
Saat 10 civarında (Baba işte, çocuklar
okulda anne evde yalnız vaziyette iken) fal işleriyle uğraşan malum şahıslardan
daha önce hiç görmediği (muhtemelen başka şehirden) bir bayan zile basar. Ev
sahibi bayana der ki:
-Senin oğlun
askerde değil mi?
-Evet.
-Onun başına
çok kötü şeyler gelecek.
Anne birden
telaşlanır ve mantıklı düşünemez hale gelir.
-İstersen o
başına gelecek şeyleri önleyebiliriz.
Telaşlı anne
tamam ne gerekiyorsa yapalım der.
Falcı, bu iş için üç,beş veya yedi altın gerekli
olduğunu, altınların sadece malzeme olarak kullanılacağını iş bitince tekrar
verileceğini söyle, ve boş bir kese verir. Ev sahibi kadın istenildiği şekilde altınları
keseye koyup yedi kez düğümler.
Falcı kadın ayağa kalkar, diğeri oturur. Bir
şeyler okur gibi yapar ve her seferinde keseyi kadının başının etrafında
dolandırır. Kadın kesedeki düğümlere bakmaktadır ve bir problem yoktur. Aynı
işlemi yedi kez tekrarladıktan sonra keseyi kadının önüne bırakır.

Öğle ezanı okununca kadın keseyi açar. Bakar
ki altınlar sahteleriyle değiştirilmiş. Kandırıldığını anlar fakat iş işten
geçmiştir.
Bu tür kandırılmalar için "cehalet
vergisi" sözünü duymuştum. Gerçekten de doğru bir tesbit. Az çok dini
bilgisi olan bir mümin yukarıdaki bilgilere inanmaması gerekirdi.
Çünkü Kur'an-ı Kerimde (Neml/65)geçen "Allahtan başka kimse gaybı bilmez" ayetini en azından bilgi olarak duymuş olması gerekirdi.
Çünkü Kur'an-ı Kerimde (Neml/65)geçen "Allahtan başka kimse gaybı bilmez" ayetini en azından bilgi olarak duymuş olması gerekirdi.
Peygamber Efendimiz Sahih-i Müslim'de geçen
bir Hadislerinde şöyle buyuruyor:
"Kim
bir arrafa (kahine) gelir, bir şeyler sorar ve söylediklerine de (inanıp) onu
tasdik ederse kırk gün namazı kabul edilmez." (Müslim/selam)
Ev sahibi bayan yedi düğüm attığı kesenin
açılıp altınların nasıl değişebileceğini merak etmiş. Çünkü düğümlerin kısa
zamanda açılması imkansız. Onu aldatan da bu düşünce zaten. Aslında aynı keseden daha önce hazırlanıp
düğümlenmiş kese ile değiştirilme söz konusu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder