“Sizin isminizi biliyorum. Ama isminizden öte sizi pek tanımıyorum.
Kişilerle iyi iletişim kurmak onları daha yakından tanımakla mümkündür. Vereceğim kağıtlara kendinizi tanıtınız. Dertleriniz varsa onu da
yazabilirsiniz. İmkanım ölçüsünde çare olmaya çalışırım.”
Oldukça neşeli görünen bir öğrencim şu
şekilde yazmış:
"Hocam,
bakmayın benim okuldaki neşeli halime. Evde benim ağzımı bıçak açmaz. Benim
buradaki neşeli halim, belki de dertlerimi unutmak veya bastırmak için…
Benim annem başka adamla kaçtı. Ondan nefret
ediyorum ama içimdeki sevgiye de engel olamıyorum. Bazen düğünlerde
karşılaşıyoruz bana konuşmak için fırsatlar arıyor fakat ben yanaşmıyorum vs…" Bu minval üzere dertlerini
anlatmış.
Uygun bir
zamanda çağırdım. Anlattı, ağladı, biraz rahatladı.
Ona, bu
olaydan dolayı kendisinin hiç bir sorumluluğu olmadığını bundan dolayı da
hiçbir zaman utanmaması gerektiğini anlatmaya çalıştım.
Peygamber efendimiz "Tutkularımızın
birleri kör ve sağır edeceğini" haber veriyor. yani bir şeye tutku
derecesinde bağlandığımızda artık adeta gözlerimizin kör gibi olup gerçekleri
göremeyeceğimizi, kulaklarımızın da
adeta sağır gibi hakikatleri duymayacağını veya duysa da anlamayacağını bizlere
haber veriyor.
İşte bu bayan da tutkularının esiri olup
başka bir erkekle kaçıyor. Fakat hayatı boyunca çocuklarının hasretiyle ve
toplumun gözünde aşağılanarak yaşamaya çalışıyordur. Muhtemelen kaçtığı erkeğe
duyduğu alaka da zamanla azalmış belki de kendisinin kandırıldığını düşünerek
sevgisi nefrete dönüşmüştür.
Bizde bir
söz vardır. Şeytan insanın önünden kaçar- kaçar, sonra da arkasına geçer"
diye. Bu kızımızın annesi de muhtemelen
gittiğinin haftasına varmadan pişman olmuştur. Fakat geri dönülmez bir
yola girmiştir. Hepimiz biliriz ki tutkular sadece kadın -erkek arasında değil bir çok noktada kendini gösterir. Mesela bazı şeylere fanatizm derecesinde ilgi de bir tutkudur.
Kur'an'da Rabbimiz haber veriyor:
"Nefsanî arzulara, (özellikle) kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara çekici kılındı. Bunlar, dünya hayatının geçici menfaatleridir. Halbuki varılacak güzel yer, Allah'ın katındadır.(Âl-i İmrân : 14)
Önceki yazımız: http://www.aliuslu.net/2018/02/okula-kac-adimda-geliyorsunuz-soru.html
Kur'an'da Rabbimiz haber veriyor:
"Nefsanî arzulara, (özellikle) kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara çekici kılındı. Bunlar, dünya hayatının geçici menfaatleridir. Halbuki varılacak güzel yer, Allah'ın katındadır.(Âl-i İmrân : 14)
Önceki yazımız: http://www.aliuslu.net/2018/02/okula-kac-adimda-geliyorsunuz-soru.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder