UMRE YOLCULUĞU-6 (MEKE'YE VARIŞ)

 Arar'dan hareket ettiğimizde vakit olarak yatsı civarıydı. Şoförlerimiz ve biz dinlenmiş vaziyette Medine istikametine yola çıktık. Arabanın farlarından görebidiğimiz kadarıyla uçsuz bucaksız çöllerdeydik. Biraz vakit geçince yolcular uyudular. Şoför Ali abinin uyumaması için yanına oturup sohbet ediyor ona çay demliyorduk. 

Gece yolculuğunda en çok endişe ettiğim şey şoförün lastikle bakmak veya başka bir sebeple kısa süreliğine durmasıydı. Bu durmadan istifade tuvalet için aşağıya inen çocuklar için endişe ediyordum. Şoför bu kişiyi görmez diğer arkadaşları da uyuduğu için ondan haberi olmaz ve çocuk çöllerde kalabilir fikri beni teyekkuzda tutuyordu. Araba ne zaman dursa uyanıp öğrencileri kontrol ediyordum. Gerçi çocukları bu konuda uyarmıştık. Fakat uyarıyı küçükler ne kadar dikkate alırlardı ayrı mesele. Gece yolculuğunda  kısa kısa ihtiyaç molası haricinde  mola vermeden devam ettik. Şoförümüz Ali abi yorulunca kısa süreliğine ayağı alçıda olan diğer şoförümüz direksiyona geçiyor çok geçmeden tekrar Ali abiye devrediyordu. Medine'ye vardığımızda  tahminim saat 9 civarıydı. Medine'de eğlenmedik. Medine'ye yol güzergahımızda olduğu için mecburen uğramıştık. Medine'den  yaklaşık 10 km sonra Zülhuleyfe denilen mikat mahallinde mola verdik. Orada hem dinlenmek hem de ihrama girmek için gerekli tesisler yapılmıştı.

 Öğrencilere orada yapılması gerekenleri anlattım. İhramın yürürken düşmeyecek biçimde nasıl bağlanması gerektiğini gösterdim. İhramlıyken yasak olan şeyleri anlattım. Banyo yaparak ihramlarımızı giydik. oradaki mescitte ikişer rekat namaz kıldık.

Arabaya bindiğimizde cümle cümle telbiye (lebbeyk) duasını okuyordum öğrenciler tekrar ediyordu. Çocuklar epeyce heyecanlıydı.

yeryüzünün merkezi Mekke'ye doğru yola çıktık. Yolda zaman zaman sesli telbiye getiriyorduk. İhramlıyken dua ve ibadet etmeyi, lüzumsuz konuşmalardan uzak durmalarını anlattık. Bazıları bu uyarımıza kısa süreli bazıları daha uzun süreli uydular.

Şoförümüz Ali abinin yorgunluğu git gide artıyordu. Medine-Mekke arasında bir dinlenme tesisinde  biraz uzunca mola verdik.Şoförümüz bu şekilde dinlenip uyuyordu. Hem öğle namazını kıldık. Hem de biraz bekleyip ikindi namazını kıldık.

Sonra yola devam... Yola  ikinci şoförümüzün direksiyona geçmesiyle  Ali abi de biraz daha uyumuş oldu. Kısa süre sonra Tekrar Ali abinin kaptanlığında devam ettik. Zaten Mekkeye az kalmıştı. Akşamleyin Mekke'ye vardık. Hepimiz heyecanlıydık, ilgiyle çevreyi gözlemliyorduk. Diyanet görevlisi arkadaş bizi durdurup gideceğimiz adresi tarif etti. Mesfele denilen yerdeki üç katlı otelimize vardık. Eşyalarımızı koyup hiç beklemeden akşamla yatsı arası Mescid-i Haram'a (Kabe'nin içinde bulunduğu üstü açık mescid) gittik. Otel ile Kabe arası yürüme mesafesi idi ve yakın sayılırdı. Tavaf ve say edip ihramlarımızı çıkarmamız gerekiyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

RÖPORTAJ

 https://youtu.be/Wo_cX-JKGWU?si=O2IpQY7RbOpsRdhV