda ciddi olan şakadan hoşlanmayan kişiler büyüdüğünde de aynıdırlar. Bazıları konuşmayı sever bazıları çok konuşmaktan hoşlanmaz.
İnsanın doğuştan getirdiği karakter yapısı vardır ki bunlar kolay kolay değişmez. Mesela küçüklüğünde cesur olan kişi büyüdüğünde de cesurdur. Küçüklüğünde espiriyi seven kişi büyüdüğünde de esprili ve şakacı olur. Çocukluğunda ciddi olan şakadan hoşlanmayan kişiler büyüdüğünde de aynıdırlar. Bazıları konuşmayı sever bazıları çok konuşmaktan hoşlanmaz.
Peki
eğitimin bunlara etkisi yokmudur. Vardır elbette. Fakat şu şekilde vardır.
Çocukluğunda cesur olan kişileri eğitmez veya kötü şekilde eğitirseniz kabadayı veya mafya gibi kişiler olabilirler.
İyi yönde eğitirseniz haksızlıklara karşı koyan bu yolda gözünü budaktan sakınmayan bir mücahit olurlar, serdengeçti olurlar.
Hazret-i Ömer Efendimizden örnek verecek olursak; O Müslüman olmadan önce de cesaretli, gözünü budaktan esirgemeyen sert mizaçlı idi, Müslüman olduktan sonra da aynı özellikleri kendisinde devam etti. Şu farkla ki önceden güç ve cesaretini cahiliyye yolunda harcarken, İslamla şereflendikten sonra bu özelliklerini Allah yolunda kullanmıştır.
Allah Teala Ondan ve diğer sahabe efendilerimizden razı olsun.
İyi yönde eğitirseniz haksızlıklara karşı koyan bu yolda gözünü budaktan sakınmayan bir mücahit olurlar, serdengeçti olurlar.
Hazret-i Ömer Efendimizden örnek verecek olursak; O Müslüman olmadan önce de cesaretli, gözünü budaktan esirgemeyen sert mizaçlı idi, Müslüman olduktan sonra da aynı özellikleri kendisinde devam etti. Şu farkla ki önceden güç ve cesaretini cahiliyye yolunda harcarken, İslamla şereflendikten sonra bu özelliklerini Allah yolunda kullanmıştır.
Allah Teala Ondan ve diğer sahabe efendilerimizden razı olsun.
"ALİ OSMAN" İSMİ ÜZERİNE
.
“ALİ OSMAN”
İSMİ ÜZERİNE
Ali Osman ismi hep dikkatimi çekmiştir.
Halkı Müslüman olan diğer ülkelerde böyle bir isim var mıdır bilmiyorum.
Halkı Müslüman olan diğer ülkelerde böyle bir isim var mıdır bilmiyorum.
Fakat,
Anadolu'da bir çok Ali Osman ismi vardır. Bu ismi çocuklarına veren Anadolu
Müslümanları adeta şu mesajı vermişlerdir:
"Bizler
Hem ehl-i beyti çok severiz hem de diğer sahabileri çok severiz."
Ne güzel bir
barış kültürü. Allah Teala bu güzellikleri bize yaşatan atalarımıza rahmet
eylesin. Peygamber Efendimize, ehl-i beytine ve tüm sahabilerine selam olsun.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
MANŞET!
İNSANI ÖZGÜRLEŞTİREN İKİ CÜMLE.
Allahu Ekber" - Allah en büyüktür, Allah tek büyüktür" Sözüne iman etmiş kimseler için artık diğer tüm büyükler(!) (büyüklük tas...