Düşündüm de bir çok şeyin zıddı kendi içinden çıkıyor. Tabi ki yapısında bazı değişiklikler yapılarak.
Mesela
zeytinyağı bir yerimize bulaştığında onu suyla temizleyemeyiz. Fakat zeytinyağının içerisine onu sabuna dönüştürecek şeyleri koyarak sabun yaptığımızda,
harika bir yağ temizleyici olduğunu görürüz.

Gemilerde eskiden uygulanan farelerden
kurtulma yöntemi de buna benzer bir sistemmiş. Gemiciler önce büyük bir fareyi
canlı yakalayıp uzun süre aç bırakırlar sonra da yanına küçük ölü bir fare
atarlarmış. Uzun zaman aç kalan büyük fare küçük fareyi yermiş. Daha sonra iyice
acıktığında küçük canlı bir fareyi yanına atarlar bu sefer onu da yermiş.
Sonraları
acıktıkça yanına, her seferinde biraz daha büyük fare atarak onu fare yemeye iyice alıştırırlarmış. Fare yemeye iyice alışan bu büyük fare, bir zaman sonra bir fare canavarına
dönüşürmüş.
Bundan sonra fareyi gemide serbest bırakırlarmış. Diğer fareler bu fareden korkmadıkları için canavar fare gemideki bütün fareleri zaman içerisinde temizlermiş.
Bundan sonra fareyi gemide serbest bırakırlarmış. Diğer fareler bu fareden korkmadıkları için canavar fare gemideki bütün fareleri zaman içerisinde temizlermiş.
Gerek İslam
Tarihine baktığımızda, gerekse ülkemizin tarihine baktığımızda İslamiyet’e en
çok zarar verenlerin dindar görünümlü fakat İslami safiyetini kaybetmiş yapılar
olduğunu görüyoruz. Çünkü en tehlikeli düşman bize benzeyen düşmandır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder