
On yıl kadar önceydi.Yasin suresini okurken, o zamana kadar hiç düşünmediğim bir durumla karşılaştım.
5. sayfadaki "vemtezü'l yevme eyyühe'l mücrimun.
"Ve "Ey günahkârlar! Siz bugün şöyle ayrılın!" . (Yâsîn : 59)
Ayetini okuduğumda bir an durdum. Mahşer günü bütün insanların dirilip toplandıklarını hayal ettim.
Uçsuz bucaksız insan doluydu her yer, fakat çıt çıkmıyordu.
Amel defterleri verilmiş, herkes kendi durumlarını görmüşlerdi.
Bekleşirlerken yukarıdaki hitap geliyor ve bütün insanlar bu hitabı duyuyor.
"Ey mücrimler! (suçlular, günahkarlar) Siz şöyle bir ayrılın bakayım..."
Bir hareketlilik başlıyor. Gösterilen tarafa gidenlerin yüzünden düşen bin parça... Kendilerine lanet ediyorlar. Dünyada yaptıklarına bin pişman oluyorlar. Kendini ayartanlara kızıyorlar...
Bir an için onların arasında hissettim kendimi. Aman Allah'ım... ne büyük bir felaket.
Dönüşü ve telafisi olmayan bir yola gidiliyor. Çünkü suçluların oradan gidecekleri yerler belli.
Gözlerim yaşardı. Oraya gitmemek, diğer tarafta kalmak için neleri feda etmezdim ki.
Sonra birden kendime geldim. Dünyada olduğuma sevindim, şükrettim.
Sonra şu mealde dualar ettim.
Allah'ım! o gün o mücrimlerin arasında bulunmaktan sana sığınırım.
Onların oraya gitmelerine sebep olan şeyleri yapmaktan sana sığınırım.
Bizleri hakiki manada iman eden ve her zaman sana itaat eden iyilerden eyle. İyilerle beraber ruhumuzu kabz eyle. İyilerle beraber. haşr eyle.
O günden bu yana bilinçli olarak ne zaman bu ayeti okusam ürperirim.
Rabbim bizleri o hitaba muhatap olmaktan muhafaza eylesin.
Ali USLU -7 ARALIK / TAVŞANLI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder