Fakültede okuduğum yıllarda (Kıyamet alametlerinden birisi olarak belirtilen) deccal meselesi çok dikkatimi çekmişti. Sahih bir hadis-i şerifte de Peygamberimiz deccalın fitnesinin şerrinden Allah Teala'ya sığınıyordu.
Uzun süre, ulaşabildiğim kitaplardan, özellikle hadis kitaplarından deccalin ne veya kim olduğunu anlamaya çalıştım. Fakat bu konuda görüş birliği ve net bilgiler göremedim. Genelde (benim kanaatime göre) mecazi betimlemeler vardı.
Uzun zamandan beri bu konuyla ilgilenmediğimden, detayları unutmuşum fakat aklımda kalan ortak bilgi şu idi:
"Deccalın çok büyük bir etkileme gücü olacak; doğruyu yanlış, yanlışı doğru olarak gösterecek. Kendisine inananları/ peşinden gidenleri de saptıracak..."
Bu gün bu mevzu aklıma geldi. Dünyaya hadiseleri aktaran fakat istediği bilgileri servis edip istemediklerini vermeyen. Çoğu kez bilgileri ters yüz ederek doğruyu yanlış, yanlışı doğru, haklıyı haksız, haksızı haklı gibi gösteren ve bir çok kişinin beynini yanlışa yönlendiren dünya medyasını (veya bu medyayı yönetenleri) düşündüğümde bunların deccalın yapacağı şeyleri yaptıklarını gördüm.
Bunlar deccaldir demiyorum fakat onun yapmak istediklerini (en azından bir kısmını) yaptıklarını görüyorum. Özellikle Son Gazze olaylarında bunu daha net müşahede edebiliyoruz.
Rabbim bizleri her türlü saptırıcıların şerrinden muhafaza eylesin.
Ali USLU- TAVŞANLI.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder