Öfkesinden yüzünün rengi değişmiş, burnundan soluyordu... Kapıyı çalmadan bir baskın edasıyla dervişin odasına girdi. İşaret parmağını dervişe doğru uzatarak tehditkar bir tavırla bağırdı:
-Sen benim
kim olduğumu biliyor musun???
Derviş, gayet sakin bir şekilde adamın yüzüne baktı ve dedi ki:
-Biliyorum
da senin söylediğin anlamda kim olduğunu bilmiyorum.
-Ben
falancanın yeğeniyim. Kendine dikkat et!...
Derviş, yüzündeki ifadeyi sertleştirerek kararlı bir ses tonuyla konuştu:
-Beyefendi
size haksızlık mı yapıldı?
-
.......(cevap yok)
-Ben ne
yapıldığını özetliyeyim.
Siz
ayrıcalık istiyorsunuz, hakkınız olmayan şeyi talep ediyorsunuz. Talebiniz
olmayınca da beni falanca ile tehdit ediyorsunuz. Sonra yüz ifadesini ve sesini sertleştirerek dedi ki:
-Peki, ya siz
benim kim olduğumu biliyor musunuz?
Adam, beklemediği bu cevap karşısında afalladı.
-Siz
söylemeden ben söyleyeyim.
Her şeye
gücü yeten Aziz ve Kahhar olan Allah Teala'nın kuluyum.
Ben çok
acizim lakin O çok güçlü. O haksızlık yapanları ve şımarıkları sevmez. Ve
Azizün züntikamdır. Sen de kendine dikkat et.
-O ne
demekmiş?
-Araştırdığında anlarsın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder