Yeni
bürokrat olmuş iki öğrencisi dervişi ziyarete gelmişlerdi.
Hal
hatır sorma faslından sonra derviş dedi ki;
Gerçi
telefonda tebrik etmiştim ama tekrar yeni görevleriniz hayırlı olsun. Rabbim
layıkıyla hizmet edebilmeyi nasip eylesin.
Genç
bürokratlar teşekkür ettiler. Birisi müsaade alarak dedi ki:
Hocam! bizim
fazla vaktimiz yok. Arkadaşımla sizi ziyaret edip hayır duanızı almak ve bu
konuda nasihatiniz olursa dinlemek için geldik.
Derviş, ziyaretten memnun olduğunu aktardı. Onların başarılı olmaları ve
istikametten ayrılmamalarını Rabbü’l -Aleminden niyaz eyledi.
Sonra
dedi ki:
Gençler!
Başlangıcı olan her şeyin mutlaka sonu da vardır. İnsan hayatı böyle olduğu gibi,
küçük-büyük görevler, makam -mevkiler de böyledir. Bulunduğunuz makam-mevki ne
olursa olsun bir gün sona ereceğini unutmayın.
Şimdi birkaç
kısa hatırlatmada bulunayım.
Birincisi,
makamlar birer emanettir. Sizin kendi mülkünüz değildir. Buralarda tasarrufta bulunurken bu bilinçte
olursanız dünya ve ahirette bu konuda rahat edersiniz.
İkinci
olarak,
makam-mevki sahibi olanlarda müşahede ettiğim durum şudur.
Bazıları
makamı bir elbise olarak telakki ettiler. Görevleri bittiğinde veya ayrılmak
durumunda kaldıklarında bunu elbiseyi çıkarmak olarak değerlendirdiler. Normal
elbiselerini giyip hayatlarına devam ettiler.
Fakat
bazıları makam-mevkiyi vücutlarının bir organı (veya vücutlarına takılmış
protez bir organ) gibi gördüler. Oradan ayrılmak durumunda kaldıklarında bunu
bir organlarını kaybetmek gibi algıladılar. Bu onlara çok ağır geldi.
Sizler bunun
bilincinde olunuz. Bulunduğunuz makamı bir gün çıkaracağınız kıymetli bir
elbise olarak düşününüz. Hatta işten mesaiden sonra o elbiseyi çıkarıp normal
giysilerinizi giyiniz. Gittiğiniz her yere o giysilerle gitmeyiniz ki İleride
zorluk çekmeyesiniz.
Üçüncü
olarak, eski dostlarınızı ve onların uyarılarını dikkate alınız. Makamınızdan dolayı elbette
çevreniz genişleyecektir. Bu yeni arkadaşlarınızın ne kadarının samimi, ne
kadarının menfaat icabı dost olduğunu o makamdan ayrıldıktan sonra
anlayabilirsiniz.
Dördüncüsü
sizi yüzünüze karşı övenlere karşı dikkatli olun. Bu tür övgüler nice
yiğitlerin ayağını yerden kesmiş, hakikati ancak yere düştüklerinde
anlayabilmişlerdir.
Son olarak, Sakın adaletten ayrılmayınız, ve makamınızı kullanarak kimseye haksızlık yapmayınız. Eğer haksızlık yapmanız yukarıdan istenirse direniniz. Yapılan her haksızlık ahirette büyük problem olarak bize döner.
Rabbim
niyetinizi ve işlerinizi düzgün eylesin. Hayırlı icraatlarınızde yardımcınız
olsun. Kötülerden ve kötülüklerden korusun.
Genç bürokratlar çok teşekkür ederek müsaade istediler. Giderlerken
gözlerinde memnuniyet, zihinlerinde dervişin nasihatleri vardı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder