Gençliğimde merak ettiğim konularda
araştırma yapmak, öğrendiklerimi müzakere etmek ve konu üzerinde tartışmak zevk
aldığım şeyler arasındaydı.Bu olaydan, bildiklerimi başkalarıyla müzakere etmenin, doğru bilgi için önemini de kavramış oldum.
Gençliğimde merak ettiğim konularda
araştırma yapmak, öğrendiklerimi müzakere etmek ve konu üzerinde tartışmak zevk
aldığım şeyler arasındaydı.
Uzun yıllar İlköğretim Okullarında Din
Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersine girdim. Dini bayramlardan sonraki derslerde
hem bayram bilincini pekiştirmek, hem de çocukların bayramla ilgili görüş ve
beklentilerini öğrenmek maksadıyla bayram muhabbeti yapardım.
Edindiğim izlenime göre, bayramlar
çocuklar için yeni giysiler alınması, sevinç, ziyaret, gezme, yeni akrabalarla
tanışma, görmediği akrabalarını görme, köyüne gitme, kabir ziyareti, el öpme,
Bayram namazı için camiye gitme, en önemlisi de harçlık toplama olarak
algılanıyor.
İlginç olanı, çocuklar akrabalarının
kendilerine verdiği değeri, hediye veya para ile özdeşleştiriyorlar.
Çocuklar isim vererek bazı yakınlarının
cimriliğinden bahsedince ben farklı bakış açıları kazandırmak maksadıyla,
“Evladım! belki maddi durumu müsait
değildir, veya o anda durumu müsait değildir” dediğimde onu da fark edip durumu
zayıf olanların az miktardaki hediyelerinden de mutlu olduklarını fakat maddi
durumu iyi olanların az para vermeleri durumunda bunu farklı yorumladıklarını tesbit
ettim.
Bir de şöyle bir şikayetleri vardı:
Bazı çocuklar dedelerinin torunları
arasındaki ayırımından şikayetçiydiler.
Bunların anlattığına göre; dedesi
bunlara on veriyorsa diğer oğlunun/ kızının çocuklarına daha fazla veriyormuş.
Çocuklar kendisine verilenin azlığından değil torunlar arasında ayırım
yapılmasından şikayetçiydiler. Buna da dikkat etmek gerekiyor. (Farklı
miktarlar, farklı zamanlarda verilse bile, onlar birbirlerinden sorup
öğreniyorlarmış.)
Çocuklara verdiğimiz hediyeler Rabbimiz
indinde sadakadan sayılır.
Onlara verdiğimiz para ve hediye hem
onların bize olan sevgi ve saygısını hem de kültürümüze bağlılığını artırır.
Çocukları sevindirdiğimizde Cenab-ı Hakk
ta, Dünya ve Ahirette bizi sevindirir inşaallah.
Peygamber efendimiz, Cimrilikten Allah’a sığınmıştır. Bizler de cimri olmayıp cimri olmaktan Allah’a sığınalım.
Peygamber efendimiz, başka bir
hadislerinde de bizleri şöyle uyarmıştır:
“Cömert kişi, Allah’a yakındır, insanlara yakındır, Cennete yakındır, Cehennemden uzaktır. Cimri ise Allah’tan uzaktır, insanlardan uzaktır, Cennetten uzaktır, Cehenneme yakındır…”(Tirmizi)
Farkı ise
şudur; Arabaların yedek parçaları bulunurken bedenlerimizin organlarını değiştirme
şansımız çoğu kez yok gibidir. Değiştirilme durumunda ise hiç bir zaman
orijinalinin yerini tutmaz.
Elhamdülillah Ramazanı ve Bayramı idrak ettik.
Bu ay ve günler bir çoklarımızda manevi açıdan değişiklikler meydana getirdi.
Derviş ve arkadaşları hem sohbet etmek hem
de beraber akşam yemeği yemek maksadıyla kır lokantasına gittiler.
Derviş, kaşığı ağzına götürüp, yemeğini
yutmak üzereyken nasıl olduysa nefes borusuna yemeğin kaçmasıyla öksürmesi bir
oldu. Üst üste öksürüyor, nefes almakta zorlanıyordu. Gözlerinden yaşlar
akıyor, öksürmeye devam ediyordu. Öksürmekten dolayı yüzü kıp kırmızı olmuş,
herkes ne yapacağını şaşırmıştı.
Allahu Ekber" - Allah en büyüktür, Allah tek büyüktür" Sözüne iman etmiş kimseler için artık diğer tüm büyükler(!) (büyüklük tas...