İngilizce
öğretmeni bayan arkadaş, sınıfımdaki Ahmet isimli öğrencinin sınıfın huzurunu
bozduğunu bildirdi. Biraz şaşırdım. Çünkü bahsedilen öğrenci uyumsuz bir
öğrenci değildi. Çalışkan değildi ama şımarık da değildi.
Müsait bir
zamanda Ahmed'i çağırdım. Hal-hatır sorduktan sonra. Onun iyi ve terbiyeli bir
öğrenci olduğunu, fakat İngilizce dersinde dersin huzurunu bozmasına şaşırdığımı
ifade ettim.
Ahmet, açık
yüreklilikle anlattı:
Öğretmenim,
ben okumak istemiyorum. Mecbur olduğu için okula geliyorum. Bu yıldan sonra da
okumayacağım (O zaman lise zorunlu değildi) Ben kasap olmak istiyorum.
İngilizce
dersinin benim işime yarayacağını düşünmüyorum. Bundan dolayı derse ilgi
göstermiyorum ve dinlemiyorum. Öğretmenim de bana soru soruyor. Cevap
veremeyince bana kızıyor. Ağır sözler
söylüyor. Arkadaşlarımın yanında küçük düşüyorum. Ben de O'nun dersinde
huzursuzluk çıkarıyorum.
Ahmed'e
dedim ki:
-Evladım!
İşine yaramayacağını düşündüğün dersi öğrenmek istememekle haklı olabilirsin. öğretmenin görevi de öğretmek olduğu için o da sana öğretmek istiyor.
Okumak istemediğine göre, sana
bu yıldan sonra İngilizce lazım olmayacak ama, liseye gidecek arkadaşların bu
dersi öğrenmesi gerekiyor. Senin yüzünden bazı konuları anlamazlarsa onlara
zarar vermiş olursun.
Ben
öğretmeninle konuşayım derste sana soru sormasın. Sen de sınıfı rahatsız
etmeden başka bir şeyle meşgul ol.
“Tamam hocam” dedi. Hocasıyla da konuşarak
meseleyi hallettik.
Okumak
istemeyen çocuğu zorla okula getirirsen problem çıkartır.
Bizim köyde,
camiye gitmek istemeyen çocuğu, babası namaz için zorla camiye götürmek
isteyince çocuk:
"Namaz kılarım, ama okumadan kılarım" demiş. Zoraki eğitim de o hesap. Okula gelir ama derse
katılmaz.
Üç ay kadar
önce bir şeyler almak için bir kasap dükkanına girdim. Baktım bizim Ahmet kasap
olmuş. Elimi öptü. "Çay içmeden bırakmam" dedi. Sohbet ederken ben Ahmet’in sekizinci sınıf
yıllarına gittim.
Demem o ki, okumak istemeyen çocuğu zorla okula getirmek hem çocuğa zulüm,
hem öğretmenlerine zulüm,
hem de arkadaşlarına zulümdür.
hem öğretmenlerine zulüm,
hem de arkadaşlarına zulümdür.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder