BU AYETİN MUHATABI HERKES DEĞİLDİR.

   Nur suresi 31. Ayet "Mü'min kadınlara söyle..." biçiminde başlar ve mü'mine kadınlara yapması gereken bazı davranışlar ve örtmeleri gereken yerler hatırlatılır.

Bu cuma hutbesinin bir bölümünde de bu ayet- kerime okunarak ayete göre yapılması gerekenler hatırlatıldı.
Sosyal medyada gördüğüm kadarıyla bazıları bundan çok alınmışlar.
Yok efendim diyanet kadınlara karışamazmış.
Diyanet'in kadınlara karıştığı falan yok.
Ayeti kerime'yi hatırlatıyor o kadar... isteyen uyar isteyen uymaz.
Hem ayet-i kerime " mü'min kadınlara söyle..." diye başlıyor. Yani muhataplar mü'mine kadınlar. Bu ayet herkese hitap etmiyor ki...
Bazılarının alınmasına hiç gerek yok.
04.08.2025 Ali USLU

SEVGİ Mİ NEFRET Mİ DAHA FAZLA MOTİVE EDER

 (İNSANLAR ARASI İLİŞKİLERDE) KİŞİYİ SEVGİ Mİ DAHA ÇOK MOTİVE EDER YOKSA NEFRET Mİ?

Birkaç yıl önce, iki tanıdığım arasında bir sebeple husumet oluşmuştu. Bir tanesi barışmak istiyor öbürü sulha yanaşmadığı gibi git gide adamın damarına basacak şeyler de yapıyordu. Dolayısiyle aralarındaki husumet de giderek büyüyordu.
Sulha yanaşmayan tanıdığımla buluştum. Biraz muhabbetten sonra Ona dedim ki:
“İnsanı sevgi mi daha çok motive eder nefret mi?” O düşünürken şu soruyu sordum: “Bir kişi çok sevdiği bir arkadaşı için ne gibi fedakarlıklarda bulunabilir?” Yine devam ettim… “Zamanının bir kısmını ona ayırabilir. Servetinin bir kısmını onun için harcayabilir. Ailesini biraz ihmal ederek arkadaşıyla ilgilenebilir değil mi?
Peki, çok nefret ettiği bir kişi için nelerden vaz geçebilir?
Bir örnekle anlatayım:
Asabi mizaç bir kişi, aralarında husumet bulunan bir kişiden öyle nefret ediyor ki her gördüğünde ve düşündüğünde öfkeleniyor ve onu öldürmeye karar veriyor. Bu durumu arkadaşına açıyor.
Arkadaşı vaz geçirmeye çalışıyor ve aralarında şöyle bir konuşma geçiyor.
-ak arkadaşım iyi düşün. Bu sebeple 20- 30 sene yatarsın, hayatının en güzel yıllarını hapiste geçirirsin.
-yatayım …
-İşin mahvolur, iflas edersin.
-Mahvolsun. Umurumda bile değil…
-Ailen perişan olur,
-olsun…
-Ahirette Cehenneme gidersin.
-Gideyim, yeter ki o şahıstan intikamımı alayım.
Görüldüğü gibi kişi nefret ettiği bir kişi için yıllarını, işini, ailesini, özgürlüğünü hatta ahiretini bile feda edebiliyor.” Biraz da farklı şeyler söyledim, nasihat ettim.
Biraz düşündü. Fakat yumuşadığı tavırlarından belli oluyordu. Bu konuyu biraz düşünmek için müsaade istedi.
Birkaç gün sonra aradı. ”Sulh olalım” dedi. Bir araya getirerek meseleyi tatlıya bağladık elhamdülillah.
Kur'an'ı Kerim'de de "Sulh (daima/daha) hayırlıdır" (Nisa :128) buyurulur.
Ali USLU - TAVŞANLI

HANGİ İŞİ YAPAYIM

 -Hocam,  hangi işi yapmamı önerirsiniz. 

-Değerli kardeşim, imkanlarına, yeteneklerine ve isteklerine göre, sana uygun olan bir işi seç.  

Bu konuda dikkat etmen gereken tek şey; yapacağın şeyler yaratılış amacına aykırı olmasın.

KEFİL OLMAK

-Hocam, benim dürüstlüğüm konusunda kefil olabilir misiniz?

-Olamam kardeşim.
-Aşk olsun hocam. Bu zamana kadar hangi yanlışımı gördünüz?
-Hayır görmedim. Fakat acele etme.
Senin dürüstlüğün konusunda, şimdiye kadar yanlışını görmediğim konusunda senin için şahitlik yapabilirim. Fakat kefillik bundan sonraki zamanla/davranışlarınla ilgilidir. Gerçi insanın geçmişi gelecekle ilgili önemli bir belgedir. Fakat işin içinde şeytan faktörü var, nefis faktörü var, başka faktörler de var. Bu sebeple hiç kimse için gelecekte de şöyle olur diye yüzde yüz garanti veremeyiz. Sadece tahminlerimizi söyleriz.
Şöyle bir örnek verirsem mesele daha iyi anlaşılır; Elli yaşlarında, yirmibeş yıldır kamyon kullanan tanıdığın iyi bir şoför var. Sen bu kişinin iyi bir şoför olduğuna, kurallara uygun olarak araba kullandığına, şimdiye kadar kaza yapmadığına şahitlik edebilirsin. fakat bundan sonra kaza yapmayacağına garanti veremezsin yani bu konuda kefil olamazsın.
-Anladım hocam teşekkür ederim.
08/07/2025 Ali USLU

TAKDİR ETMEK GELİŞTİRİR /ÇOĞALTIR

   Geçtiğimiz yıllarda Avrupa'da yemek yarışmalarının birisinde birinci gelen bir Türk hanımla  yapılan röportajı okumuştum da çok ilgimi çekmişti.

İlgimi çeken şey bayanın birinci gelmesinden daha ziyade yaşadığı tecrübe idi ki, özet olarak şöyle diyordu:

Ben zengin bir ailenin kızıyım. Evimizde aşçımız, hizmetçilerimiz olduğundan biz yemek pişirmek için mutfağa girmezdik. Bu sebeple hiç yemek yapmadan büyüdüm. Evlendiğimde eşim Avrupa'da görevli olduğu için oraya yerleştik. Yemeklerimizi ya dışarıda yiyorduk ya da eve getirtiyorduk.

Bir gün eşim dedi ki:

Ülkemizin yemeklerini özledim. Bir çorba yapar mısın?

İnternete (veya kitaplara) bakarak çorba yaptım fakat çorba çamur gibi oldu.

Eşim dedi ki: "İlk kez yapmana rağmen çok güzel olmuş." ve çorbayı iştahla yedi. "sen bu işi gayet iyi yapabilirsin." diye ekledi.

Bu teşvik cümlelerinden cesaret alarak başka zaman yaptığım çorba daha güzel oldu. Eşim yine teşvik edici cümleler söyledi. Derken gayet güzel çorba yapmaya başladım. Sonra başka yemekler yapmaya çalıştım. eşim hep teşvik etti.

Daha sonra bu konudaki yeteneklerimi keşfettim bu işi sevdim ve gerçekten güzel yemekler yapmaya başladım. Yemek yapmak benim hobilerimden birisi oldu. En nihayetinde Avrupa Yemek yarışmasında yemeklerim birinci seçildi.

"Takdir etmek çoğaltır, geliştirir; haksız eleştiriler geriletir, öldürür" cümlesine benzer sözleri duymuşsunuzdur. Bu örnekte takdir ve teşvik etmenin  kişiyi getirdiği noktayı görebiliyoruz. Çevremizi takdir etmede cimri olmayalım. Sevgili Pegamberimiz de buyumuşlar ki

"Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; Müjdeleyin, nefret ettirmeyin"

16/07/2025 Ali USLU - TAVŞANLI.

TAVSİYELERDEN

 -Hocam bana tavsiyede bulunur musunuz...

-Âhirete inanıyor musunuz kardeşim.

- Tabii ki inanıyorum hocam.

- O halde, (nefsine ağır gelse de veya çok arzulasan bile) ahirette kaybettirecek şeylerden uzak durmaya çalış. Çünkü dünyada en uzun yaşayan insanın hayatı bile ahirete göre sıfır mesabesindedir.

İT-RAİLİN SALDIRILARI ÜMMETİ BİR ARAYA GETİREBİLİR Mİ?

  İtrailin saldırıları Ümmet-i Muhammed'i (sallallahu aleyhi ve sellem) bir araya getirebilir mi acaba?

Müslüman ülkeler ve Müslüman halkların pek çoğu hem kendi ülkelerinde hem diğer ülkelere karşı küçük hesaplar yaparak enerjilerini kendi içlerinde harcadılar. 

Bildiğimiz bir şeydi ama artık iyice gördük ki siyonistler ve emperyalistler gözlerini şiî, sünnî, Fars,Türk, Arap, Kürt ayırmaksızın onların topraklarına ülkelerine dikmiş,  onları haritadan silmek, bu olmazsa hakimiyetleri altına almak için iş birliği yapıyorlar.

Müslümanlar, hem ülkeler hem halklar nezdinde geriye dönük öz eleştiri yapmaz tövbe etmez hatalarında ısrar ederlerse başlarına gelenler ve gelecek olanlar için hiç başka bahane aramasınlar.

Enfâl, 46. Ayet: 

"Allah'a ve Resulü'ne itaat edin. Ve birbirinizle didişmeyin. Sonra içinize korku düşer ve kuvvetiniz elden gider. Sabırlı olun, çünkü Allah sabredenlerle beraberdir." Elmalılı H.Yazır Meali.

Enfâl, 46. Ayet: 

"Allah'a ve Resûl'üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir." (D.İ.Başkanlığı Meali)

Rabbim tüm ümmet-i Muhammed'e (aleyhisselam) firaseler ve basiretler ihsan eylesin 

Ali USLU - 19 Haziran 2025 -TAVŞANLI

MANŞET!

İNSANI ÖZGÜRLEŞTİREN İKİ CÜMLE.

  Allahu Ekber" - Allah en büyüktür, Allah tek büyüktür" Sözüne iman etmiş kimseler için artık diğer tüm büyükler(!) (büyüklük tas...