Dervişe
dediler ki :
-Derviş!
sözü nasıl söylemeliyiz?
Derviş biraz
düşündü ve:
-Size
söyleyeceğim şeylerin bir çoğu bu konuda daha önce söylenmiş sözleridir. Lakin hangi sözün kime ait
olduğunu bilemem. Yani bu konuda aktardığım sözlerin çoğu bana ait değildir. Bu
böyle biline." dedikten sonra devam etti.
Efendim, Araplarda bir atasözü vardır "el-lisanü
mizanul akl." Yani dil aklın ölçüsüdür diye.
Bir kişinin düşüncesi, hayata bakışı, bilgi düzeyi, karakteri, zaafları, zekası gibi çoğu şeyi konuşmasından anlaşılır.
"Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler. Yoksa şeytan aralarını bozar..." (İsrâ : 53)
Bu ayetten sözlerimizi seçerek ve dikkatli bir biçimde konuşmamız gerektiğini anlıyoruz.
Yine
Rabbimiz Ahzap:70. ayette " doğru söz söyleyin" diye emrederken, Hacc
:30 da "yalan sözden kaçının" buyurur
Nisa 148 de
ise "Allah çirkin sözün açıkça söylenmesini sevmez..." Buyurarak
herşeyi konuşmamamız, bu konuda seçici davranmamız konusunda bizi uyarır.
Yine K.Kerimde Hz. Musa'ya Firavuna gidip yumuşak söz söylemesi tembihlenmiştir ki Firavuna bile yumuşak söz söylenmesi gerekiyorsa birbirimize nasıl konuşmamız hemen anlaşılabilir.
Mealen:"Ya hayır söyle ya da sus."
Çünkü her
sözümüz amel defterimize kaydediliyor. Yarın ya lehimizde ya da aleyhimizde
delil olacaktır.
"Söz
gümüşse sukut altındır." denilmiştir.
"Konuştuğunda
bildiklerini tekrara etmiş olursun. Ama dinlersen yeni şeyler
öğrenebilirsin."
*Uygun
zamanda, uygun yerde ve uygun muhataba söylendiğinde değerlidir.
*Meramımızı
ifade edecek en uygun kelimeler seçilmelidir. Kısa öz ve net olmalıdır.
*Söz de muhatap da yorulmamalıdır.
*Söz
muhatabın doğru anlayacağı kadar açık ve net olmalıdır.
*Konuşurken
dinleyenleri gözlemek gerekir.
Eğer hatır
için dinliyorlarsa derhal konuşma bırakılmalıdır.
*"Sözün
tamamı ahmaka anlatılır" diye bir atasözümüz vardır. Bu durum herkesin
anlayabileceği mevzular içindir. Bazı özel mevzular en ince detayına kadar
anlatılması gerekebilir.
*Allah Teala
iki kulak bir ağız vermiş; ki iki kez dinleyip bir kez konuşmak lazım.
Fakat
dilimizi de etten ve kemikten iki duvar arkasına hapsetmiş ki rastgele
konuşulmasın."
**Rastgele söylenmiş sözler rastgele yakılmış ateşe benzerler. Nasıl ki dikkatsizce yakılan ateşler bazen büyük yangınlara sebep olabiliyorsa. Dikkatsizce söylenmiş bazı sözler de büyük facialara sebep olmuş; nice ocaklar sönmüş, nice yiğitler toprağa düşmüştür.
"Doha
vardır öküz durdurur, doha vardır saban kırdırır"
Söz ola götüre
başı,
söz ola
bitire savaşı,
söz ola
ağulu aşı
yağ ile bal
ede bir söz."
Yunus
Emre'nin bu şiiri halk arasında
"söz
ola kese savaşı, söz ola kestire başı" şeklinde meşhur olmuştur.
Efendim biz
de sözü fazla uzatmayalım ki kendimizle çelişkiye düşmeyelim.
12/08/2020. Ali USLU - TAVŞANLI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder